Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

devrim1986 Tarafından Yapılan Yorumlar

10.04.2007

İnsan bazen istemediği duyguların esiri olur ve bunlar tohumken öyle bir yeşerir ki biz bile bunun farkında olmayız ama hayat insanı öyle savurur ki hiç tahmin etmeyeceğin yere gelirsin o gözler açıldığında ise hayatta yapılan hataların geç olduğunu ve bir daha hiç dönmeyeceğini ispat edersin ama yanılırsın keşkeler geri gelmez çünkü.
10.04.2007

Gençlik yıllarımda, babam bana asla unutmayacağım bir şey söylemişti: “Oğlum, doğduğunda bütün dünya sevinirken sen ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki, öldüğünde sen sevinirken bütün dünya ağlasın.” Hayatın anlamını unuttuğumuz bir çağda yaşıyoruz. Bir insanı kolaylıkla Ay'a gönderebiliyoruz, ancak karşı dairemize yeni taşınan komşumuzu ziyaret etmekte güçlük çekiyoruz.
George Bernard Shaw'a ölüm döşeğinde, “Hayatınızı yeni baştan yaşama fırsatınız olsaydı, ne yapardınız?” diye sorulmuş. Shaw biraz düşünmüş ve sonra derin bir iç çekişle, “Olabileceğim, ama asla olmadığım kişi olmak isterdim,” demiş.
Aynı şeyin sizin başınıza da gelmemesi için bu kitabı yazdım.
O halde siz bu kitaba başlarken, size soruyorum:
Siz öldüğünüzde ardınızdan kim ağlayacak?
Bu gezegenden gitme ayrıcalığına ulaştığınız zaman kaç yaşamı etkileyeceksiniz?
Sizi takip eden nesiller üzerinde nasıl bir etki bırakacaksınız?
Son nefesinizi vermeden önce arkanızda bırakacağınız imza ne olacak?Tek kelimeyle süper seri arkadaşlar...
10.04.2007

Merhaba. Baba ve Piç'i arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine büyük bir merakla okudum. Bir Hacettepe İngiliz edebiyatı öğrencisi olarak -bölümün kazandırdığı "her şeye farklı acılardan bakma" anlayışı üzerinden kitaba genel olarak bakınca başta hemen kapaktaki resimle, olayların kurgusuyla, yaşanmışlıkların içiçeliğiyle, her bir düşüncenin hareketin en üç noktasına kadar yapılmış tasvirlerle ve bunun yanı sıra zengin kelimelerle gayet sürükleyici bir kitap.
Amma velakin "soykırım" sözcüğünün sürekli tekrarlanması beni kızdırmadı değil. Elif Safak bir söyleşisinde "ben tarihci değilim" demiş ama Ermenilerin tarihinden, kayıplarından, acılarından bahsederken, 1915 yılında (Türk tarihcilerinin yanısıra Amerikalı tarihciler tarafından da kabul edilen) en az ermeniler kadar hayatını kaybeden onca türkün, şuanda bile yaşadıklarını anlatırken göz yaşlarını tutamayan yaşamlarının son anlarını bu acılarla yasayan o yaşlı insanlarla da en az ermeni genclerle ve ermeni-amerikalılarla vakit geçirdigi kadar sohbet etmis olsaydı kitaptaki herhangi bir türk karakterini de tarihimiz hakkında bu kadar bilincsiz lakayıt göstermek yerine Kazancı ailesindeki bir türk kadınını da Armanus'a o zamanda türklerin de cok acı cektigini ve halen daha bunun acısıyla yaşamakta olduğunu ve bizimde aynı tarih içerisinde yaşamiş ve tarihten tamamen yoksun bireyler olmadıgimizi anlatabilirdi diye düşünüyorum. Hic değilse "soykırımı" sözcügü kitabın sonunda anlamını yitirmis olurdu. Boylece 1915'de yitirilenler icin her iki tarafta üzgün ve birbirlerinin acısını paylaşmış olurlardı. Kısacası türkler onlarin acisini herzaman icin (ermenilerinde yapması gerektigi gibi) paylaşır ama asla kayiplari icin özür dileme yükümlülüğü yoktur. Bunun yanisira sadece Ultra Miliyetci Filmlerin Gayri Milliyetci Senaristi adındaki bir karakter sadece 1915'te türklerden yana birkac aydınlatıcı birtakım bilgilerden bahsetmeye calısıyor ama konuşma bu karakterin baska nedenden dolayı dövülmesiyle son buluyor. Anlayamadıgım sey neden o kadar entellektüel gecinen bir grup orta yaşlı insanın bu konu hakkında bu kadar duyarsız bilinciz oldugu. Türkleri hic tanımayan bir okur olsaydım bütün türklerin bilincsiz, cahil, asalak, geçmişinden bihaber yasıyıp toplumuna sahip cıkmayan zavallı insanlar oldugunu düsünürdüm acıkcası.
Kitapta ikinci takildim nokta Elif Safak, Kazancı ailesini anlatırken bir kısmının tamamen dini bütün müslüman olurken diger kısmınınsa KEMALIST oldugunu soylemis. Acıkcası nasıl böyle bir karşilastirma yapabilmiş olduğuna şaştım kadım. Bu ne demektir? Böyle bir kıyaslama yapma söz konusu bile olamaz. Müslümanlıgın Kemalizmle alakası nedir?! Dindar bir insan Kemalizmi savunamaz mı benimseyemez mi? Eger burada karsilastirilmak istenen dincilikse bu noktaya bi aciklik getirilmesi gerekmektedir. Dindar olmak ve dinci olmak arasındaki farkı bilip ona gore yazmak ve karsilastirilma yapılacaksa buna göre yapmak gerekmektedir. Aksi taktirde yanlis anlasilmalara neden olur. Lütfen dini bütün bir müslümanin da kemalismin değerlerini savunabileceğini bilelim ve dikkatli olalım. Evet bu kitap bir tarih kitabı olmayabilir ama ojektif olmak adına lütfen kendi değerlerimizi hiçe saymayalım.

"Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir."
Mustafa Kemal Atatürk
“Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.”
Mustafa Kemal Atatürk.
10.04.2007

Yaz sıcaklığında ruhunuzu serinleten kitap...

Maeve Binchy’nin bu kitabı da motif motif işlenmiş bir dantel gibi incelikli, eşsiz... Hiç bir kitabında tek kahramanı olmayan Maeve’nin bu kitabında da birçok baş kahraman var ve bunlar bir yerde kesiştiğinde şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. Kendinizi her kahramanın yerine koyup pek çok duyguyu yaşayabileceğiniz tek kitap... Hemen alıp okumanızı tavsiye ederim ben ilk çıktığında aldım ve iki günde bitirdim. Doğrusu çok da güzel buldum.
10.04.2007

Arkadaşlar Yasemin hanım gelmiş geçmiş deneyimlerini paylaşan en gözde sanat kokan önemli bir şahıs.Ben okudum bu kitabı ve çok uzaklara gittim diyebilirm.Aşktan evliliğe uzanan gerçek bir yaşam öyküsü.Siz de Yasemin hanım gibi aşktan korkmayın olur mu kitapseverler?Saygılar...