Hani bir şeyi okuyup/dinleyip/gözleyip tatmin olur, ikna olur ve doyar da insan, duygularını tam anlamıyla dillendiremez. Bu eser de işte o kategoriye girenlerden.
Mantık, etik, estetik, felsefi bütünlük içinde tarttığımız zaman, ilave bir açıklamaya ihtiyaç hissetmiyor insan aslında. Fakat başkalarını da okumaya teşvik etmek için, ne anladığım konusunda açıklamalar yapmamda fayda var.
"Neye, niçin, nasıl ve ne kadar inanacağız? Ve nelere inanmayacağız"
düşünce ve çekincesiyle ilkesel bir duruş sergilemek istiyorsak, bu kitap bizlere kalıcı öneriler sunuyor.
İnançlarımızın toplumsal faydaya, barış, huzur, sevgi ve dayanışmaya hizmet etmesi, farklı inanç grupları ve inanmayanlara da güven telkin edebilmesi bizim elimizde.
İnancınız, başkasına layık gördüğünüzle ve tattırdığınızla eşdeğerdir.