Toplam yorum: 3.285.254
Bu ayki yorum: 6.780

E-Dergi

bilgikolik Tarafından Yapılan Yorumlar

09.02.2007

"Zafer Vaat Etmeyen Topraklar", yazar Namık Doymuş’un dördüncü romanı. Son derece zengin ayrıntılarla bezeli "Zafer Vaat Etmeyen Topraklar", hem karakterlerin oluşumunda, hem de olayların cereyan ettiği sahnelerin tasarımında başarılı bir canlandırma örneği de oluşturuyor. Kitaptan bir bölüm: "Bakışları önündeki kilimin renklerine takılı olan Yıldırım Bayezid, beklenmeyen sertlikte kaldırdı başını. ‘Ben ki Osman Bey’in oğlu Orhan Bey’in torunu ve Murad Bey’in oğluyum. Hainlerin ihanetine uğradım ve kazanmak üzere olduğum bu savaşı kaybettim. Ben, topraklarıma zorla girip geçici bir zafer kazanmış olan eski koyun çobanının uşağı olmak için değil, devletimi yönetmek için eğitildim. Boynum kıldan incedir. Savaşı kazanmış olan sensin. Bizim için gerekli olan, onurlu bir ölümdür. Kılıçla ya da baltayla öldür beni. Senden bundan başka ihsan istemiyorum.’
Binlerce çadırın doldurduğu ovaya sessizlik inmiş, yaşamla ölüm Timur’un iki dudağı arasına sıkışıp kalmıştı! Hemen herkes dünyaya hükmeden imparatorun, yenik hükümdarı son sözlerinden dolayı cezalandırmasını beklemekteydi."
09.02.2007

Osmanlı İmparatorluğu, yanlış yönetimler yüzünden çöküşünün son aşamasına gelmiştir. Ülke içindeki azınlıkların kazandığı imtiyazlı durum, giderek iç dengeleri de değiştirmiştir.
Hinterlandı nedeniyle, liman kenti İzmir ve başta Foça olmak üzere çevresi, imparatorluğun dünyaya açılan en zengin ticaret kapısıdır. Bu çerçevede, ticaretle uğraşan Anadolu, özellikle de Ege Rumları, iç içe yaşadıkları Türklere göre, ekonomik hayatta daha ön plandadır.
"Büyük Ayrılık"ta her şey, bağları, bahçeleri ve tarımsal alanlarıyla son derece verimli bir Ege kasabası olan 1900’lü yıllar Foçası'nda başlıyor. "Mutlakıyet" başlıklı ilk bölümde yazar, Foça’nın tarihsel, kültürel ekonomik özellikleriyle gündelik yaşamından canlı ve renkli sahneler aktarır. Merkezî otoritenin zayıflığını fırsat bilen Türk ve Rum eşkıyadan, Sultan II. Abdülhamit’i devirme planları yapan gizli İttihat ve Terakki örgütü de medet ummaktadır.
09.02.2007

Osmanlı Tarihinin Panoraması
Bu kitabında Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı hanedanının kuruluşundan devlet teşkilatına, sıbyan mekteplerinden matbaanın Osmanlı ülkesine girişinden önce, ülkedeki baskı – yazı işlerine, hangi padişahın obur, hangisinin kadın düşkünü veya hangisinin enfiye tiryakisi olduğuna kadar, merak konusu olacak çok sayıda başlıkta bilgiler veriyor
09.02.2007

"İzmir / 13 Eylül 1922"de Mehmet Coral, roman kahramanını hipnozla konuşturup daha önce yaşadığı hayatlardaki düşmanlık yaratıcı faktörleri de açığa çıkartıyor. "İzmir / 13 Eylül 1922" roman kahramanının yaptığı astral yolculuk aracılığıyla ulaştığı akaşik geçmişi, Bizans’tan bugüne hem roman kahramanının kendi yaşamında anlamlandıramadığı bazı sorunları, hem de Anadolu coğrafyasında oynanan oyunları çözümleyen bir roman.
09.02.2007

1997 Goncourt İlk Roman Ödülü
1997 Meditarranée Ödülü


Doğu’nun ve doğanın gücünü her satırında hissedebileceğiniz bir roman, "Kralın Kervanları". Jean-Christophe Rufin bu ilk romanıyla 1997 Goncourt İlk Roman ve Mediterranée ödüllerini aldı. Tarihin, gizem, macera ve aşkla buluştuğu bu romanla Türk okuru büyülü bir kalemle tanışmış oluyor.
Kitabın kahramanı Jean-Baptiste Poncet ilginç ve güçlü bir karakter. O Doğu’nun gizemli dekorunda dostluklar, hayal kırıklıkları ve isyanlarla döşeli bir yolda yürümeye başlarken, tarihî kişilikler de ona eşlik ediyor. Doğu’ya yabancı olmayan ve doğanın gücüne inanan bir yazarın kaleminden, edebiyat ve tarihin en etkili buluşması gerçekleşiyor. "Kralın Kervanları"nda iktidarın değil, insanın sesini duyacaksınız...