Toplam yorum: 2330870
Bu ayki yorum: 528

E-Dergi

Ali Rıza MALKOÇ tarafından yapılan yorumlar

18.06.2020

Elimizde taşıdığımız poşetin bir sapı koptuğunda, diğer sapı da ağırlığa dayanamayıp, doğal olarak kopacaktır.

Ahlak, adalet ve mantığı sümen altı yaparak; anlatılan, uygulanan, planlanan diğer her şeyin tüm dayanakları da tutarsız olacaktır.

Ölü doğacaktır. Kördür, sağırdır, topaldır.

Aldananlar, aldatanlar, bizleri de oyalamaktadır.

Buna rağmen umut, inanç sömürüsü ve illizyona devam edenleri, ve onlara bilerek veya bilmeyerek destek verenleri; Kant'ın ödev ahlakına, Hilmi Ziya Ülken'in  Aşk Ahlakı iklimine davet ediyorum

23.05.2020

2 günde zevkle okudum.
Büyük bir araştırma emeği verilmiş mükemmel bir çalışma. Özellikle sınava hazırlanan öğrenciler de okumalı.
Edebiyatımızın güzelliği adına herkes okumalı.
13.05.2020

Bu kitabı daha önce, 1 temmuz 2001 yılında okumuştum.
Milliyet yayınları, şubat 1998, 15. Baskısı.
Aradan 20 yıl geçmiş. Diğer nüshalarından bir farkı var mı bilemiyorum.
Tarihsel süreci şimdi daha iyi kavradım.
Kitabı derleyen ve sadeleştiren sayın ahmet köklügiller'in de anlatıma katkısı olduğu bir gerçek.
31.03.2020

Romanlar vardır bilgi verir, aydınlatır.
Bazılarında huzur, güven, yaşama sevinci ağırlıklıdır.
Bazıları şiddet içerikli, karamsarlık veya toz pembe düşlerle zihnimizde yer edinir.
Hatırat şeklinde işlenen bu romanda ideallerimi, hayallerimi buldum.
bir dostumun önerisi ile almıştım.
Okuma sırasını keşke daha öne alsaymışım.
Suyu arayan adam adlı kitabını da okuyacağım.
Bugünlerde çok ihtiyacımız olan toplumsal reform ve bilinç devrimini tetikliyor.
18.02.2020


Etnik kimlik sorunları ile ilgili gözlem, tespit, anı ve öneriler içeren okuduğum bu 11. Kitap.
Okuma listemde başka kitaplar da var. Fakat bu kitap, tarihsel bir süreç içerisinde, olayları, sonuçları, hataları, tarafların beklenti, tepki ve yanlışlarını daha detaylı işleyen bir kitap. Bu nedenle, planladığımdan daha uzun zamanda okumak zorunda kaldım.
Ortada bir sorun olduğunda herkes görüş birliği içerisinde. Etnik kimlik ve aidiyet, kültürel adaptasyon sorunları, yalnızca ülkemizde değil, çoğu ülkelerde gündem maddeleri arasındadır.
Bizdekini de “Kürt sorunu” diye etiketlemek biraz noksan ve yanlı yaklaşım olur. Cumhuriyet döneminden önce, işaret veren bu kimlik sorunu, ötelenerek günümüze kadar büyütülerek taşınmıştır. Buna genel anlamda “birlikte yaşama sorunu” , “ortak medeniyet sorunu” demek
bizi çözüm arayışına daha kolay götürür.