Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Dr. Şerefettin Güler Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir kaç yıl önce okuduğum kitap. Şu anda pek bir şey hatırlamıyorum ama o zaman şöyle düşünmüştüm. İşte edebiyatımızda klasik olmayı hakedecek "Denemeler" seviyesinde bir kitap. Galiba o zaman biraz maymun iştahlı davranıp hızlı okuyup sindirmeden bitirmiştim. Ama bu sefer yavaş yavaş okuyacağım. Gerçi tavsiye her insanın kendi beğenisini gösterir ama eğer belli bir birikiminiz varsa bu kitabı mutlaka alın ve okuyun.
Tarih boyunca insan grupları hep üçe ayrılmıştır. Bir kısmı tarihi yönlendirip yeni bir şekil verenler ve ne olup bittiğinin farkında olanlar ve bunun içinde olanlardır. İkinci grup ise ne olup bittiğini bilen fakat herhangi bir şey yapmayanlar. Üçüncü grup ise ne olup bittiğini bile bilmeyen bir sürü. Fetullah Gülen bu toprakların yetiştirdiği en değerli insanlardan biri. Ve sanırım belirtmeye gerek yok ki birinci sınıfa giriyor. Ve onunla birlikte yola çıkanlar bugün muazzam işlere imza attılar. Bakın son günlerde mason locasındaki rüşvet skandalı konuşuluyor. Peki bugüne kadar bu hizmet ordusunun bir yanlışı görüldü mü? Dünyanın dört bir tarafına açtıkları okullarla milli ve dini kültürümüzü yayan ve bizim bayrağımızı dalgalandıranlardan bugüne kadar ne zarar geldi. Gelelim kitaba almadım ve almayı da düşünmüyorum. Çünkü bir kısım insanlar iş yapar bir kısmı da yerinde sayar. Genelde yerinde sayanlar daha çok ses çıkarır yani boş teneke misali. Bu kervan yürümeye devam edecek. ne demiş Behçet Necatigil
Ya ümitsizsiniz, ya da ümit sizsiniz
Ya çaresizsiniz, ya da çare sizsiniz
Ümit ve çare olmaya devam.
Hem unutmayalım ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
Her toplumun en önde giden kanaat önderleri, yönlendiricileri vardır. Rus toplumu için Tolstoy böyle biridir. Zengin ve asil bir çevreden gelmesi ve halk tarafından çok sevilmesi de bu kitabın uzun süre yasaklanmasına neden olmuş olabilir. Karakutu yayıncılık iyi bir çalışma ile hadislerin kaynaklarına da ulaşmış. Tabii bazılarının kaynakları yok. Ama benim en çok dikkatimi sayfa 34 de 54 numaralı hadis çekti. gerçi kaynak bulunamamış ama olsun. Kısaca öyle bir zaman gelecekki din tartışmalarının ehil olmayan kişilerce yapılacağı anlatılıyor ki başka coğrafyalar için bir şey söylenemese de bize çok güzel uyuyor. Bir de orada müslüman olmamasına rağmen yavruları için mücadele veren, arayan soruşturan bir anne var ki inanılmaz bir şey. Hele bir de dönüp günümüz annelerine bakınca insan ister istemez hayran kalıyor. Hülasa hala okumadıysanız ve Tolstoy'un hırıstiyanlık ve islam arasındaki tahlilde islamın ne kadar üstün olduğunu belirttiği bu kitabı okuyabilirsiniz.
Üstün Dökmen'i televizyondan tanıyanlar iyi bilir ki Dökmen oldukça doğaldır. Hem konuşmalarında ve hemde yazılarında. Eskiden hep yabancı yazarların bu tarz kitabları revaçtaydı. Şimdilerde Dökmen gibi yazarlarımızın bu konuya eğilmeleri çok hoş. Aslında kitabı okuduktan sonra siz kitabyurdu sakinleri ile paylaşmak istediğim çok şey var ama özellikle bir cümle paylaşacağım gerisi de zaten onun içinde.
İbn-i Sina nın bir sözü" Bilim ve sanat iltifat görmediği ülkeyi terkeder" çok güzel bir cümle ve yüzyıllar önce söylenmiş. Bir cümle demiştim ama kitabı henüz okumayanlar için bir Erzurum fıkrası var mutlaka bir daha okuyun.
Kitabtan önce çeşitli dergilerde kitab hakkında çeşitli yorumlar okumuştum. Tabii ağırlıklı olarak menfi yönde. Bir kaçı da lehinde. Merak edip aldım , okudum ve şunu gördüm aslında hadiseye nasıl baktığınızın çok önemli olduğu ortaya çıkıyor. Bir defa kesinlikle bir hakaret var. Siz buna realizim diyebilirsiniz ama bence bu onu aşan Anadolu köylüsünün yoklukla mücadelesini çok kötü resmeden bir roman. Yazar bütün bir roman boyunca sanırım bir tek yerde aslında hakaret olsun diye yazmıyorum ama demiş ve aynı şekilde devam etmiş. Roman tekniği ve o zamanki şartları gözönünde bulunduracak olursak iyi diyebileceğimiz bir eser. Kimileri belki bu gerçekliği olduğu gibi resmetmiştir diyebilir o zaman bende dostoyevskinin kendi köylülerini nasıl resmetmiş bir de ona bakın derim