Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Bahadır Cüneyt Yalçın Tarafından Yapılan Yorumlar

"Kara mizah" diye bir şey var. Her ne kadar bunun bildiğimiz mizahtan çok da ayrı tutulamayacağını düşünsem de ağlayacak halimize güldüren yapıtlar yahut yüreğe yoğun bir huzursuzluk veren karamsar esprilerle dolu eserler bu başlığı işaret eder. Bu bakımdan Vonnegut'tan daha iyisini, daha doğru bir ifadeyle; bu alanda çok çalışmış, çok eser vermiş başka birini daha bilmiyorum. Bu kitap bir tiyatro oyunu. Hiç duymamıştım oyun da yazdığını. Çevrilmiş olması harika. Okurken başkarakter yerine sürekli gözümde Trump gibi birisi canlandı. Yazar, karakteri kurarken Hemingway'den ilham aldığını söylemiş. Sonuçta yine acı acı güldüren, nefis bir text. Amerikan erkeklik kültürünün karanlık yanının hicvi. Ama mevzu bitmedi, ABD'de ve dünyada daha kötüsü de oldu, olmaya devam edecek. Kader başka türlü yazılsaydı da üstad 2016'dan sonrasını görseydi herhalde "Keşke 2007'de ölseydim de bugünleri görmeseydim" derdi.
Ülkemizde sinema camiasının görece konformist koltuklarından kalkıp bu sanatın kırık dökük ve bu yüzden istemeden komik örnekleri hakkında kalem oynatan nefis bir kitap. İlk sayfalarda müthiş bir üslupla karşılaştığın için çok heyecanlanmıştım. Kitap boyunca güldüm, “vay be” dedim ve cahilliğime küçük küçük merhemler sürdüm. Yazar bu “kötü kötü filmleri” seviyor. O sevdikçe sanki siz de seviyormuş gibi okuyorsunuz. Kitap 2 konuda da takdire şayan: İçerik + biçem. Çağdaş edebiyatın en renkli kalemlerinin dikkate değer bir miktarının Fatih Bey gibi “sinema eleştirisi” alanından geldiğini görmek ilginç ve güzel.
Orta yaş erkeklerin cinsel sorunları konusunun edebi yansımasını yeterince eğlenceli buluyor yahut kurgusal bir İngiliz sitkomu senaristinin yaşamını okumaya bir şans vermek istiyorsanız size uygun bir kitap. Ben bu iki konuya da özel bir yakınlık hissetmiyordum ama Lodge’un en akıcı ve esprili kitaplarından biri olduğu kesin.
Herhalde bu kadar ciddi yazılmış bir hiciv kitabı okumadım. Konu başından sonuna kadar komik ama yazar hiçbir şekilde tebessüm etmemiş yazarken, gülmesini ustaca tutan tiyatrocular gibi. Her cümle, her kelime son derece nötr. Karakterler espri yapmıyor, zaten doğru dürüst çizilmiş bir karakter de yok. Çok acayip. Sevdim. Böylesini ilk defa görüyorum. Bu durumda mizah bir üslup mudur tartışması gereksizdir. Üslupta sıfır mizah ama bu roman kapı gibi mizah romanı.
Okurken hüzünlendim. Basketbolla dolu bir hayat hikayesi okumayı beklerken medyada yaşanan çekişmelerin insana kasavet veren yankılarını duydum. İyi yazılmış, eli ağzı düzgün bir otobiyografi elbette ama medyanın hali pür melali hakkındaki gözlemleri bakımından gri bulutlu bir eser. Yazar sık sık savunmaya geçmiş, kırgınlıkları ön plana çıkmış. Oysa düşününce kazandığı maçlar, attığı üçlükler ve ceza sahası dışından attığı goller epeyce çok.