Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Adem Artan Tarafından Yapılan Yorumlar
Genelde tarihimizi, özelde İlber Ortaylı'yı veya başka bir ifadeyle ilber Ortaylı üzerinden tarihimizi röportaj sürükleyiciliği ve sohbet tadında öğrenmek isteyenler için mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap. İlber Ortaylı ile sadece tarihi değil, aynı zamanda dünyayı da geziyor ve hem tarihi, hem de farklı coğrafyaları ABD'den Rusya'ya ve İran'a kadar dolaşıyorsunuz. Herkese tavsiye ederim.
NATO'ya girmemizle, ama özellikle 28 Şubat süreciyle başlayan kitap son birbuçuk yılda dönen dolaplara, açığa çıkartılan çetelerin perde arkasına ışık tutuyor. Kitapta Türkiye'nin tehdit değerlendirmelerini bu zamana kadar hep üyesi olduğu ittifakların, dolayısıyla ittifak ülkelerinin belirlediği, bunun güvenliksiz bir güvenlik veya başka bir ifadeyle halk için güvenlik değil de halka karşı güvenlik anlayışı doğurduğu ifade ediliyor. En az bunun kadar önemli olan başka bir husus ise devlet içinde veya dışında hukuk dışı, yani denetimden yoksun her türlü kurumun bir müddet sonra yabancı istihbarat güçlerinin sızdığı, sızacağı potansiyel alanlar olduğu bilgisi çok hayati.
Kitapta bu alanda yaşanan asker-sivil ayrımına, karmaşasına bir an önce son verilmesi gerektiği ve ülkemizin güvenlik ihtiyacının bu ikisi arasındaki ilişkiye, yardımlaşmaya bağlı olduğunu ifade eden Sayın Orakoğlu, bu hususta devletin milletiyle barışması gerektiğine de sıkça atıfta bulunuyor.
Türkiye'nin son on yılına demek iddialı olabilir; ama son birbuçuk yılı için bu kitap okunmalı. Heyecan ve sürekliliği de cabası.
Cengiz Aytmatov, birkaç kitabı değil, bütün kitapları okunması gereken bir yazar. Bundan dolayı Aytmatov'un kitaplarını tek tek alacağınıza set halinde almak en iyisi. Yanılmıyorsam piyasada bundan başka Aytmatov seti yok. Kaldı ki fiyatı da son derece uygun. Kaçırılmaması gereken bir fırsat. Zaten Aytmatov'un kitapları insanda bağımlılık yapıyor, o bakımdan en iyisi bu sete sahip olmak.
Sayın Ortaylı yine sohbet üslubunun sıcaklık ve samimiyetiyle hoş bir zaman yolculuğunda Osmanlıyı anlatmaya devam ediyor. Belki sizi korkutan, ağır gibi gelen yahut da merak ettiğiniz konuları İlber Hoca, öyle rahat; ama kapsamlı; fakat sıkmadan anlatıyor ki kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Böylesine ince ve öz; ama kapsamlı “başlangıç” kitapları, akademik tarihi “kalite”den taviz vermeyerek halkın ayağına getiriyor, yani popülerleştiriyor. Böyle kitapların sayısının artması dileğiyle, çünkü böylesi kitaplar engin tarih hazinemizin kapaklarını açan bir nevi anahtar vazifesi görüyor.
Kitap, belki de bir CIA ajanının kaleminden çıktığından olacak, pek açık değil, hatta oldukça muğlak olduğunu bile söyleyebilirim. Kitapta pek çok isme yer verilmiş olması dikkati dağıtıyor; ama değerli bilgiler de yok değil. Dönemin İran’ının nasıl sömürüldüğü, kamuoyunun nasıl yönlendirilebildiği, bunun için insanların nasıl kullanıldığı gibi bilgileri kitapta bulabiliyorsunuz. Tabi bütün bunlar için gerekli olan her türlü bilginin nasıl derlenip toparlandığı gibi zamanı geldiğinde de nasıl kullanıldığını kitapta görüyorsunuz. Ama kitabın kesinlikle sakin bir kafayla okunması gerekli, böyle bir durumda bile halkaların tamamen kavuşmayacağını düşünüyorum. Öyle sanıyorum ki kitabın yazarı, can alıcı kısımları özellikle kapalı bir şekilde geçiştirmiş. Bu konuda her merak ettiğinizi değil, sadece size verilen kadarını bulabileceğiniz bir kitap. Belki de böyle olması gerekiyor.