Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-34538 Tarafından Yapılan Yorumlar

16.07.2008

'Tevhidî duyarlığı bir davranış biçimine dönüştürememiş toplumlarda İslam, sadece zihni düzlemlerde varlık belirten bir etkinlik unsurudur. Bu gibi toplumlarda İslam, şartların müdahalesi sonucu parçalanmış bulunduğundan, din bütününü kuşatan yaklaşımlar yerine ancak parçalardan birini kuşatabilen yaklaşımlar seslendirilebilmektedir. Ulusal ve laik ideolojilere dayalı düzenlerin gündeminde iki tür İslam bulunmaktadır. Bunlardan birincisi dost bir İslam, ikincisi ise düşman bir İslamdır. Dost İslam, ilgili düzenlerin her alandaki uygulamasını büyük bir teslimiyetle kabul eden; düşman İslam ise, bu uygulamalara karşı çıkması ihtimali düşünülerek sürekli olarak baskı alında tutulan ve resmi dilde 'irtica' olarak yaftalanan bir İslam'dır.'

'İslam, kendisini seçen herkesten, her durumda bu seçimini en önde ve en başta tutmasını istemektedir.'

Tevhidi gerçekliğin ışığında dünyanın müreffeh bir hal alması içten bile değil. Şeytanî tavırları sürdümenin anlamı yok. Herkes aslına dönmeli ve Hakikate tutunmalıdır...
16.07.2008

- Bilinç ışıkları yanmadan özgürlük ışıkları yanmaz.
- Düşüşler ve yükselişler arasında anlam ufukları, bilinç ufukları.
- Karanlıklar ve aydınlıklar arasında aklın şafağı, ruhun şafağı.
- Yüzyılların sessizliği, yeni bir varoluş savaşı.
- Bilinç ışıklarını yakmak, aşk ışıklarını yakmak.
- Köklü bir din bilinci, köklü bir dünya bilinci gerektirir.

Bu başlıkların yer aldığı bu derunî eserde, Müslümanların yirminci yüzyıl boyunca yaşadığı serüveni anlamaya ve buradan hareketle bir gelecek bilincinin imkanlarının üzerinde düşünmeye çalışmaktadır. Müslümanlar, hafsalalarını zorlamalılar ve düşsel ufuklardan, gerçek ufuklara varmalılar.
16.07.2008

'İslam, bütün bir evrenin dikkatini yeniden üzerinde toplamaktadır. Allah'ın (Azze ve Celle) seçtiği aziz İslam milleti, bir yanda batılı müstekbirlerin, bir diğer yanda doğulu müstekbirlerin siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel saldırılarını bertaraf etmek ve yaşadıkları beldelerde Allah'ın (Azze ve Celle) adını ve hükmünü üstün tutmak üzere canlarını Allah'a (Azze ve Celle) adamış bulunmaktadırlar. Kendilerini Allah'a (Azze ve Celle) adayanlar için O'nun katında rahmet ve bereketler vardır. Allah'ın (Azze ve Celle) iradesine yönelen ve ondan başka bir irade tanımayan her eylem, bütün bir küfrü ve küfür ulusunu insanlık önünde hesaplaşmaya çağırmaktadır.'

İşte, bu günler İslam'ın, Kur'an'ın, Müminlerin günüdür. Bu günde nefes almak ne kadar enfestir inananlara...

'Karanlığı veren bir hayat batmaktadır. Aydınlığı veren bir hayat doğmaktadır. Gökyüzü muştulamaktadır bunu, yeryüzü muştulamaktadır.'
16.07.2008

'Hayatımızı, varlığımızı, kendisine borçlu bulunduğumuz Allah'ın (Azze ve Celle) iradesi doğrultusunda düzenlememiz kadar doğal bir durum düşünülemez. Kuşkusuz ki, hayatımızı inançlarımız yönetecektir. Bunun aksini istemek büyük bir zulümdür. İnançlarımız eğer hayatımızı yönetmeyecek, yönetemeyecekse Müslümanlığımızın ne anlamı kalır?'

Sesimizin yükselmesi için Evrensel vicdanın tınısını yakalamak icab eder.

'Müslümanlar, ilahi hakikatin, hikmetin, erdemin, ahlakın, bilincin anlamını en güzel şekilde insanlığa yansıtmakla emrolunmuşlardır.'

Bu espriye vakıf olunduğunda bütün zorlu meseleler çözümlenecektir biiznillah.
Bu eser, bunlarla ve daha fazlasıyla temellendirilmiştir.
16.07.2008

İslamcılığın özeleştirisi yapılmalıydı, yapılmak zorundaydı; çünkü İslamcılık bu ülkenin bir gerçeğiydi. Bu gerçekle yüzleşmek gerekiyordu; hem içeriden hem de dışarıdan bir bakışla. Bu ülke sahil-i selamete çıkmak istiyorsa, İslamcılar, İslamcılığın bu ülkenin gerçeği ve geleceği olmasını istiyorlarsa, İslamcılığı konuşmak zorundaydı. Bu düşünceler içerisindeyken Cihan Aktaş "Seni Dinleyen Biri"yle çıkageldi; bizi ve bizleri konuşmak için. (E. Bayraktar)