Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ydasli Tarafından Yapılan Yorumlar
göl insanları kemal tahirin köylüyü ve köy yaşamını ele aldığı ilk kitaptır. diğer taraftan hikayeci anlatımada başladığı ilk kitaptır. yazar bu kitabında köylülüğü ve köy yaşamını okurlara masalsı bir dille tanıtmaya çalışıyor. önemli bir kitap köy toplumsal yapısını kavrayabilmek için okunması gerekir.
Gelişmiş ülkeler, azgelişmiş ülkelerde devleti küçültme aracı olarak da STK’ları kullanmaktadırlar. Bunu da azgelişmiş ülkelerdeki STK’lara para vererek yaptırmaktadır. Devlet merkezlerinin egemenlik araçları ellerinden alınıp, halk kitlelerinin merkeze olan güven ve bağlılıkları zayıflatılmalıdır. Ulusal yönetimler kısa devre edilerek, dünya egemenlerinin STK, Vakıf, Enstitü gibi örgütler aracılığıyla kitlelerle doğrudan ilişkiye geçmek, daha ekonomik ve daha kalıcı bir yöntemdir.
Gelişmiş ülkelerde devletin küçültülmediğini, aksine toplumsal ve ekonomik alanda daha etkin hale getirildiğini görmekteyiz. Çok Uluslu Şirketlerin (ÇUŞ) rahat bir şekilde ülkelerin pazarlarına girebilmesi için arkasında güçlü bir devlet yapılanmasına ihtiyacı vardır. Bu da şu demektir: Neo-liberal ideolojiye bağlı olarak gelişen ana slogan olan “Daha Az Devlet Daha Çok Toplum” sloganı batılı gelişmiş devletler için, “Daha Çok Devlet Daha Az Toplum” halini almıştır.
Ulus-devlet, neo-liberal politikalar sonucunda, otorite ve yetkilerin bir kısmını IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslar üstü örgütlere, bir kısmını da yerel yönetimlere, gönüllü kuruluşlara ve diğer sivil toplum unsurlarına devretmek zorunda kalmaktadır. Bu durumu, Micheal Hardt ve Antonio Negri İmparatorluk adlı metinlerin de şöyle ifade etmişlerdir: “STK’lar devlet iktidarının dışında ve sıklıkla bu iktidarla çatışma halinde olduklarından, küresel kapitalizmin neo-liberal projesiyle çelişmez, ona hizmet eder. Küresel sermaye ulus-devlet iktidarına yukarıdan saldırırken, STK’lar paralel bir stratejiyle aşağıdan saldırır ve neo-liberalizmin cemaatçi yüzünü gösterir.”
Smith, Ulusların Zenginliği adlı ünlü metinde devletin işlevlerini üç temel alanda sıralar: birincisi, “toplumu diğer bağımsız toplumların şiddet ve istilasından kurtarma vazifesi, ikinci işlevi, toplumun her üyesini mümkün olduğu oranda toplumun tüm diğer üyelerinin baskısından ve adaletsizliğinden koruma veya adaleti tam olarak yönetme vazifesidir, üçüncüsü ise, çoğu zaman toplumun geneline çok büyük yarar sağlamakla birlikte kârı hiçbir bireye veya küçük bireyler grubuna, yatırılan maliyeti geri ödeyemeyeceği için her hangi bir bireyin veya küçücük bireyler gurubunun hiçbir zaman inşa etmeyeceği veya bakımını yapmayacağı kamu yapılarının veya bazı kamu kurumlarının inşasını ve bakımını yapmaktır.” Smith’in belirlediği bu üç işlevi bir başka şekilde şöyle ifade edebiliriz: Ulusal savunma, iç güvenlik ve adalet, kişilerin bireysel çıkar peşinde koşma güdüsünün serbest piyasada üretimini gerçekleştirmeyeceği yollar, kanallar gibi belirli kamu mal ya da hizmetleridir. Düşünüre göre, devlet bu alanlarda işlev sahibi olmalıdır. Smith’e göre, devlet bu alanların dışında hiçbir alana müdahale etmemelidir.