Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

seferi44 Tarafından Yapılan Yorumlar

27.10.2008

Timaşın Eğlenceli Bilgi serisi gerçekten de çocuklar için faydalı olduğuna inanıyorum. Onların heyecanlı yapılarına ayak uyduran bir kitap denilebilir. Bu kitapta yazarlık üzerine çocuklara birşeyler verilmek istendiğini görüyorum. Eğlenceli bilgi serisinin gelişmesi dileğiyle...
22.09.2008

Nasılettin Hoca adlı kitabı iki adet alarak, sevdiğim iki küçük kardeşime hediye ettim. Şöyle bir göz attığımda da çocuklar için güzel ve anlaşılır bir eser olarak buldum. Çocukların düşünmesini sağlayan, okuyup eğlenmelerinin yanısıra fikirler üretmesini amaçlamış bir eser olduğunu düşünüyorum. Bir bayram hediyesi olabilir :)
10.06.2008

Dr. Taner AKMAN’ın hayatından kesitler sunduğu bu anekdotları zevkle okuyacağınızdan eminim. Yer yer mizahi üsluplarla anlatılan anılar sizleri güldüreceğini düşünüyorum. Dr. AKMAN, hayatında zaman zaman yaptığı hatalardan da bahsetmiş. Doktorların bu yönüne de dikkat çekmiş. Üzülerek ifade etmem gerekir ki, bu hataların birçoğu ölümlere sebep olmaktadır. Dilerim bu kitabı okuyan doktorlar görevlerini çok daha iyi bir şekilde devam ettirme noktasında üzerine düşenleri yaparlar. AKMAN’ın özellikle ilk aldığı arabası “vosvosun” maceralarını okumak insanı daha da güldürüyordu. Tamir için götürdüğü arabanın motorunu önde bulamayan tamirci, “abi bu arabanın motorunu yolda düşürmüş olmayasın” diyerek tepkisini ortaya koyar :) Şu meşgale arasında biraz farklı bir eser okumak isterseniz, okuyun derim...
23.05.2008

Yazar kitabında yazıyla ilgili kendi görüşlerine de yer vermiş. Bazı arkadaşlarımız sanki bu kitabı okuyunca yazar olup çıkacakmışsınız gibi bir izlenim vermeye çalışmışlar. Ne kadar kaliteli olursa olsun, verdiği mesajlar ne kadar kaliteli olursa olsun; insanın yazma isteği yoksa iyi bir yazar olması söz konusu değildir. Bunu sevmek ve bunun için fedakârlık yapanlar ancak o seviyeye ulaşabilir.

Sevgiyle kalınız...
07.04.2008

Sevgisiyle ve icraatlarıyla halkı kendisine dost bilmiş. Protokolü halk ile arasında soğuk bir duvar olarak addedip bundan kaçınmış. Kendisiyle görüşmek isteyenler, randevusuz ve izinsiz odasına girebiliyormuş. Kitaptaki şu olay beni güldürdü:

Merakımı Gidermek İçin Geldim
“… Erzincan’a aynı yıl gelmiş, büyük acıları (deprem gibi) ve birçok evinci (Taşyol ve Başpınar Köprüsü gibi) beraber yaşamıştık.

Tirajlı bir dergimiz için onunla randevulaşmış, sabahın yedisinde Erzincan Valiliğindeki makam odasında röportaj yapmıştım. Mesai saati başladığında bizim görüşmemiz hâlâ bitmemişti.

Çat kapı giren bir vatandaşa yer gösteren Valimiz, ona çay ikram ettikten sonra nasıl yardımcı olabileceğini sormuştu.
— Benim sizinle bir işim yoktur. Televizyonlarda hep görürdüm kapısını çalmadan makama girilen vali diyorlar. Kars’tan gelip İstanbul’a gidiyorum. Hakikaten dedikleri gibi misiniz? Merakımı gidermek için geldim, deyince misafirin cevabı karşısında gözlerinden yaşlar akana kadar kahkahayla gülmüştü. (Fevzi Sarıçiçek, Önsöz Gazetesi 9 Eylül 2003)”

İşte bu satırlar, ne kadar da sevecen ve halkın içinden bir insan olduğunu göstermektedir. Keşke hayatta olsaydı da siyasetçilere siyaset dersi verebilseydi. YAZICIOĞLU, siyasi konulardan çok icraatlarıyla ilgilenmiştir. Zaman kaybetmenin hoş olmadığını düşünmüş ve ona göre hareket etmiştir.