Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

napburemal Tarafından Yapılan Yorumlar

05.10.2006

Evet, gerçekten tam manasıyla tarihi sevenler için yazılmış bir eser, ortaçağın başlarından Timur, Beyazdı dönemine kadar Asya ve Avrupa’ya ait kısacası o zamanın zaten tek tarihiyle baş başa bırakıyor okuru. Sadece Hıristiyan dünyası değil, Müslümanlar da peygamber döneminden bugüne kadar tarihiyle ilgilenmiş. Ortaçağ krallıkları, İslamın yükselişi, savaşlar, kıtlıklar, Cengiz ve Timur fırtınaları. Kitabın müthiş bir akıcılıkta olduğunu söylemek zor, hatta tarihe ilgisi olmayan birini Avrupa krallıklarına ait bölümler sıkacaktır. Komplo teorileri yaratma, perde arkası deşme gibi bir özelliği de yok kitabın, olduğu kabul edilen olayları ayrıntıyla anlatıyor sadece. Bence bir başvuru kaynağı dahi olabilir, haçlıları mı merak ettiniz, dört halife dönemini mi, Osmanlıyı mı açın okuyun.
05.10.2006

Bana göre yazılmış en iyi Atatürk kitabı hatta Nutuk'tan önce okunması gereken bir eser belki.Atatürk'ün hayatını,kişilik özelliklerini,bir milletin tekrar devlet olmasını nasıl adım adım sağladığını müthiş ve tarafsız bir dille anlatıyor.Türk Devleti'nin kurucusu olan bir insanın en basit insanlarla olan ilişkilerine kadar her şey var bu kitapta.Biz gençler ulusumuzun önderini bu tarafsızlıkla ve bu güçlü edebi dille yazabilecek başka bir yazar başka bir kitap bulabilir miyiz bilmiyorum,bu yüzden kesinlikle kaçırılmamalı.Eğer kitap okumayı çok da sevmeyen ama bu ülkenin efsanevi önderini biraz daha fazla tanımak isteyen vatanına bir şeyler verme umudunu hala yüreğinde hisseden her Türk genci kesinlikle okumalı bunu en azından 29 Ekim,30 Ağustos gibi milli bilincimizin tavana vurduğu coşkulu günlerde bu etkiyle çoğumuzun okuyabileceğini düşünüyorum ve böyle günlerde hangi Türk genci kimmiş bu Atatürk ve ne yapmış diye iyice öğrenmenin kaygısına düşerse kesinlikle Lord Kinross'un müthiş kitabını sepete atmalı...
05.10.2006

Kitabın yazarı Alexandre Dumas'a, o roman zaten baştan öne geçiyor bence, üç silahşörlerle tüm dünyayı etkileyen yazarın bu kitabı da en az onun kadar başarılı. Kitabın anlattığı dönem Avrupa'da geniş etkileri olmuş, Napolyon dönemi, kahramanın sürgündeki Napolyon'a yardım ettiği gibi bir zanla hapse atılmasından bahsediliyor. Bu belki de hayatın nasıl süresi boyunca kötüye veya iyiye kayabildiğini, mutsuzun mutlu, fakirin zengin olabileceğinin hikayesi.
Baş karakterin yaşamındaki dibe vuruşlar, çöküşler ve toparlanıp, şahlanışlar, müthiş değişimler, hikayenin heyecanını hiç yitirmemesini sağlıyor. Yazarın müthiş edebi kurgusunun yanında sanki bir film tadı var kitapta. Ben çocukluğumda
okumuştum ama hala güzel bir kitap olarak hep hatırlarım, iyi bir yazardan iyi bir roman okumak isteyen kişiler, bence Monte Cristo'yu da kaçırmamalı.
05.10.2006

İkiye Bölünen Vikont kısa, insanı sıkmayan, akıcı bir hikayeye dayanıyor. Türklerle yapılan savaşta Vikont’un vücudu ikiye ayrılır ve bu iki parçadan biri iyi diğeri kötüdür. Kötü olan taraf bölgesini yönetirken diğeri de gelir ve işler karışır.
Kitabın ana felsefesi tam bir insan olmak için iki yönün de mutlak gerekliliği. Ne muazzam iyilikler, ne de berbat kötülükler paklamıyor herhalde insanı. Güzel bir serüvenin sonunda Italo Calvino insanın mecburi olan bütünlüğüne ulaşmasının önemini iyice açıklamış oluyor. Sorularla bırakıyorsunuz kitabı; ‘’hepimiz yarım mıyız, bu yarımlığı taşıyor muyuz, yoksa hayat bu iki yarımlıktan bir bütünlük çıkarma çabası mı? Atalarımız, üçlemesinin ilk kitabı bu, henüz ikincileri okumadım ama eğer okursam, ilk kitaptaki bu sorulara yazardan yeni sorular gönderilecek gibi kafama.
05.10.2006

Valerio Manfredi'nin üçlemesi diğer İskender kitaplarından hatta diğer tarih kitaplarının birçoğundan bir yönüyle ayrılıyor: tarihi gerçekleri, roman biçiminde anlatması. Bu kuşkusuz çok önemli çünkü kitap olayları diğer kitaplar gibi oraya gitti, orada bunu yaptı sonra buraya gitti burada şu ülkeyi aldı şeklinde yani tarih kitabı kıvamında değil diyaloglarla, gerçek bir roman şeklinde karakterleri konuşturarak olayların içine girmemizi sağlayarak anlatıyor bu da kitaba müthiş bir okunabilirlik ve akıcılık sağlıyor. Ayrıca Makedonyadan Anadoluya isimli bu cildin birçok bölümünde yaşanan olayların ülkemiz topraklarında geçmesi ve bize bir zamanlar bu coğrafyayı ve bu topraklarda yaşanan olayları hatırlatması bizim için ayrıca dikkat çekecek bir yön. Nihayetinde bu ilk kitap tıpkı diğer ikisi gibi gerçek bir roman-tarih sentezlemesi ve iki türden de hoşlananlara bu bileşim harika bir fırsat sunuyor, hele bir de tarihin birkaç büyük efsanesinden biri olan büyük İskender'i seviyorsanız.