Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

sasol Tarafından Yapılan Yorumlar

13.12.2006

Yıllara hitap eden ve yıllarca beğenilecek eserlerin sahibi. Türk Tarihi'nde gelmiş-geçmiş en büyük sanatçılardan, fikir insanlarından, Allah ve insan dostlarındandır. Bu topraklar üzerinde yaşamış olması bizim için onu yakından tanımak açısından bir şans ve bu şansı değerlendirmek gerek.
12.12.2006

Bu kitabı okuduktan sonra Reşat Nuri Güntekin'in başarısına şaşırmamak gerek. Gerçektende şimdiye kadar Reşat Nuri Güntekin'i Türk klasik yazarları içinde anlatımıyla, kelimeleriyle, konu işleyişiyle diğer yazarlardan ayırıyorum. Ve okumak konusunda önceliği hep Reşat Nuri Güntekin'e verdim. Harabelerin Çiçeği de okuduğum ilk Reşat Nuri kitabıdır. Romanlarına hayata dair herşeyi katan ve her duyguyu işleyen bir yazardır. Harabelerin Çiçeği'nde ise güzel yüzlü, bu sebepten ötürü de ailesinin gözdesi, gözbebeği haline gelmiş bir çocuğun yüzünün yanmasıyla birlikte hayatının yaprak misali savrulmasına tanık oluyoruz. Yediden yetmişe herkesin severek okuyacağı bir kitap.
11.12.2006

''İhtiyar Çınar'dı gayri adı. Bu ismi sonra vermişlerdi. Daha önceleri 'Genç Çınar' diyorlardı ona. Upuzun boy atmıştı. Başı yüce dağlar gibi enginliğe ermişti. Gök kubbesine yaklaşmıştı adeta. Dalları gergin, genç ve tazeydi. Yaprakları yelpaze gibi oyalıydı. Fakat ter ü tazelikten nakışlar, çizgiler, gergef işlemesini andırıyordu. Zemine sağlam kök salmıştı. Adeta bütün cüssesiyle kürre-i arzın üç kıt'a, yedi denizine oturmuştu. gölgesiyle kainatı kaplıyordu. Sonra poyraz esti. Bir kasırga bir tufan oldu. 'Genç Çınar' yapraklarını kaybetti. Dalları kızgın güneş şuaları altında kurudu, gevredi gitti. Yıldırımlar çaktı gökten. Gövdesi oyuldu, tıpkı bir mağara, in gibi. Daha sonra birtakım insanlar geldiler. Ellerinde bıçaklar keskilerle. Ve ihtiyar çınarı gövdesinden ikiye böldüler. Devrildi ihtiyar çınar kuru, susuz toprağın üstüne. Ve sonra o birtakım insanlar onu parça parça yapıp aralarında pay ettiler. Fakat bir şeyi unutmuşlardı. Çınarın köke bağlı kısmını...Oysaki her kök toprağa bağlı kaldıktan sonra kurumazdı.Bir de kenarından bir dere geçerse ve o çatlak, çorak topraklardan sızıp köke hayat verirse yok olup gitmek ne mümkün! İşte aynen öyle oldu.Yağmur yağdı, sular çağıl çağıl çağladı. Ve aka aka geldiler ihtiyar çınara su verdiler. Bir filiz belirdi kökten, büyümeye başladı. Zaten şafak da sökmüştü. Yeniden doğuş bekleniyordu. Bu ilahi rahmetin yıllar sonra, bağrı yanık Anadolu insanına 'Fecr-i Sadık' şeklinde tebessümüydü. Şimdi o filizin büyümesine emek sarfedenler, herhalde çok geçmez yeniden o haşmetli çınara kavuşurlar.' Yazarın bu sözlerinden sonra bizim cümlelerimiz çok basit kalıyor. Onun için sadece şunu eklemek istiyorum ki; okunması tavsiye edilir.
11.12.2006

Müslümanım diyen birinin okuması ve güzel ahlakla, dinini bilerek yetişmesini istediği çocuğuna, anne-babasına ve diğer tüm arkadaş ve akrabalarına okumalarını tavsiye etmesi gereken bir kitap. Kitapta bol olarak Üstad'ın örneklerine ve Risale-i Nur'dan bölümlere yer verilmiş. Bir nevi Risale-i Nur'un namazla ilgili kısımlarını tefsiri denilebilir. Zaten yazarın da üstünde durduğu gibi 'Kainatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra namazdır'.
11.12.2006

Verne'nin tartışmasız en güzel hikayelerinden biri. Her zamanki gibi yazarın akıcı dili, sürükleyici macerası ve geniş hayalgücü görünüyor. Ayrıca Deniz Altında 2000 Fersah, Aya Seyahat, 80 Günde Devri Alem, Deniz Yılanı ve Robinsonlar Mektebi de macerasever çoçukların ilgiyle okuyacağı kitaplardan. Sekiz, dokuz yaşından itibaren her çocuğun severek okuyacağı bir kitap.