Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-34538 Tarafından Yapılan Yorumlar

04.11.2009

Bekle Beni İstanbul isimli öyküdeki kahramanımızın hastanedeki hallerinin en ince ayrıntısına kadar yansıtılması tarafımdan hoş karşılanmadı. Ve hatta kahramanın istifra etmesiyle ilgili bölümde inanın midem kalktı ve okumayı durdurdum. Ne gereği vardı bu kadar ayrıntıya, diyerek kızdım yazarımıza...

Yine aynı öyküde, öykünün başlangıcında kahramanımızın çocuklara bakıcı arama serüvenine girmesi, okuyucu tarafından sanki ileriki zamanlarda kahramanımız bakıcı olayından pişman olacakmış gibi anlaşılıyor. Ama sonlara geldiğimizde, bakıcı olayındaki ısrar devam ediyordu.

— Yedi Kara Haziran isimli öykünün sonu belirsiz bitiyor. Beklenilen şahsın bir türlü gelmemesi, ne halde olduğundan bîhaber olunması ve bu belirsizlikle öykünün son bulması okuyucunun öykünün eksik kaldığı düşüncesini doğuruyor.

— Masum Suçlu isimli öyküdeki “ayna” tanımlamasının çok orijinal ve çok güzel bir tasvir olduğunu belirtmek isterim.

— Bir Nisan Davetiyesi isimli öyküde, dile getirilen kırılmalar, dökülmeler hakikaten insanın içini burkuyor. Ne oluyor bizlere, neler oluyor böyle, dedirtiyor mümin yüreğe. Dünya hayatının seyr-ü seferinde, Hakikatin şahitliğinden azad olmanın sevdası düştü yüreklere/zihinlere/beyinlere/bedenlere/ömürlere… Rabbimiz mağfiret eylesin cümlemize bu hallerimizden ötürü.

— Plastik Aşklara İnat isimli öyküye geldiğimde, kendi kendime dedim ki; “Nehir Hanımın usulüne iyiden iyiye aşina olduğumu düşünüyorum. Bakalım olayın sonu nasıl bitecek?” Ve nitekim tahayyül ettiğim üzere öykü, mezkûr şahsiyetin teşrifiyle nihayetlenmişti.

Öykülerin hepsinde umut ve sevda önplanda, tam mümince duyarlılık arz ediyor kahramanlarımız…

28 Şubat döneminin ve özellikle dönemin en büyük remzi olan “Başörtüsü”nün ağırlığı bariz bir şekilde öykülerde seziliyor. Bir tarihin şahidi oluyor öyküleriniz böylece.
23.10.2009

Müthiş bir beyin fırtınası var bu eserde. Zihnini ve kalemini en geniş haliyle konuşturan Alagaş, inançsızlara adeta çıkış yolu bırakmıyor. Bir çırpıda okuyup bitirilecek bir eser. Fakat olay ve kurgu örgüsü hemen öyle bir çırpılık değil. Birkaç kez okumaya müsait bir eser.

Ne denilebilir ki, buyurun varın okuyun kardeşlerim…
23.10.2009

Kur’an-ı Kerim üzerinde uzun yıllar yapılan araştırmalar ve değerlendirmeler sonucunda bu eser çıkmış ortaya. Önemli konu başlıklarına ayrılarak ayetlerin sıralandığı eser, bilgilendirme açısından değer arz ediyor. Aynı konulardaki bütün ayet-i kerimeler bir araya getirilerek araştırma yapan ve konuların meraklısını olanlar için bulunmaz nimet.

Bu meyanda kaleme alınan birçok eserden birisidir bu eser. Aziz dinimizin ana kaynağı olan Kitab-ı Kerimle ilgili tüm çalışmalar için yazarlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz ve hassaten Mehmed Alagaş’a…
23.10.2009

Memlekette telif eser olarak Tevhidi ve Şirki Kur’ana ve Nebevi Sünnete göre işlemiş, değerlendirilmiş, kaleme alınmış nadir eserlerden biridir bu. Bizden, bizim içimizden birisi olan bir Müslümanın gözüyle bu elzem konulara nazar etmek, tercüme eserlerden daha çok önem arz ediyor.

Alagaş’a hayır dualarda bulunuyor ve Tevhide yönelik eserlerinin devamını gelmesini istirham ediyoruz.
23.10.2009

Ebatı küçük, muhtevası ‘bir hayat’ bu eser, ciddi manada bize verilen hayatın en büyük nasip/fırsat olduğunu anlatmaya çalışıyor. Alagaş muhteremin tatlı diliyle daha bir anlam bulan bu eser, okuyucusuna az ama öz öğütler veriyor.

Okudukça dokuyoruz hayatı kardeşler…