Toplam yorum: 3.285.281
Bu ayki yorum: 6.807
E-Dergi
bilgikolik Tarafından Yapılan Yorumlar
Sanatın, felsefenin, dünya kültür tarihinin ışığında çıkılan bu sofistike yolculuk oluşturuyor “Paslı Güneş”i.
Coral bu kez yakın, çok yakın tarihimizin, günümüzün romanını yazıyor. Yine kendine özgü, kültürel zenginliğe dayalı üslubuyla elbette. Yazarımız Koray, Filistin davasının İstanbul’da öğrenim gören adamı Hasan, olayın İsrail tarafında yer alan İzak ile Hayim ve olağanüstü kültür birikimiyle herkesi kendine hayran bırakan İrina… Hepsinden, her şeyden önce de tüm bu kahramanları birleştiren o büyük trajedi… Dünyanın ve insanlığın kızgın ve kırgın savaşları… Coral, “Paslı Güneş”te günümüzün en önemli sorunlarından birine al atıyor ve bu sorundan çarpıcı bir roman yaratıyor
Kızıl Ağaçlar Ülkesi
Jean-Christophe Rufin’e Goncourt Ödülü’nü kazandıran "Kızıl Ağaçlar Ülkesi" yazarın dilimize çevrilen diğer iki romanı "Kralın Kervanları" ve "İsfahan Kuşatması" gibi konusunu yine tarihin gerçeklerinden alıyor. Derinlemesine çizilmiş insan portreleri, detaylı mekân anlatımları, hareket ve heyecanla dolu, Voltaire’i andıran klasik bir mizah anlayışıyla güçlenen bir roman bu. Rufin, terazinin bir kefesine kurtarıcı olmayı hedefleyen ama yıkıcı olmakla yetinen Batı’yı, diğer kefesine yoğun cinselliği ve uyumuyla sürekli mutluluk çağrısında bulunan yerlileri koyuyor. "Kızıl Ağaçlar Ülkesi" içinde din adamlarını, insan eti yiyen savaşçıları, idealist hayalperestleri barındıran bir büyük destan. Üstelik bütün Rufin romanları gibi çok başarılı bir kurguya sahip. Kısacası, soluk soluğa okuyacağınız, XIX. yüzyıl romanlarının keyfini bulacağınız müthiş bir kitap sizi bekliyor
Sarıyer’de yaşadı, balıkçılıktı en büyük tutkusu. Sonra hayatına alkol girdi ve esir aldı onu. Bir anası vardı, onu da kaybedince iyice ıssız kaldı. Karadenizli dostlarıyla denizde boğuşan yalnız bir Ermeni’ydi. Bir gün, evsiz barksız, nerdeyse sokakların adamı olmuşken, ailesine rastladı. Ve hayata yeniden tutundu, hem de dört elle.
Garo Dayı, Selçuk Erez’in gerçek hayat hikâyesinden yola çıkarak oluşturduğu bir anı roman. Sarıyer’i, geçmiş İstanbul’un en tatlı renklerinden azınlıkları, eski alışkanlıkları ve eski insanları bulabileceğiniz, eski ve sıcak bir duyguyla okuyabileceğiniz bir roman bu. Yalnız bir insanın, açıldığı denizlerin dalgasını hayatına da taşıyan bir adamın hikâyesi anlatılan. Ama aynı zamanda kaybolmuş bir İstanbul da var bu kitapta. İşte o renk, o koku, o geçmiş duygusu biraz da "Garo Dayı"yı bu kadar cazip kılan.
Coral’ın daha önceki romanlarını okumuş olanlar bilirler, yazar tarihin derinliklerinde dolaşmaktan hep hoşlanmıştır. Bu kez hem yakın tarihten bir dönem seçiyor kendine, hem de Meryem’in ölümüne kadar gidiyor. Mekân olarak da kendi memleketine, Ege’ye dönüyor yüzünü. Ege’nin ilginç mekânlarında dolaşıyor. Efes’e uğruyor, Ayvalık’a da. Romanın eksenini ve adını ise günümüzün harabelerinden biri yaratıyor: Aya Paraskevi Manastırı. Tarihin acımasız ve hoşgörüsüz yüzünü gösterdiği Tımarhane Adası’yla Mehmet Coral sevgi ile sevgisizliği, kahramanlık ile insanlığı, dinler arası yakınlık ile uzaklığı, hüzünlü bir aşk hikayesi ile okuyucuyu soluk soluğa bırakan bir macera romanını bir araya getiriyor, bu arada
Hıristiyanlık tezlerine de dokunuyor. Kısaca, heyecanlı, gerilimli, aynı zamanda da dokunaklı bir romana davetlisiniz.
Diyarbakır’da... 1985-1987 yılları arasında Ege’de krizler yaşanırken Ege Ordusu komutanı. PKK terörünü ve Güneydoğu sorununu yakından tanıyan komutanlardan biri. Turgut Özal döneminde Başbakanlık başdanışmanı, Birinci Körfez Krizi’nde Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri; dolayısıyla Turgut Özal’ın kişiliği ve ölümüyle ilgili sorulara en iyi cevap verebilecek kişilerden biri. Evet, emekli orgeneral Kemal Yamak’tan söz ediyoruz. "Gölgede Kalan İzler ve Gölgeleşen Bizler", yıllarını Silahlı Kuvvetler’e vermiş, Türkiye’yi ilgilendiren birçok önemli dönemin ve olayın yakın tanığı olmuş, hatta tanığı olmaktan öteye geçmiş bir kişiliğin anılarını barındırıyor. Bu ülkenin geçmişine ve bugününe duyarsız kalamayacak herkesin ilgiyle okuyabileceği bir çalışma.