Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Dikkat !!! Tarafından Yapılan Yorumlar

12.08.2006

Bir Ahmet Altan okuyucusu olarak Sudaki İz adli eserin toplatilip yakilmasina ilk duydugumda çok üzüldüm... Müstehcenlik hayatimizin her kösesinde var ama Ahmet Altan yazinca nedense daha göze batiyor... Kitabin eski haline getirilip yayimlanmasini istiyorum... Tek dilegim bu... Tesekkürler...
12.08.2006

bence...
Zaman zaman yaşadığımız kötü olayların bizim hayatımızı ne denli etkilerse etkilesin, sonucunda o acıların da bize öğrettiği bir şeyler olduğunu ve çoğu zaman bunlardan ders çıkarmamız gerektiğini öğrendim. Dışarıdan bambaşka bir olaymış gibi görünmesine rağmen yaşanan her şeyin bir sebebinin olduğunu öğrendim. Bir gün hiç geçmediğin bir yoldan geçeceğin tutar ve o yolda bir insanın hayatını kurtarırsınız veya o gün oradan geçmekte olan birine aşık olursunuz. Her zaman iç sesimize ve duygularımıza kulak vermeliyiz.En cok beğendiğim deneme yazısı da “Yüzler Ve Kaderimiz”. Burada ise bir kişinin daha önce hiç görmediği bir insanı sadece uzaktan görerek nasıl olupta sevebilme ihtimalinin olduğundan söz ediyor. Bu yazıda yaşanmış gerçek bir olayı da yazar bize aktarmıştır. Bir insanın sadece bir kez, uzaktan gördüğü bir insana aşık olduğunu ve onun için ölümü bile göze alıp, hiç yok yere kendi canına kıydığını anlatıyor. Bu gerçekten herkesin yapabileceği bir şey değildir yani aşk uğruna ölüm her yiğidin harcı değildir. Ve son olarak denemede yazarın yazdığı şu sözler beni çok etkiledi: “Kaderimiz bazen bir başka yüzün ardında saklıdır.”
12.08.2006

Okumanız dileğiyle
Aşkı ve tarihi iyi harmanlamış bir eser. Kişileri ve mekanları 'dört mevsim sonbahar'ın aksine daha iyi işlemiş. Bu kitabı okuduktan sonra varsa sevgilinize daha iyi sarılacak yoksa arayışa geçeceksiniz. Cinsellik konuların arasına çok iyi serpiştirilmiş. Okunması gerekir.
12.08.2006

Ahmet Altan’ın “Karanlıkta Sabah Kuşları” adlı kitabı kendisinin iç dünyasının biyografisi gibi. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap çünkü; aşk, ölüm, sevgi, savaş, ihanet, isyan gibi duygular anlatılmış.
Kitabın ilk bölümlerinde aşk irdeleniyor. Aşk, insanı, karakterinin zıttı bir yöne sürükleyebilir. Aşık olan insan içtendir yani maskesiz. Aşık olan insan kendini sevdiği gibi insanları da sever ve ayrımcılığa karşı olur. İnsan, her aşık olduğunda sanki ilk defa aşık olmuşçasına yaşar. Aşık olan insanın gözleri farklı bakar. Aşk hayata anlam katar.
Yazar, filmlerden örneklere de yer verip yorumlamış. “Üç Numaralı Konçerto” adlı bölümünde “Shane” filminden bahsetmiş; özgürlüğe veda etmek, tutsakken özgür olmak, saf kalmakta direnerek özünü yitirmemek. Bahsedilen bir başka filmde Marcello Mastroni’nin başrolde oynamış olduğu “Siyah Gözler”. Marcello filmde bir bakıma kendini oynamaktadır; güzel kadınlarla birlikte olmakta ama karısını da hiçbir zaman terk edememektedir. İki filmi de uzun bir zaman önce izledim ve aklımda kalan her iki filmde de her iki baş rol oyuncusunun oyunculuklarında üstün bir performans gösterdikleriydi.
“Tanrının Yardımcıları” bölümündeyse sanattan, sanatçılardan bahsediliyor. Bir oyuncunun sahnede canlandırdığı karakterin gerçek yaşantısına yansımaları; bir yazarın yaratım aşamasında yaşamın dışında kalması; sanatın yaşamı estetik düzeyde anlatması ve sanat eseriyle buluşanların yaşamın anlamını keşfetmesi. “Hayal” bölümündeyse yazarın hayali anlatılmaktadır. “Ey Kavmim” bölümünde de yazar kavminin ikiyüzlülüğünden, suskunluğundan, sinsiliğinden, korkaklığından, duyarsızlığından şikayet ediyor. Yazar olmanın başlangıcını ve bugününü, yazıyla uğraşmanın sihrine de “Küçük İşaretlerin Sırrı”nda yer veriyor.
Savaş ve ölümün anlatıldığı bölümler… Bir İrlanda hikayesinden yola çıkılarak anlatılan savaşın korkunç yüzü, insanların kardeşlerini vuracak hale gelmesi. Ölüme başkaldırmayı bir meslek olarak seçen matadorlar ve onların simgesinde ölüme yakın olmak… En ağır ölüm olan çocukların ve gençlerin ölümüne isyan etmek…
İki sesimiz olmalı diyor Ahmet Atlan; savaşmak ve sevmek. Kitabının adı olarak seçtiği “Karanlıkta Sabah Kuşları”nda da güneşin her gün doğduğundan, her doğan günün de bir başlangıç olması, umudu, sevinci taşıması gerekliliğinden bahsediyor ve yaşamın beklenti içindeyken süreceğini vurguluyor. Ahmet Altan “Karanlıkta Sabah Kuşları” adlı kitabında daha birçok konuya değiniyor ve insanı yüreğinden yakalıyor
12.08.2006

Kalbimizin Sesi Ve Eleştirilere Cevap
İşte klasik bir Ahmet Altan eseri daha.Hiç bir yazar onun kadar kalbimize hitap edemedi.O geleceği parlak,zekası engin yzarlarımızdan bir tanesi...Ondan bir dakikamızı bile boşa harcamadan yararlanmamız gerekir.Elbette ki bazı eserlerinden hoşlanmayacakalar çıkacaktır.Bu gayet doğal bir durumdur.Eleştirmek de eleştirilmek de rencide etmiyorsa yazarı ve eserini yüceltir.Bu eserinde de aşkı,tutkuyu ve tarihi mükemmel harmanlamış.Bazıları eseri kadını hiçe saymakla suçlayabilir.Bunun nedeni suçlayan arkadaşların eseri tarihe göre yorumlamamalarıdır.Onlardan isteğim bu tür inceliklere dikkat etmeleridir."Osman kim?"Diye sormuş bir arkadaşımız.Bu soru arkadaşımızın kitabı tam anlamıyla okumadığını ortaya koymuştur.Kitaptaki kahramanlar sırlarını,duygu ve düşüncelerini öldükten sonra Osman'a anlatmaktadırlar.O kitabın gizli kahramanıdır.O aslında içimizdeki çelişkileri yüzümüze vuruyor ve bunu kimse duymuyor.Bunu da ancak Ahmet Altan başarabilirdi.Size son bir şey söylemek istiyorum:O'nu bütün kitaplarını okuyun