Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Melisa Parlak

Melisa Parlak 1991 yılında İzmir'de doğdu. Yazar. Yoga ve meditasyon rehberi. Amatör fotoğrafçı. Antalya Lisesi mezunu. Lisansını Denizcilik alanında tamamladı. Yüksek lisansı yarım bıraktı. “Kefenin İçindeki” adlı öyküsü Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International), PEN Norveç ve PEN Türkiye’nin desteğiyle oluşturulan genç yazarlar platformu İlkyaz’ın Kalemdaş köşesinde yer almaya hak kazandı. İlk öykü kitabı Asparagas KDY etiketiyle 2020 yılında çıktı. Yine aynı sene çıkan Tepetaklak Öyküler’de “Balkonda” isimli öyküsüyle yer aldı.

Melisa Parlak Tarafından Yapılan Yorumlar

05.05.2021

Başta anlatımı biraz dağınık bulsam da olayın özünü kavratıp kısa zamanda okurunu hikayeye çekiyor. Çıkış Kitabı, bir çocuğun gözünden savaşın ve yıkımın içinde bir yolculuk anlatısı.
İspanyol şair ve oyun yazarı Federico Garcia Lorca’nın dünyayı görme biçimi gerçekten bambaşka. Salvador Dali’nin de yakın dostu olan Lorca’nın eserleri de en az Dali’ninkiler kadar sürrealist. Yoğun imgeler ve metaforlar olsa da okurken insanı yormuyor. Lorca’nın 1929 - 1930 yıllarında yazdığı yeniden okunası şiirlerden oluşan New York’ta Bir Şair bir oturuşta bitti.

Lorca’nın müziğe olan ilgisi şiirlerinin ritminde açıkça görülmekte. Kelimeler hassas, anlatım sayfadan fışkırıp dokundu dokunacak. On bölüme ayrılmış kitabın her bölümü bir yolculuğun parçasını anlatır nitelikte. Bölümlerin içinde Lorca’nın kendi çizimlerine rastlıyoruz. Bu kübist çizgiler okurunu Lorca’yı anlamaya yönelik düşüncelere sevk ediyor. Yalnızca çizimleri değil; Eden Mills Gölü’nden Çifte Şiir isimli şiirinin orijinal dilde el yazısı hali de var kitapta.

Doğa, yaşam, ölüm, gezegenler, hayvanlar, maskeler, denizciler sıklıkla geçiyor şiirlerinde. Yer yer mitolojik unsurlar da barındırıyor, Lorca’nın muazzam kültürel birikimi şiirlerinde sanatla harmanlanıyor. Kitaptaki bu sürrealist şiirlerin hikayesi olduğunu söylemeliyim. Bir de şiirselliği olan bir öyküsü var. 84. sayfadaki Aşıkları Keklikler Öldürdü öykü niteliği taşıyan bir anlatıma sahip.

Yalnızca ahenk, biçim güzelliği peşinde koşmuyor Lorca. Onun özgün kalemi ahengi peşine takmış gibi daha çok. Lorca’yı şiirleri aracılığıyla yakından tanımak isteyenlere "New York’ta Bir Şair"i tavsiye ederim. Çok özel bir kalem, kısa ömrüne sığdırdığı yapıtlarının kıymetini bilmek lazım.
02.05.2021

Yürekte Bukağı kitabındaki öykülerine baktığımızda başarıyla kurulmuş etkileyici bir atmosfer göze çarpmakta. Tüm öyküler ustalıkla örülmüş, konan her taş hem diğerleriyle uyumlu bir bütüne, hem de kendi tekliğine yakışmıştır. Dili kullanımı açısından kendine hayran bıraktırır, enfes bir okuma zamanı sunar. Kelimeler zihinde evrilip çevrilir, güçlü bir iz bırakır. Yerinde kullanır her şeyi. Yürekte Bukağı, her bakımdan doyurucu bir öykü kitabı.
28.04.2021

Kitabın tarzını genel olarak beğendim. İsmindeki bağlı atların aksine, özgür bir kitap. Anlatıcılar hep birinci tekil(ben) anlatıcı, ilerleyen öykülerde hepsi aynı kişiymiş izlenimi verebiliyor. Sanki birinin anılarını ya da yaşamından belli kesitleri parça parça, karışık bir şekilde sıralayıp sunmuş gibi. Cümleler devrik olsa da zihindeki akışı kafiyeli. Öykülerin çoğunda şiirselliği yakaladığını düşündüğüm için benim hoşuma gitti.
25.04.2021

Bu 75 sayfalık novellayı bir oturuşta okudum, başlarda bir daha kullanılmayacağına neredeyse emin olduğum özel isimlerin gereksiz işgaline rağmen okumaya devam ettim. (Okuma deneyimini zorlaştıran tek kısım bu oldu benim için.)
Stephen Crane’in yangında bir çocuğu kurtarırken yüzünü kaybeden siyahi Henry Johnson’ın toplumdan nasıl dışlandığını anlattığı Canavar 1898 yılında yayımlanmış.
Neden korktuğunu bilmeyen korkaklar sürüsünü, empatiden yoksun ahmaklar birikintisini tanıyabilmek isteyenler Canavarı mutlaka okumalı.