Toplam yorum: 3.285.254
Bu ayki yorum: 6.780

E-Dergi

Necmi Çoban Tarafından Yapılan Yorumlar

06.03.2003

Amin MAALOUF Lübnan doğumlu bir yazar. Bununla birlikte gençlik döneminden itibaren yaşamaya başladığı Fransa onu özünden ve kültüründen koparmış. Hatta yozlaştırmış demek de yanlış olmaz. İnsanın kalbi başka, kafası başka türlü olunca böyle romanlar yazması da gayet tabii. Bilmediği ya da yarım yamalak bildiği konuları kullanarak tarihi roman yazmak iş değil. Yazacaksan böyle bir roman oturur tarihi gerçeği yazan, güvenilir kaynaklardan araştırır ve ona göre hikayeni bina edersin. Yok eğer zırvalayacaksan gider kendi kültürünle, tarihinle bir kurgu yaparsın. Gidip de şanlı Türk tarihine dil uzatmak onun gibi bir oryantalistin harcı değil, aslında kimsenin buna hakkı yok. Yavuz Sultan Selim'i işgalci, askerlerini de halkın ırzına geçen vahşiler gibi göstermek Türk tarihine atılmış pis bir iftiradır. Ayrıca Endülüs'teki zulümde Osmanlı'nın parmağını bile kıpırdatmadığını yazması ise başka bir hezeyanın sonucu olarak karşımıza çıkıyor. İlerleyen bölümlerden birinde İstanbul'a elçi olarak gittiğinde orada yaşamakta olan kırk bin Endülüs'lüyü ise açıklamıyor zavallı yazar. Bir Osmanlı şehzadesinin dul eşi ile kahramanını evlendirmeyi de ihmal etmiyor tabii bu arada. Gerçi yazarın karakteri ile romanın baş kahramanı arasındaki paralellik de durumu açıkca ortaya koyuyor. Yeri gelince müslüman, yeri gelince hristiyan olan dönek bir adamı da böylesi bir yazardan görmek hiç de şaşırtıcı değil! Keşke tarihi gerçeklere uygun olarak kendi kahramanını konuya entegre etseydi. Hiç değilse biraz okunulurluğu olurdu kitabın.
17.02.2003

Türk Edebiyatı'nın şüphesiz en önemli simalarından birisi olan Peyami SAFA'dan yine muhteşem bir eser. Kitaplarında yaptığı psikolojik tahliller ile bilinen yazar bu özeliğini hiç esirgemeden bu eserine yansıtmış. Romanın kahramanı Ferid ya da Ferit. Bu d/t farklılığı ana karakterdeki çelişkilerin de temelini oluşturuyor. Dört yıl okuduğu tıp fakültesinden felsefe okumak için ayrılan Ferit'in hayatının da bu iki bilim dalı kadar zıtlaşmasını anlatan yazar mekan olarak da çoğunlukla ucuz yollu bir pansiyonu seçmiş. Burada ikamet eden sakinlerin de irdelendiği romanda Matmazel Noraliya'nın adı ancak romanın son üçte birlik kısmında geçiyor. Bu kısım tarz itibariyle Yalnızız romanını çağrıştırıyor. Konunun akışı kesilerek bir anda değişerek Matmazel Noraliya, diğer adıyla Nuriye Hanım'a geçiliyor. Mistik halleri görülen bu kadının hayat hikayesi ve anıları yazdığı günlüklerden takip edilerek bir sis perdesinin aralanması sağlanıyor. İnsana biraz yarım kalmış hissi verse de ilginç konusu ve psikolojik tahlilleri ile öne çıkan bir roman.
17.02.2003

Tanzimat Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden olan Halid Ziya UŞAKLIGİL'den hikaye türünde bir eser. Aslında kitabın türüne hikaye demek de biraz zor. Kitabın girişinde yazarının da belirttiği gibi kitap makale ve hikaye arası bir tür gibi. İçinde geçen ihtiyar dostun Halid Ziya olduğunu anlamak okuyucu için hiç de zor değil. Bununla birlikte kitabı okurken bende ihtiyar dostu ziyaret edenin de Halid Ziya olabileceği ihtimali belirdi. İçinde işlediği konularla yazarın her telden çaldığını da belirtmeliyim. Özellikle Türkiye ile ilgili bir yazısı çok dikkatimi çekti. "Ne zaman Türk milleti iyi bir trend yakalasa önüne örümcek ağlarından tuzak örülür." fikri tam da gerçek durumu yansıtan bir tablo olarak önünüze çıkıyor. Bir fikir adamına da böyle doğru tespitler yapmak düşerdi zaten. Sonuç itibari ile o zamandan bu zamana uzanan ve hala geçerliliğini koruyan bu makaleleri okumak herkes için bir getiri sağlayacaktır.
05.02.2003

Serinin beşinci kitabı tam tamına onyedi tane öykü içeriyor. Bunlardan ilki Yüksek Ökçeler. Henüz onüç yaşında iken kendisinden 55 yaş büyük bir adam ile evlendirilen, boyu kısa bir kadının yüksek ökçeli iskarpin giymeye başlaması hikayenin başlangıcını oluşturuyor. Ana tema olarak işlenen : görmek istemediklerimizi farketmemek için hasta da etse yüksek ökçeli iskarpin giyersiniz. Dünyanın Nizamı öyküsü ise bir genç kızın günlüğünden alınmış. Özü itibari ile hikaye bir rahatsız eden olmayınca çalışmanın ve verimin olmayacağını anlatıyor. Bekarlık Sultanlıktır'da ise yazar deprem sonrası bir mahallede yaşanan sosyal olayları kaleme almış. Türkçe Reçete öyküsü ise kadınların en ciddi hastalıkları ve bunların tedavileri üzerine eğlenceli bir hikaye. Nişanlılar evliliğin aşkı öldürdüğü tezi üzerine bir trajikomik anlatı. İnsanlık ve Köpek ise batının kendini beğenmiş insanının pozitif ilimleri ne kadar ters kullandıklarını anlatan doğru bir hikaye olarak karşınıza çıkıyor. Acıklı Bir Hikaye ise İngiliz Edebiyatı'ndan bir alıntı olarak yazarın çevirdiği bir öykücük. Bu öykünün sonunda da kıssadan hisse olarak bir halt edenin bunu ilan etmesinin zararı anlatılıyor. Pireler'de ise Türk ilim adamlarına dokundurmalar yer almış. Mermer Tezgah'ta yazar 15 yıldır mermer tezgah üzerinde çalışan ve keserini hiç mermere vurmayan bir marangoz ustasını anlatıyor. Canib Bey gibi gözlem gücü ve muhakeme yetisi kuvvetli birinin bu ilginç olaya son verişi eğlenceli bir dille kaleme alınmış. Rütbe'de ise "La grade degrade" cümlesinin irdelenmesi var. Rütbe haysiyetsizliktir gibisinden çevrilen bu Fransızca cümlenin açıklaması yaşanan bir olay ile nasıl aydınlandığının hikayesi anlatılıyor. Uçurumun Kenarında bayanların giyinme ve süs merakı üzerine bir kadının diğerine öğüdü şeklinde cereyan eden bir öykü. Cesaret yine komik öykülerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Burada işlenen konu ise iri cüssesine rağmen at sineğinden korkan bir adam anlatılıyor. Düşünme Zamanı trajikomik bir hikaye olarak kitapta yer almış. İki eski kabadayının buluşmasını anlatan öykü okuyucunun düşünme üzerine kafa yormasını sağlıyor. Horoz öyküsünde Dünyanın Nizamı öyküsünün öncesini anlatırken erkek-horoz benzetmesini yapılmış. Tavuklar'da ise insanların peşin hükümlü olmalarının yanlışlığı gösteriliyor. Aşk ve Ayak Parmakları her insanı bir hayvan profili olarak gören bir adamın evlilik macerasını anlatıyor. Antiseptik'te ise kendisinden hayli büyük bir adamla evlendirilmeye çalışan bir kızın adamın küçültülen yaşını ortaya çıkartması komik bir hikaye olarak okuyucuya sunuluyor. Netice itibari ile daha çok komik öyküleri barındıran bu kitap günlük hayattan sıkılmış kişiler için ilaç hükmüne geçecektir.
03.02.2003

Tarihi romanları ile tanınan yazarın Osmanlı'nın bu talihsiz şehzadesini anlattığı romanı : Cem Sultan. Büyük Osmanlı padişahı Fatih'in en küçük oğlu olan Cem Sultan'ın taht sevdası romanın başlıca konusunu teşkil ediyor. Fatih'in son günlerinden başlayan roman iki kardeşin, büyük şehzade Bayezid ile Cem Sultan'ın taht mücadelesi ile devam ediyor. Ortanca şehzade Mustafa'nın daha önce vefat etmesi üçlü geçmesi muhtemel bir taht kavgasını iki ile sınırlamış. Bu arada tarihi romanda yer yer, hatta daha fazla olarak Cem Sultan'ın aşk hikayelerine de yer veriliyor. Okuyucuya dipnotlarla konuya tarihi açıdan belgelerle yaklaşıldığı da hissettirilmiş. Bir milletin tarihini bilmesi onun devamı için önemlidir. Bu ilkeden yola çıkarak bu tür eserleri okumanın gerekliliğini ortaya koyabiliriz. Romandan çıkarılacak en büyük ders çevresinde işi bilen, sadık ve de gözüpek insanlar olmadan büyük bir mücadelede başarılı olunamayacağı.