Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Bayram Korkmaz
Merhaba, ben Bayram Korkmaz. Konya'da doğdum ve Konya'da ikamet etmekteyim. 30 yaşındayım, evliyim ve bir erkek çocuk babasıyım.
İktisat Bilimi üzerine aldığım Lisans eğitimini 2018 yılında, İnovasyon Ekonomisi ve Büyüme üzerine aldığım Yüksek Lisans eğitimini ise 2021 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesinde tamamladım. Özel bir şirkette Ürün Müdürü olarak çalışmaktayım. Müşteri İçgörüsü Alma ve Pazar Araştırması gibi işlerle meşgulüm. Kişisel gelişime önem veriyorum ve bu yolda aktif olarak birçok enstitüden, eğitim merkezinden ve kitaplardan faydalanmaya devam ediyorum.
Kendime ait alçakgönüllü bir kütüphanem var ve her geçen gün büyütüyorum. Dünya Klasikleri, Türk Klasikleri, Modern Klasikler, Bilimsel ve Akademik Kitaplar, Kişisel Gelişim Kitapları ve Dini Kitaplar okumayı tercih ediyorum.
Bayram Korkmaz Tarafından Yapılan Yorumlar
Çocukluğumda izlediğim film aklımdan hiç çıkmaz; hatta o tuğlalardan oluşan ve ormanın içinden geçen sevimli yol hep beynimin bir köşesindedir. Kansas' ta yaşayan Dorothy bir fırtına sonucu kendini Oz Diyar'ında buluyor ve tekrar eve gidebilmenin yollarını arıyor. Bu esnada edindiği arkadaşlıkları da masalın en güzel konularını oluşturuyor. Her yaşta okunabilecek ve her yaşta okudukça mutlu olunabilecek bir masal kitabı.
Öncelikle mükemmel bir roman olduğunu söylemek istiyorum. Böyle, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inen bir aşk romanı içerisinde Sabahattin Ali dönemin siyasi ve kültürel yapısını da bizlere aktarabilmiş. Açıkçası kitap bir zamanlar herkesin elinde ve dilinde olduğu için biraz önyargılarım vardı ancak kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte kitabı sadece "aşk romanı" olarak nitelendirmenin yetersiz kalacağı ve haksızlık olacağı görüşündeyim. Kitabı yine en iyi anlatabilecek şeyin içerisinden bir bölüm olduğunu düşündüm: ''Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?''
Harvard profesörü Bay Spearman' ın, eşiyle birlikte gittiği tatil yerinde gerçekleşen bir dizi cinayeti iktisat kanunları üzerinden nasıl çözdüğü konu ediliyor. Özellikle insanların rasyonel kararlar alacağı görüşü ile birlikte, fırsat maliyeti, oyun teorisi, talep ve kapital kanunları gibi ekonomik kavramlar bir kaç cinayetin aydınlatılabilmesi için Bay Spearman tarafından ustalıkla kullanılıyor. Kitap boyunca ana karakterin yani bir iktisat profesörünün olaylara bakış açısını ise yazar bizlere ufak ufak aktarıyor ki bu sayede iktisat teorileriyle dolu bir makaleye benzememesi açısından bu kitabı iktisada ilgi duyan ya da duymayan herkesin keyifle okuyabileceğini düşünüyorum.
Peyami Safa'nın olduğum ikinci kitabı ve böyle bir yazarı geç tanımış olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Türkiye'nin ilk yıllarında yaşanan batılılaşmanın, Şarklı Türk Milleti üzerindeki kültürü tahrif edici etkisi çok incelikle anlatılıyor. Günümüzde de toplumumuzun bir kesiminin isteyerek, bir kesiminin farkında olmadan Garbın kültürünü şekilcilik uğruna nasıl kendi kültürümüze değiştiğini düşündükçe üzülmemek elde değil. Fatih ve Beyoğlu üzerinden konu edinilen Şark ve Garp meselesi ele alınırken amacın Garbı kötülemekten çok aslında bizlere yöneltilmiş bir eleştiri olması, bu kitabı basit Doğu-Batı çatışması olmaktan çıkarıp, günümüze ve yarınlara bir rehber yapıyor. Suç Garpta değil onu şekilcilik ve yapmacıklık içerisinde üzerimize yorgan yapan biz Şarklılarda...
Kendisinden yaşça büyük bir erkekle evlenen 17 yaşında zengin ve yetim bir genç kızın evlilik sürecini ve evlendikten sonra genç kızın evlilikten beklentilerini hikaye eden yazarın bu romanı bence en iyi eserlerinden bir tanesi. Genç kızın yaşı itibariyle hayata dair beklentilerinin evlilikte nasıl şekillendiğini ve evliliği nasıl etkilediğini görüyoruz. İkisi de birbirine aşık olarak evlenmesine rağmen isteklerin ve beklentilerin zıtlığı nedeniyle mutsuzluğun evliliği nasıl etkilediğini görüyoruz. Zamanla aşkın yerini birbiri ile yaşamaya çaba göstermek zorunda kalan iki insanın pişmanlık dolu, kederli duyguları alıyor. Yazarın yüksek sosyeteye yaptığı eleştiriler ise harikulade. Yazar karakterlerin duygularını ve iç dünyasını diğer kitaplarında olduğu gibi o kadar iyi aktarıyor ki bakış açınızda yeni pencereler açıyor.