Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sasol Tarafından Yapılan Yorumlar
Simyacı yani kitabın kahramanı çoban işaretler yardımıyla amacıyla ulaşmak isterken birden sizde onunla birlikte kah Mısır'da, kah Fas'ta maceranın ortasındasınız. Günümüz yazarlarından Dan Brown, Grange ve birçoğuna ilham verdiğini düşünüyorum. Keşke birde yazar İslamiyet ile ilgili önyargılara sahip olmasaydı...Ama yine de okunması gereken kitaplardan biri.
Çocuk dünyasını en güzel anlatan romanlardan biri. Anneler babalar çocuklarının geleceğine katkıda bulanmak istiyorlarsa Şeker Portakalı'nı mutlaka ona hediye etmeliler. Çocuğun gelişim dönemlerinde bu kitabın; okuma alışkanlığında ve hayal dünyasını genişletmesinde katkıda bulunacağını düşünüyorum. Büyük, zengin hayalleri de ancak büyük beyinler taşır. Şeker Portakalı'ndan sonra kitabın devamı olan Güneşi Uyandıralım ve Delifişek'le devam ederek Zeze'yle birlikte büyüdüm. Hala kitaplığımda onları önemli bir emanetmiş gibi henüz sahip olmadığım çocuklarım için saklarım ve her ebeveyin de mutlaka gerekirse kendisi okuyarak bu kitabı çocuğuna ulaştırmalı.
Kızıl nehirler için ne söylense az kalır. Dört dörtlük değil, dört kırklık. Şimdiye kadar pekçok kitap okudum diyebilirim. Ama kesinlikle en sürükleyicisi bu oldu. Birkere başlayınca o tuğla gibi kitabın sonu nerdeyse bir dergi okuyacak kadar zaman alıyor. Okuduğum günler benim bir parçam olmuştu kitap. Okulda, otobüste hatta yemek masasında bile kitabı okumayı bırakmamıştım. Daha sonra aynı umutlarla Grange'nın birkaç kitabını daha aldım ama hiçbiri Kızıl Nehirler gibi olmadı. Yinede en kötüsü bile alanındaki çoğu yazardan daha iyi.
Ayrıca polisiye gerilim ve macera kitaplarını okurken kurgu çok iyi de olsa sanki hep bişeyler eksik gibi gelir. Kızılnehirlerde bu yok. İnşallah Grange yazmayı bırakmazda bizde uzun yıllar daha okuruz.
Kitabı meraktan okudum. Ne bir Kırac hayranlığı ne de hayatını takip.
Türkiye'de şöhret sarhoşluğuyla hareket etmeyen ender insanlardan biri. Sadece ''bunu nasil başarabiliyor, nasıl bu kadar mağrur olmadan konser alanlarını doldurabiliyor'' merakı. Tabi artık cevabı yani onun kendini şöhretliler sınıfında değil bizimle aynı sınıfta gordugunu, sesinin ve yeteneğinin Allah'ın bir lutfu olarak gördüğünü ve onu iyi taşıdığını biliyorum. Kibiri yenmek büyük bir erdemdir. O bunu başarmış, neden ve nasılını da kitapta anlatmış. Bundan sonrada umarım yakaladığı bu çizgide devam eder. Ve umarım daha da başarılı olur. Çünkü toplum olarak böyle örneklere ihtiyacımız var.
Cristie'nin artık kendine has üslubu herkesin bildiği ve kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar kendini gösteren bir fark. Dedektif ve katil arasındaki olayları incelemesi, çözümü ve ipuçları açısından dünyaca zekasıyla kabul görmüş bir yazar. Tabi Dört Büyükler'de bu tanımdan farklı değil. Gittikçe artan ve son sayfaya kadar artan temposuyla yine yazar zekasını konusturmuş. İlk yarıda kitabı okurken çözülebilen olaylar kitabın sonuna doğru özellikle de dedektifin ölümünden sonrası tam bir muamma. Son sayfada bile süprizle karşılabileciğiniz bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.