Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Fulya Yılmaz
Merhaba! Ben Fulya Yılmaz, Felsefe Grubu Öğretmeniyim. 2010 yılından bu yana NLP ile başladığım eğitimcilik hayatıma, Eğitim Koçu ve Rehber Öğretmen olarak devam etmekteyim. Kitap okumak, okuduğum kitaplar üzerine sohbetlerde bulunmak çocukluğumdan bu yana en keyif aldığım şeydir. Sosyal çevrem ve öğrencilerim dahil olmak üzere kitapların içerikleri üzerine referans alınan ve bundan bahsetmekten mutluluk duyan biriyim. Kendimce oluşturduğum mütevazı kütüphanemdeki kitapları yorumlarken, yolunuza ışık tutmayı diliyorum. Sevgilerle.
Fulya Yılmaz Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu yıl ki en iyi okumalarımdan biri. Çok farklı yazılmış ve fazlasıyla ilgi çekici ilerleyen bir hikaye.
Britanyalıların Demir Çağ’daki yaşam formlarını deneyimsel arkeoloji metoduyla öğrenmek için bir araya gelen bir grup insan, Ingilizlerin atalarının eskiden yaşadıkları gibi yemeli, içmeli ve yaşamalıdırlar. Sylvie, anne-babası, bir profesör ve üç öğrencisiyle ilkel yaşamı en sade haliyle tecrübe etmeye çalışıyor. Ataerkillik ve gelenekselciliğin her zaman güvenilir olmadığı, bazen yıkıcı ve kırıcı olduğuna dikkat çekiyor yazar. Rausseau’nun ödev ahlakında açıkladığı gibi ‘Güç maddesel bir şeydir. Bundan nasıl bir ahlak çıkabilir, bilmem.
Ayrıca öğrencilerden biri olan Moll karakteriyle empati, yardımlaşma ve dayanışma duygularını harekete geçiriyor.
Sarah Moss’un kaleminin gücüne hayran kaldım. Çoğu satırda yüreğim burkularak ve şaşkınlık içerisinde sonlandı kitap. İlk okuduğum kitabı ve tarzını çok beğendim.
Görülmeyenler, önemsenmeyenlerin kalplerindeki umut ışığının hiç sönmeyişi..korkularına rağmen cesaretli duruşları, çektikleri acılara rağmen dayanışma içindeki kararlılıkları…Ne söylense eksik kalacak empatik buhranlar. Bu kitap onların… Bu kurguyu okumaktan çok keyif aldım. Antik Yunan’a ilgi duyan herkese ilk önereceğim kitaplar arasında.
Çok hareketli, bir o kadar durağan, fazlasıyla ilgi çekici bir hikaye, Tılsım. Latin Amerika’nın baskıcı rejimleri tarafından yaşamları örselenen nesillere ithaf edilmiş apaçık. Bolano’nun okuduğum ilk eseri ve diğerleri için sabırsızlandığım bir ilk okuma. Zeynep Heyzen Ateş’in kusursuz çevirisi ve Utku Lomlu’nun harika kapak tasarımıyla.
Kitap genellikle örnekler üzerinden ve yıllarca biriken terapi seansı notlarından ilerliyor. Erkeklerde biraz daha empati ve özkontrol olsa, durumları biraz daha iyi okuyabilseler, daha az öfkelenip, eylemler yerine sözcükleri kullanmaya kararlı olsalar, erkek şiddetinin büyük oranda önlenebileceğini söylüyor. Bu dikkatli yaklaşım uyarılarına tüm kalbimle katılıyor ve sağduyunun ne denli önemli olduğunu umursayan herkes için okunmasını diliyorum.
Deyimi yerinde, dünyayı bütünden ayrı tanımlanabilir parçalar halinde görme yeteneği olan bir karakter. (Fakat ilerleyen süreçte karakter tam bir obsesif kompulsif bozukluk örneği gibi.)
Açıkçası sanatsal yönden eleştirilmeyi de psikolojik bir incelemeyi de hak eden türde bir kitap. Ayrıntılara aşık bir adamın ürettiği kaygı, gerginlik, kendini tekrarlayan davranışları, ritüeller veya rutinleriyle kendi hazin sonuna attığı imza ile sona erer bu eser. Okunabilir, farklı…