Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-34538 Tarafından Yapılan Yorumlar

09.04.2010

Güzel bir çalışma. Lakin, sadece içinde konu edinilen insanlar haricine o kadar faydası olacağını düşünmüyorum. Satın almıştım fakat, baktığım zaman bana katacak pek birşey bulamadım; ondan ötürü kitap içinde ismi geçen bir ağabeye hediye ettim.

Yine de alanında önemli bir eser olmuş...
13.01.2010

Kitabın ismi çok iddialı! Kitaba teveccüh etmemiz de isminden geliyor zaten. Acaba yazar, kitapta namaz namına neleri ele almış, neleri önemsemiş ve özümseyerek okuyucuya sunmuş? Yine isminden çıkarımımız şu oldu ki, araştırma mahsulü bir eseri andırıyordu. Bu düşünce yoğunluğunun kuşatması altında eseri elde ettik. Okumaya başladığımız vakit, kırık hayallerimizin parçaları bir bir önümüze düşmeye başlamıştı.

Eser bol başlıktan oluşan kısa kısa denemelerden müteşekkil. Ve denemelerin çoğunluğu gayet kısa. Sair zamanlarda ele alınmış yazılarla, kitap örülmeye çalışılmış. Düzensiz bir konu yayılımı olmuş eserde. Bir oraya değinilmiş bir buraya, caiz tabirle. İsminden ötürü orijinal bir eser olacağını düşlemiştik. Ama düşümüz, düştü maalesef.

Eserin sonuna kaynakça konulmuş. Anlıyorsunuz ki, farklı eserlerden faydalanılmış. Bu çok güzel bir şey tabi ki. Lakin kitabı okuduğunuz vakit, hangi bölümün/hangi sözün kime ait olduğunu anlayamıyorsunuz. Yani durum şu ki, yazarımızın fikirleriyle alıntılar birbirine karışmış oluyor. Okuyucu yazarın kendi fikrini anımsamayabiliyor. Kanaatimce bu durum, uygun bir durum değil. Alıntı yapılan şahsiyetlere haksızlık olacağını düşünüyorum. Çünkü okuyucu bütün fikirleri kitabın yazarına ait olarak düşünecek ve eserinden alıntı yapılan şahsiyetin söyledikleri ya da kendisi askıda kalacak.

Yazar Bakiye Marangoz’a ait Yolcu isimli yazıda o kadar çok anlam kayması ve o kadar çok anlaşılmayan ibare var ki saymakla bitmez. Diğer denemelere göre daha uzun olmasının yanında, bir-iki kez dönüp okuduğumuz halde yine yazarının ne anlattığını, ne anlatmak istediğini anlayamadığımı üzülerek belirtmek istiyorum. Bu durumu yazarımız Ömer Naci beyin önemsemesini rica ediyorum.

Ayrıca, yazarımız Namaz Platformu yazarlarının-konuşmacılarının birkaç yazı çalışmalarını eklemiş kitaba. Kanaatimce bu eklentilerin de yeri uygun düşmemiş. Kitabın sonuna, ek yazılar olarak eklenebilirdi. Ama yazarımız böyle uygun görmüş, fazlaca bir söze hacet yok.

Her şeye rağmen yazarımıza şükranlarımı sunuyor ve önemi haiz değerlerimizi konu edinen daha nice güzel eserlere imza atmasını temenni ediyorum.
12.01.2010

Kitabın ilk sayfalarında ayet-i kerimelerin ağırlığı hissediliyor. Sonrasında “kıssalı hadis-i şeriflerin şerhi” tadında bir ilerleme var. Bu tutum farklı bir tad vermiş kitaba. Kitabın ortalarına gelindiğinde Kur’an kıssalarına yerini bıraktığı görülüyor hadislerin.

Kur’an Kıssalarından Bize Yansıyanlar başlığının ilk paragrafı, bir önceki başlığın son paragrafı olsa gerek; dizgide gözden kaçırılmış olabilir. Çünkü dikkatli okununca başlayan konuyla ilişkili olmadığı anlaşılır.

Talut – Calut kıssası çok güzel ele alınmış. Kitabın ana düşüncesi bu bölümde yatıyor zaten. Yazarı, burada hassaten tebrik etmemek haksızlık olur; gerçekten vurgular ve anlatım takdirlik... Talut – Calut kıssası bölümüne kadar kitap için, “farklı bir şey yok, bildiğimiz şeyler, hatırlatma babında bir kitap olmuş” diye bir düşünce geçiriyordum içimden. Gerçekten bu kıssa çok ince bir eleme-süzmeyle konu edinilmiş.

Sonuç bölümü, acelece yazılmış ve kitap hemen baskıya verilmiş, düşüncesine sevk ediyor okuyanı. Zira anlam ve tashih hatası çok olmuş. Bazı bölümleri anlamaya zorlandığımı ve en az üç kez okuduğumu söyleyebilirim. Ayrıca, sonuç bölümü kitabın ana temasından kopuk duruyor. Farklı bir zamanda, farklı bir meseleye değinilmiş gibi.

Kitap genel olarak öğüt ve hatırlatma ağırlığını taşıyor. Dikkat çekmeyen birçok “sınanma” mevzuları ele alınmış ve okuyucunun tefekkürlerine sunulmuş.

Yazarımıza başarılarının devamını diliyoruz Rabbimizden. Daha nice öğütvarî eserler kaleme almasını ve nazarlarımıza sunmasını temenni ediyoruz.
12.01.2010

Kitap, isminden akademik bir çalışma olduğunu andırıyor. İsmi kadar dikkat çekici bir içeriğe sahip kıymetli bir eser, el-Munafikun. Sahasında ilk olma özelliğini taşıyor, diye düşünüyorum. Güzel bir araştırmaya tabi kalınarak oluşturulmuş. Zengin bir kaynak taramasıyla okuyucunun nazarlarına sunulmuş.

Eserden fazlaca yararlandığımı söylemek isterim. Hassaten konularla ayetlerin ve hadislerin birleştirilmesi, ayet ve hadisleri daha iyi anlamamıza ve kavramamıza vesile oldu. Evvelinde, belki çokça okuduğumuz ayetlerdi kitapta sunulan ayetler. Ama olaylar örgüsünün hemen akabinde verilmesi kavrayış gücümüzü pekiştirdi. Mesela, “bunun üzerine Allah şu ayetleri indirdi.” ifadesi çok yerde geçmektedir. Şu halde yazarımıza ne kadar teşekkür etsem azdır. Şunu anlamış oluyoruz ki, ayetlerin sebeb-i nüzulü çok önem arz ediyor. Yazar bunu bilhassa önemsemiş kanaatindeyim.

Alanında önemli bir yere sahip olan bu esere teveccüh edilmesi istirhamındayım. Kitabı okuduktan sonra şöyle düşünmemek elde değil; günümüzde bir insan niye münafık olsun ya da niye münafıklık yapsın? Çünkü sakınacağı/çekineceği İslamî bir kuvvet mekanizması yok. Herkes istediği melaneti, istediği şekilde ve ortamda işleyebiliyor. Ona, İslam adına bir kişinin müdahale etme yetkisi var mı bugün ki sistem içerisinde? Ama öyle ya, huylu huyundan vazgeçmez ki! Köklü bir şahsiyetsizliktir münafıklık; birileri bir şekilde bunun müdavimliğini yapacaktır.

Ez cümle, Rabbimiz cümle nifak sözlerinden, işlerinden ve nifak ehlinden bizleri ırak eylesin. Hakiki ve öz Müslüman olmamızı üzerimize nasip eylesin. Tüm nifak ve fitne odaklarına karşı feraset, basiret ve teyakkuz hali versin.
04.11.2009

Ahmet Sait Akçay beyefendinin Bellekteki Huriler kitabında ve sair dergi-gazete yazılarında İslami romanların ya da hidayet romanlarının diyelim, eleştirisini yaparken, devamlı atıfta bulunduğu ve özelikle dikkatleri çekmek istediği bir romandı Halkaların Ezgisi.

Ahmet beyin atıflarına dayanamayarak kitaba ulaştık sonunda. Roman çok farklı geldi bana. Dili karışık. Yazarın düşünceleri de karışık geldi bana; meramını tam olarak ya anlatmıyor ya da anlatmak istemiyor zehabına kapılıyor insan. Bir iç hesaplaşmanın romanı olarak tavsif edebiliriz kitabı.

Okumaya ve süzülmeye değer umarım ki.