Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Yasin özcan Tarafından Yapılan Yorumlar

20.01.2008

Gerçekten çok tuhaf bir kitap.Dönmelik konusunda şimdiye kadar okuduğum en başarısız eser diyebilirim.Yazarı olan Selahattin Galip konusunda hiçbir bilgi verilmemiş.Bende internete bakayım dedim sadece Oktar Babuna’nın sitesinde bir alıntı dışında bir şey bulamadım.Peki kim bu yazar,yaşıyor mu ? yoksa öldü mü ? Adeta hayalet gibi bir şey.

Kitap ilk olarak 1977 yılında basılmış.Bu okuduğum ise 2004 ve ikinci baskı olarak gözüküyor.
Kitap 4 ana bölüme ayrılmış durumda.Birinci bölüm “Bir bilimsel görüş” serlevhası ile başlıyor.Fakat bu bölümün bilimle uzak yakın bir alakasını bulmak gerçekten güç.Bu bölüm Hitler,gestapo,ırklar,imam,on iki imam,antisemitizm,Siyonizm,Musevilikte evlilik kurumu,Tevrat,Yehova şahitleri ve Mehdi gibi kavram ve kelimeler ve tarihi konular üzerinde duruyor.Fakat burada merak konusu olan şey ise bu konuları anlatırken asıl konu olan dönmelik ile hiçbir bağlantının kurulmamasıdır.Bu bölüm içerik ve üslup olarak diğer bölümlerden tamamen farklılık arzediyor.Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki bu bölümün yazarı ile diğer bölümlerin-son bölüm hariç-yazarı farklı kişilerdir.Fakat kitabın kapağında tek bir yazar ismi mevcut.Bu birinci bölüm hakikaten evlere şenlik bir şekilde hazırlanmıştır.Bu bölüm kendi içerisinde birçok yanlışlar ve çelişkilerle doludur.Ayrıca kitabın yazılış amacı ve içeriği ile hiçbir alakası yoktur.Sanki biraz da Siyonist ideallerle hizmet eder gibidir.Bunu şunun için söylüyorum yazar Almanya da gerçekleştirilen Yahudi kıyımını çok fazla ele almıştır.Bu bölümde bir çok tarih ve isim hataları da mevcuttur.

İkinci bölüm ise 105. sayfadan itibaren başlıyor ve 105. sayfada bir önsöz ! var.Bu bölümün adı ise kitabın adını taşıyor.Bu bölüm ise 260.sayfada bitiyor.Bölümün sonuna birde kaynakça eklenmiş durumda.Bu ikinci bölümün yazar tarafından yazıldığı anlaşılıyor.Önsözü ve sonda gelen kaynakça bunun ispatı.İkinci bölüm de ise farklı bir şey yok şu anlamda ki;bu konuyu yazan diğer çalışmalar ile arasında herhangi bir fark bulunmuyor.Fakat şunu tespit ettim ki yazar bu bölümü yani kitabın aslını hepsini intihal yapmış.Kaynak göstermeden İbrahim Alaaddin Gövsa,Joseph Kastein ve Abraham Galante gibi yazarlardan olduğu gibi kopyalamış.Sizin anlayacağınız yazarın kitapta yazmış olduğu en fazla 4 sayfa tutar.Ayıp yahu insan alıntı yaparda kaynak göstermez mi ?
İkinci bölüm komple intihal olmasına rağmen yinede çelişkiden uzak değil.Artık baskı veya matbaa hatası mıdır bilemiyorum.

Üçüncü bölüm “ Kabala denilen esrar ve Hurufilik” başlığını taşıyor.Bu bölüm bir İngiliz den tercüme edilmiş.Kısmen faydalı olacağını düşünüyorum.Fakat tercüme o kadar berbat ki bu konuda da şüphelerim var.Bu bölüm ise 260 ve 330 sayfaları arasında yer alıyor.Bu tercümeyi her kim yapmış ise tam bir Türkçe katili diyebilirim.

Son bölüm ise “ İnternette yayınlanan isim listeleri “ Başlığını taşıyor.Bu bölüm de binlerce soy isim mevcut.Yani sizin anlayacağınız nerdeyse Türkiye de ki bütün soy isimler burada ! İnternetten verilen bu bilgileri de gayri ciddi bulduğumu söylemeliyim.
Kitap 400 sayfa olmasına rağmen oldukça küçük ebatlarda basılmış ve ayrıca çok kalın bir kağıt kullanılmıştır.Buda kitabı okurken güçlük vermektedir.Adeta lastik gibi olduğu için insanın elleri ağrıyor.
Sözün özü bu konu ile ilgilenen arkadaşlara tavsiyem:Bu kitaba sakın para vermeyin ve okumak için sakın vakit harcamayın.Daha iyi bir şeyler yapmak isterseniz;gidin denize taş atın.
17.01.2008

Dönmelik konusunda uzun bir zamandır bir çok eser okudum.Bu okuduğum kitap,bir çok esere kaynaklık etmiş bir çalışmadır.
Yazar Bodrum da doğmuş ve bu topraklarda yetişmiş bir yahudidir.İstanbul üniversitesinde hocalık yapmış ve 40 lı yıllarda milletvekilliği de yapmış bir insan.Birçok esere imza atmasına rağmen,yazarın yeterince tanınmadığı kanaatindeyim.
Bu çalışmasını 1935 yılında yayınlamış.
Aslında kitap konu ile alakalı diğer çalışmalardan kaynak yönü ile pek bir fark içermiyor.Yani Sabataycılık konusunda yazılmış olan diğer çalışmalarla birebir kaynak yönünden örtüşüyor.Yalnız bir iki kaynak istisna olmak üzere.Bunlarda;Ermeni bir tarihçinin yazısı ve şiiri,Yunanca yazılmış bir kısa yazı ve Ricaut isimli bir İngiliz sefaret katibinin yazdıkları ki bu eserlerde hemen aynı ihtivayı içeriyor.
Sabatay Sevi konusunu sürekli aynı kaynaklardan okumak zorunda kalıyoruz.Ortaya yeni bir şey koyan hemen yok gibi.Aslında bu konuyu enine boyuna araştırıp yazacak ciddi araştırmalara ihtiyaç var.Sadece Sabatay sevi’nin hareketini konu alan çalışmalar yerine,o konuyu bir giriş olarak kullanıp daha sonra ki Sabataycılık hareketenin ne olduğu ve siyasi.kültürel,sosyolojik yönlerden ne gelişmeler kaydettiği dikkatlerden kaçıyor.Yani bu topraklarda 300 küsur yıldır devam eden bu hareketin Müslüman millete maliyeti ne olmuştur.İşte bunu doğru dürüst bir şekilde ortaya koyan eser son derece az.

Yazar bilgileri ham olarak vermiş ve herhangi bir kritiğe gitmemiştir.Oysa verdiği bilgiler içinde birçok çelişkiler mevcuttur.Bu çelişkiler yazardan değil de tarihi belgelerden kaynaklanıyor olsa da,yazar bunları bir şekilde uzlaştırma yönüne gitmemiştir.Yani okuyucuyu kendi haline bırakmıştır.

Yazar “2,Abdülhamit ve dönmeler” başlıklı yazısında çok çelişkili ve tuhaf davranmıştır.Sultan 2,Abdülhamit’i falcıların ve büyücülerin dediğinden çıkmayan bir insan olarak göstermiştir.Biz bunun iftira olduğunu düşünüyoruz çünkü böyle bir şey tarihen sabit değildir.Ayrıca yazar bu iddiasını herhangi bir yere de dayandırmamaktadır.Yine Sultan Abdülhamit’in Sabatay seviyi araştırdığına ve onun bir veli olduğuna kanaat getirdiğini söylüyor ki bizce bu da mantık dışı ve uydurmadır.

Bunun dışında kitap sıradan bir çalışma diyebiliriz.Fakat her kitaptan olduğu gibi bu eserden de alınacak ve öğrenilecek bir çok şey vardır.Ayrıca yazarın bir tespitini aşağıya alarak bitiriyorum.
“Sabatay’ın skandallarına son veren Sultan IV,Mehmet,Yahudiliği büyük bir faciadan kurtardı.Yahudilik ona bu nedenle minnettardır”


15.01.2008

Kitap Tevrat’ın tarih içerisinde ki seyrini başarılı bir şekilde ve ilmi olarak gayet güzel bir şekilde işlemiş.Yazar konuyu gayet objektif bir şekilde ele almış ve en sona da güzel bir sonuç bölümü yazmıştır.Ayrıca Müslüman alimlerin Tevrat konusunda ki farklı görüşlerini de kitabına eklemiştir.Kitap bir doktora tezidir.Aslında doktora tezlerinin ilmi değeri olduğu için halk tarafından biraz zor anlaşılırlar fakat kitap bu yönüyle de gayet iyidir diyebiliriz.
13.01.2008

Kitap sabataycılığı değil de Sabatay Sevi'yi işliyor.Onun doğumundan ölümüne kadar olan zamanı o zaman içerisinde ki dünya yahudilerinin yaşadıklarını.Kitap Sabatay Sevi'nin ölümü ile bitiyor.Normalde bu tip çalışmalar onun ölümünden sonra ki gruplaşmaları da anlatır fakat bu eser noktayı biraz erken koymuş.

Yazar hakkında hiçbir bilgi verilmemiş bu son derece yanlış bir tutumdur.Yazar hakkında yeteri kadar bilgi verilmeliydi.Prof dr. Abdurrahman Küçük hocanın "Dönmeler tarihi" isimli eserinin kaynakçasında bu kitap var.Yani kaynak olarak kullanılmış ve alıntı yapılmış bu eserden.Orda ki kitap Berlin baskısı olarak gözüküyor demek ki yazar büyük ihtimalle Alman.

Kitabın üslubu çok kötü,artık yazardan mı yoksa mütercimden mi onu bilemiyorum ama çok kötü.Ayrıca kitap tam bir roman havasında yazılmış.Yazar,insanların düşüncelerini okuyabildiğine göre ! bu söylediğim doğrudur.Fakat bu kitap bir roman değil hem kaynakçası var hemde bir çok bilimsel çalışma tarafından kaynak olarak kullanılıyor.Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

Ama herşeye rağmen okunacak ve istifade edilecek bir kitap.Özellikle Sabatay Sevi'nin tutuklanmasından sonra ki bölümleri daha güzel ve anlaşılır.Birde yazarın en sona eklediği bir yorumu var ki altı sayfa kadar o yoruma katılamamak elde değil.Yazar Sabatay Sevi'yi iyi çözmüş anlayacağınız.
06.01.2008

Kitap-yoksa kitapçık mı desem-1800 lü yılların sonunda Selanikte askeri katiplik yapan Ahmed Safi bey tarafından yazılmış.Üstad Ertuğrul Düzdağ kitabın giriş kısmında yazar ile alakalı kısa bir bilgi de vermiştir.Dönemin alim ve edebiyatçıları ile oldukça sıkı ilişkileri olan bir zat.Ayrıca 18 ciltlik bir de eseri var adı Sefinetüs safi(safinin gemisi).Zaten bu risale de o kitabından çıkarılmış bir eser.

Yazar Selanikte görev yaptığı için "Dönmeleri" yakından tanıma fırsatı bulmuştur.Bilindiği gibi Selanik "Dönmelerin" anavatanıdır.Kitabında onların ne muzır ve Müslüman topluma ne kadar zararlı olduklarını anlatıyor.Ben bu eserin çok faydalı ve objektif olduğunu düşünüyorum.

Kitap iki ana bölüm halinde yayınlanmıştır.Birinci bölüm sadeleştirilmiş metni içeriyor.İkinci bölüm ise tıpkı basım ve transkıpsiyon olarak basılmış,bence bu da çok faydalı keşke Osmanlıca olan eserlerde bu yöntem takip edilse.Birde kitabın sonuna bir ek eklenmiş ki bu çok önemlidir.Ve çok meşhur tarihi bir hadisedir.Artık merak edenler kitabı alıp okusunlar.