Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
Feyz Demir Tarafından Yapılan Yorumlar
Ülkemizde Yahudilere ve Yahudiliğe bakışın İslam dininin temel kaynaklarından yaralanılarak oluştuğu, Yahudilerin kutsal kitap kolleksiyonları incelenerek oluşturulurken tarihte Yahudiler'in İslam'a Hz. Muhammed'e (as), Kur'an'a ve Sahabeye bakışı nasıldı? Kimlerin bu konularda eser yazdığı, hangi kaynaklardan yararlanılmış olduğu ve belki de en önemlisi gerçek bilgilerle mi oluştu yoksa uydurulmuş, kaynaksız, çarpıtılmış bilgilerin bol miktarda yer aldığı metinler mi oluşturuldu? Müslüman alimler kaynaklı doğru bilgilerle ve ilmin şerefine uygun eser ve yorumlar yaparken Yahudi tarihçilerin tam tersi bir bakışla eser verdiği görülmektedir. Konuya ilgi duyanların okumaları gereken kaynaklı ve karşılaştırmalı bir çalışma ortaya konulmuş.
Sadece Tevrat ve İncillerle sınırlı tutulmayan yahudi ve hristiyanların diğer kaynaklarından da istifade edilerek eski papaz yeni müslüman yazarın 1900'lü yılların başında kaleme aldığı son peygamber Muhammed'in (SAS) önceki kitaplarda da çeşitli özellikleri ve isimleri ile yer aldığı tespit ve ispat edilmeye çalışılmaktadır. Pek çok müslümanın dahi bilmediği bu benzerliklerin İbranice, Süryanice, Yunanca ve Arapçayı bilen eski bir papaz tarafından kaleme alınması gerçekten eseri ayağı yere basan delillerle güçlendirilmiş bir savunuya dönüştürmektedir. Her ne kadar tahrif edilmiş olsalar da bu kutsal kitapların içerisinde ve bunlara inanan insanların yorumlarında son peygambere dair onun geleceğini ve özelliklerini anlatan nokta atış isimlendirmeler vardır. Paraklit (övülen seçilmiş Ahmet), Barnaşa (insanoğlu) kelimeleri örnek olarak sunulabilir. İlginç bilgiler ve bağlantılar içeren bu kitap ilahi dinler ve son peygamber müjdesine dair okunabilecek eserlerin başında gelmektedir.
Kur'an kıssalarına dair telif edilmiş, çeşitli yaş düzeylerine hitap eden, farklı yöntemlerin kullanıldığı pek çok eser mevcut. Bu eserde Kur'an kıssaları incelenirken öncelikle Kuran'da tekrarların olmadığı tekrar gibi görünen yerlerde lafız inceliklerinden kaynaklanan önemli ayrıntıların olduğu vurgulanmaktadır. Peygamber kıssaları ayet ve surelerin nüzul dönemlerine, nüzul sıralamalarına dikkat edilerek Resulullahın tebliğinde Ona ve sahabeye dönük siyerin anlaşılmasına katkı sunacak tarzda ipuçları barındırmaktadır. Kıssalar 23 yıllık nübüvvet döneminin arka planına da ışık tutacak şekilde ele alınmaktadır. Kur'an kıssaları üzerine yazılmış bazı eserlere de atıflar ve itirazlar yapılarak farklı bir kıssa bakış açısı kazandırmaktadır. Kur'an kıssalarına ilgi duyanlar için okunması gereken kitaplar arasında yer aldığını düşünmekteyim.
Endülüsün yetiştirdiği mümtaz alimlerden makasıdu'ş-şeria konusunda verdiği eserle yetkinliğini gösteren İmam Şatıbi bu eserinde İslam dininin Rasülullah devrinde Kur'an'ın açık beyanıyla tamamlandığını dinde bir eksiklik olmadığını kemale erdiğini delillerle ortaya koymakta olup sonraki dönemlerde çeşitli nedenlerle İslam dinine hem itikat hem de ibadet konularında bazen art niyetli bazense iyi niyetli olarak eklentiler yapıldığını bunun niyeti ne olursa olsun dinde ekleme ve değişiklik anlamına gelen bidat olduğunu örnekler ve delillerle açık, sade ve ikna edici bir şekilde ortaya koymaktadır. Her bidat de Rasülün beyanıyla dalalettir. Günümüzde de aynı ve benzer bidat ve hurafelerin uydurulduğu gayet açık ve net olarak görülmektedir. Değişen bir şey yok.
Vadedilmiş toprak miti ve seçilmiş millet nobranlığının bizzat kendi kaynaklarından ve kendilerinden olanların ifadeleri ile kavramsal çerçevenin özenle çizildiği, tarihsel süreçlerin itinayla ve sade bir dille örüldüğü Yahudi ve Ortadoğu tarihinin bilimsel bir üslupla anlatıldığı harika bir çalışma. Zafer hoca her zamanki gibi derin bir bilgi ve özenli-tutarlı analiz ve çıkarımlarıyla bir miti bir yalanı ve dünyayı insanlığı uçuruma götürmekten imtina etmeyen dini-siyasi bir ideoloji deşifre etmektedir. Tarihsel süreçte ta İbrahim (as) ile başlayan, İshak, Yakup, Musa peygamberler ile devam eden Davut ve Süleyman nebiler ile zirveye ulaşan, Pers ve Roma dönemlerinde çöküş ve isyanlarla zikzaklar çizen, sürgünler ve savaşlarla ötekileştirilen en sonunda tarih boyunca kendilerini koruyup kollayan müslümanlara ihanet ve vefasızlık eden nankör bir halkın anlatımı. Kesinlikle okunmalı. Zafer hocaya şükranlarımla...