Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-34538 Tarafından Yapılan Yorumlar

21.10.2009

Sanat Bilinci isimli eserinin genişletilmiş hali olan bu eser, sanata İslamî bakışı ve sanatın İslamî yönünü baz almaktadır.

Sanatın Müslüman gözüyle değerlendirilmiş hali için buyurun okumaya...
21.10.2009

AKAİDE GİRİŞ
İSLAM’DA BİLGİ KAYNAKLARI
DİN
İSLAM DİNİ
İMAN
ALLAH’IN BİRLİĞİ
İMAN ESASLARI
TEVHİD
TEVHİDİ BOZAN DURUMLAR VE ŞİRK
İNSAN
ŞEYTAN, KUR’AN-I KERİM’DE ŞEYTAN KISSASI VE CİNLER
OLAĞAN ÜSTÜLÜKLER VE BİLİNMEYENLER
İSLAM MEZHEPLERİ
AKAİDLE İLGİLİ KAVRAMLAR

Konu başlıklarından müteşekkil olan eser, yazarın "yaşarlığa" gitme yolundaki kaygısının göstergesidir. Akaid, yaşamı baz alır, ciddi, hakiki ve gereklidir.

Okumak ve anlamlandırmak temennisiyle...
12.10.2009

Albayrak bu hızlı eseriyle, günümüzde ideal bir Ebuzer profili çizmiş. Çabuk ve hızlı bir insanın romanı da, aynı minvalde çabuk ve hızlı olur elbette.

Okumak ve satır satır dokumak gerek Ebuzer ruhunu...
09.10.2009

-Kitap ve dolaysıyla konular, hala güncelliğini koruyor; Rabbim razı kalsın yazarından ve onu mağfiretinde konaklasın. Zaten okuduğum/bitirdiğim her kitabın son cümlesinin ardından yazarına muhakkak dua ederim, Allahım’ın razı olmasını dilerim ondan.

-Tekfir meselesiyle ilgili yaklaşım ve düşünceler çok güzel. Özellikle malum konunun son cümlesi takdirlik: Sonuç malumunuz! Onları İslam’dan, kendilerini de insanlardan tecrit etmiş oldular. Meselenin aynı mahiyette ve değişmeden yürümesi Müslümanlar adına çok acınası bir durum.

-Bilgi Koması başlıklı yazıdaki, “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a, yaptıklarınızdan ve yapmanız gerekirken yapmadıklarınızdan hesap vereceksiniz.” ipince sorgulayıcı cümle beni epeyce düşündürdü. Normal bir okuma sergilediğimiz için doğal olarak bu cümleden ve o iki satırlık uzunca noktalardan (……….) sonra kaldığımız yerden devam ettik. Fakat noktaların hemen sonrasında ard arda dizilen soru cümleleri, bizi tekrar o cümleye dikkat kesilmemize sebep oldu! Ve hakikaten çok önemli ve önemli olduğu kadar da hayati bir husus dile getirilmişti... Aynı konunun sonlarında, çoğalan kitaplardan ve aynı şekilde bollaşan okumalardan dem vurulmuş.

Daha, ümmet bazında ele alınan birçok yazının bulunduğu bu eser, okuyucusunu Haydin Cennete isimli son yazısıyla sarsıyor. İyi sarsılışlar dilerim…
09.10.2009

"Eylülde Gel!

Eylülde gel kitap okuyalım. Altını çize çize Ali Şeriati, Seyyid Kutup, Mevdudi, Hasan el Benna, okuyalım. Yoldaki İşaretler’e dikkat çekip, İslam’ın Elifbası'nı yeniden öğrenelim. Dört Terim’i hep birlikte mütalaa edelim. Mekke Rasullerin Yolu’nda ilerleyip, Şeytan ve Dostları’na lanet okuyalım. Ali Şeriati gibi Hacc yapıp, Safa ile Merve arasında say yapalım. İslam Ekonomi Doktrinleri oluşturup Mahir İz ile Yılların İzi diyelim. Meral Maruf’un Dullar Kampı’na uğrayıp Afganistan’da Cihadı Kuşanalım. Gençlerle Başbaşa verip Ali Fuat Başgil’i dinleyelim. Yaratılış serüvenimizi Bakara Suresinden okuyalım. Asr Suresi okuyup sohbeti kapatalım. Ketum davranıp yeniden şuurlanalım. Tevhid ve Şirk’i mutlaka Salih Gürdal’dan okuyalım. İhsan Süreyya Sırma ile Mekke ve Medine Dönemi’ne uzanalım yeniden. Eylülde gel kitap okur gibi gazete ve dergi okuyalım. Sınav geceleri mutlaka kitap okuyalım. Yağmur yağsın, ıslansın koltuklarımızdaki kitaplar. En çok da içinde tağut kelimesi geçen kitapları okuyalım.

Hadi eylülde gel kitap okuyalım."

Böyle diyor yazar Eylülde gel başlıklı mektubunda… Yazar bu eserinde kendi kuşağına olan özlemlerini kalemin diliyle sunmuş okuyucularına. Fena bir kitap değildi. İnsanları kuşak kuşak ayırarak masaya yatırmış; özellikle de (Kayıp Kuşak dediği) kendi kuşağını. Haklı yönleri çok, tabi isabet etmediği yerler de mevcut.

İyi kitap, güzel kitap, bir çırpıda bitirilecek bir kitap…