Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
jrk Tarafından Yapılan Yorumlar
hasan ali toptaş'ın ilk baskısı 1993'te yapılan öykü kitabı. daha sonra yoklar fısıltısı ile birlikte aynı cilt içinde 2001 yılında basılmıştır.
düş-gerçek döngüsünün biçime de başarıyla yansıtıldığı öykülerden oluşur.
okumayı az önce bitirdiğim, heba olan güzelliklere yakılan ağıtın romanı. kalemine sağlık hasan ali toptaş ustanın.
" bugün ne oldu biliyormusun? sensiz geçen beş aydan sonra ilk kez güldüm. güldüm dediğim şey de,dudağımın ucunda tomurcuklanan miniminnacık bir gülücük. ama, iç denizlerimi o anda nasıl dalgalandırdı bir bilsen..."
"işte bu yüzden gidiyorum ikindi çaylarına.( yazarın ikindi çaylarına kısmını gezmelere olarak değiştiriyorum) kendi kalabalığımdan kaçmak, uç beş arkadaş bedeni arasında tekilliğimi bulmak için."
"nedensiz bir gülüştü. nedensiz oluşuna da sevinmedim değil. çünkü geçici bir nedenden- sözgelimi kaldırımda takla atan bir kedi görmekten- cansuyu alan, yoksul bir gülüş değildi yüzümü ışıklandıran, yaşamak gibi genel bir nedenden alıyordu rengini. ya da ben öyle sandım.
hasan ali toptaş
aladdin'in arayışında olan anlatatıcı her yerde ona ait, ona benzeyen şeyler hatta nerdeyse o'nu görür.
inanılmaz akıcı ve ahenk dolu bir anlatımla hikaye ikinci plana atılmış gibi. sözcükler sizi alıp dolaştırırken yavaş yavaş -rüya gibi akıp giden hikayede- siz de kendi rüyanızı görmeye başlıyorsunuz.
düşünce akışı ve bu akışı soyutlama becerisinin ciltlenmiş halidir bu kitap. önemli olan anlatılanın ne olduğu değil, onun nasıl anlatıldığıdır. hasan ali toptaş'ın kelimelerini, bir virtüözün notaları kullandığı gibi oraya, orda olması gerektiği için yerleştirdiği ve birçoğunu da boşluklara gizlediği bu roman hikaye anlatıcılığının apayrı bir sanat haline nasıl geldiğini ispatlıyor.