Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Yasin özcan Tarafından Yapılan Yorumlar

05.01.2008

Kitabı okudum ve oldukça istifade ettim diyebilirim.Genelde bu konu ile alakalı eserler ya batılı yada yerli kaynaklar oluyordu.Bu sefer durum biraz daha farklı çünkü yazarımız bir Mısırlı Türkolog olan Hüda Derviş hanımefendi.Öyle anlaşılıyor ki yazar oldukça İslami hassasiyetleri olan bir insan.Kur'an dan arada bir de olsa vermiş olduğu ayetler bunun bir delili sayılabilir.Ayrıca Filistin sorunu yüzünden yazarın Yahudilere karşı oldukça sert bir tavır takındığı dikkatlerden kaçmıyor.Zaten Sabataycılık akımı ile Filistin sorununu sürekli olarak örtüştürme gayretinden dolayı bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz.Bu konuda kısmen de olsa yazara hak vermemek elde değil.

Kitabın iki ana bölümden oluştuğunu mütaala edebiliriz.Aslında üç bölümden oluşuyor fakat konu olarak iki ana noktaya ayrılmış durumda.Birinci bölüm Sabatay Sevi'nin ortaya çıkışı ve hareketinin merhaleleri ile alakalı.İkinci bölüm ise bizim şu meşhur Ilgaz Zorlu'nun kitabının bir özeti durumunda.Bu konu ile ilgilenen arkadaşlar bu kitabı muhakkak okumuşlardır.Ben de ki baskısı galiba 7,baskı falandı.Ilgaz Zorlu’nun kitabı muhakkak ki bilgi açısından son derece önemli fakat o kadar çok tekrar var ki insanı bezdiriyor.İşte Mısırlı Türkolog Kitabın ikinci kısmını bu kitaba ayırmış.Bol bol alıntılar yaparak arada bir kendi ufak yorumlarını eklemiş.

Bu kitabın diğer “Dönme” araştırmaları ile arasında ki bir fark hemen göze çarpıyor.O da şu ki yazar “Dönmelerin” Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde ki etkilerini açıklamaya çalışmıştır.Bence bu çok önemlidir.Diğer çalışmalar konunun bu tarafına pek değinmemişlerdir.”Dönmelerin” Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Müslüman topluma verdiği zararlar herhalde sayma ile bitmez,aslında bu konuda müstakil bir çalışma yapılsa çok isabetli olurdu.Tabi ki bu müstakil çalışmayı İslami hassasiyetleri olan bir isim yapmalıdır.Aslında Ertuğrul Düzdağ hocanın kitabı biraz daha genişletilse bu açığı kapatır gibime geliyor.
03.01.2008

Üstad Ertuğrul Düzdağ yine güzel bir çalışmaya imza atmış.Kitabın adından da anlaşılacağı gibi genel olarak Dönmeleri özel de ise yakın tarihteki dönme faaliyetlerini konu alan bir çalışma.Yazarın daha önceki "yakın tarihimizde gizli çehreler" isimli çalışmasında da kısmen bu konu işlenmiş idi.Fakat bu kitap daha kapsamlı bir şekilde hazırlanmış ve çok istifade edilecek bir eser meydana gelmiştir.

Kitap Sabatay Sevi'nin ortaya çıkışı ve yaptığı çalışmaları tarihi perspektiften inceleyerek başlıyor.Fakat bu bölüm oldukça kısa tutulmuştur.Bu bölüm biraz daha kapsamlı olsa idi daha iyi olurdu diye düşünüyorum.Daha sonra ise yakın tarihteki gazete,dergi ve bu konu ile alakalı kitaplardan iktibas ettiği bilgilerle konuyu açmaya çalışmış.Fakat yazarın iktibas yapmış olduğu birçok kaynaktan kısıtlı bilgiler vermiş olması bence konunun biraz kapalı kalmasına neden olmuştur.İktibas yaparken siyak ve sibak yönünden daha dikkatli olunabilirdi.Yazar kitabına,dönmelerin lehine yazı yazan bazı yazarlardan da alıntılar yapmış ve onlara kısmi bir eleştiri getirmiştir.Kısmi diyorum çünkü yazar bu konuda ciddi açılımlar yapmamıştır.Bunların dışında kitap gayet iyi bir çalışmadır diyebiliriz.

Ayrıca kitabın çıkmış olduğu yayınevi de dikkate değerdir.Bilindiği gibi bu yayınevinin sahibi “evet ben Selanikliyim” kitabının yazarı olan Ilgaz Zorlu’dur.Ilgaz Zorlu da bir dönmedir ve öyle anlaşılıyor ki bu yayınevinin kurulmasın da dönmeliğinin çok büyük etkisi vardır.Zaten yayınevinin neşretmiş olduğu kitaplara bakarsanız sürekli bu konunun işlendiğini hemen fark edersiniz.Dönmeler ile alakalı lehte veya aleyhte demeden her tür çalışmayı neşreden bir yayınevi.Bunun en tipik örneği ise yorum yazmış olduğum bu kitaptır ve bu kitabın yazarı olan Ertuğrul Düzdağ İslami bir çizgiye sahiptir.Ayrıca dönmelerden nefret eden bir insandır.Ilgaz Zorlu bu konuları fazla kurcalayan ve ne yaptığı veya yapmaya çalıştığı belli olmayan karmaşık bir tip.
29.12.2007

Bu kitap yazarın ilk romanıymış.Ben pek beğenmedim doğrusu.Hikaye Sabatay Sevi etrafında dönmesi gerekirken farklı insanlar daha fazla ön plana çıkmış.Aslında konu çok iyi güzel bir şekilde işlenmiş olsaydı.Ayrıca yazar konuyu çok iyi incelememiş.Biraz gelişi güzelde hazırlanmış diyebiliriz.Konu tarihi itibarı ile de çok önemli bir konu keşke tarihi gerçeklere dayanarak yazılsaydı.

Ayrıca yazar cinselliği çok ön plana çıkarmış.Öyle bir manzara varki sanki herkes birbirini taciz etmekle meşgul.Bu kitabı okuyan biri"yahu bu Osmanlılarda amma karı kız düşkünüymüş" der.
27.12.2007

Kitap,kendisinden istifade edilecek bir eser mahiyetinde.Bu konu ile yani dinler arası diyalog konusu ile alakalı az bilgisi bulunan insanlar için bir giriş olabilir.Yazarın çok harika tespitlerinin yanında çok kötü tespitleri de mevcut.Kitabın 3, bölümü ise oldukça can sıkıcı.Bazı noktalar da hadis ve ayetleri de oldukça farklı bir şekilde yorumlaması dikkat çekiyor.

Yazar ilahiyatçı biri olmasına rağmen bende ırkçı bir çağırışım bıraktı diyebilirim.Gerçi günümüzde İslami konularla ilgilenen akademisyenler o kadar çok renklilik gösteriyor ki adeta bir gökkuşağı gibi.Her kafadan farklı bir ses çıkıyor.Türk-İslam sentezini savunanlardan tutun da Kur'an da tarihselciliğe varana dek bir çok fikir havada uçuşuyor.Yazar tam olarak bir açıklama yapmamış olsada onun Türk-İslam sentezcisi olduğu anlaşılıyor.

Ayrıca diyalog konusunu o kadar abartmış ki bunun dünyaya yön veren güçler tarafından idare edildiğini savunuyor.Bence bu noktada biraz fazla ileri gitmiştir.Diyalog,Vatikan'ın bir Hıristiyanlaştırma projesidir doğru fakat bunu çok derin komplo teorileri ile açıklamaya da lüzum yoktur sanırım.
25.12.2007

Kitap,19, yüzyılda yaşamış olan ve etrafında iyi ve kötü birtakım düşüncelerin dönüp durduğu bir insanı konu ediyor.Bu insan Cemaleddin Afgani ismiyle bilinen ve çağının dini,siyasi ve kültürel çevreleri tarafından çokça tanınan meşhur bir insandır.Cemaleddin Afgani adından da anlaşılacağı gibi Afganlıdır.Afganistan da başbakanlık yapmış daha sonra yönetim ile ters düşüp dünyanın çeşitli bölgelerine seyahatler edip davası için uğraşmış bir insandır.Osmanlı,Hindistan,İngiltere,Mısır,İran gibi çeşitli yerlerde uzun süreli bulunmuştur.Fransa da Paris de bulunmuş ve orada bir cemiyet kurup bu cemiyet adına bir de gazete çıkarmıştır.En son Osmanlı İmparatorluğunda yaşamış ve ölmüştür.

Cemaleddin Afgani hayatını İttihad-ı İslam davasına harcamış bir şahsiyettir.Bunu yazdığı eserlerden anlamak çok da zor değildir.Fakat Cemaleddin Afgani açık sözlü ve cesur yapısı itibarı ile çok hasım sahibi olmuştur.Özellikle Osmanlı gibi bir devlette tarikatları ve mezhep taassubunu eleştirmesi,kendisine karşı sert bir tutum alınması ile sonuçlanmıştır.Bu sebeptendir ki hakkında yerli yersiz bir çok dedikodu ve yalan ortaya çıkmıştır.
Bir insanı hiçbir delile dayanmaksızın sadece kulaktan dolma bilgilerle eleştirmek veya tekfir etmek bizim milletin en bariz özelliklerinden olmuştur.Bir insan hayatı boyunca yazıp çizmiş biri ise onun yazıp çizdiklerini incelemek ve bu şekilde bir hükme varmak daha doğru ve adaletlidir.Bu konuda biraz daha zamana ihtiyaç var galiba.

Cemaleddin Afgani üzerinde oldukça yazılıp çizilmiş bir şahsiyet.Kimi onu yerin dibine sokarken kimi de göğe yükseltmekle meşgul.Gerçek Cemaleddin Afgani nerede !
Kitabın yazarını kısmen objektif bulduğumu söylemeliyim.Kısmen diyorum çünkü;yazarda oldukça fazla bir Afgani hayranlığı var ve bu da Afganiye yöneltilen bazı haklı eleştirileri de tevil etmeye çalışmasından anlaşılıyor.Oysa yazar önsözde “cerh ve tadil” esaslarına göre hareket edeceğini söylemişti.Bunu kitabın bir eksikliği olarak not edelim.

Kitap Cemaleddin Afgani’nin hayatını kısa bir şekilde anlatarak başlıyor.Daha sonra ki bölümde ise ona yönetilen eleştirileri tek tek ele alıp çürütmeye çalışıyor.Bu noktada da kısmen başarılıdır diyebiliriz.Oldukça mantıki açıklamalar yaparak bu işi yerine getiriyor.Zaten bu bölüm kitabın en uzun bölümü olması ile dikkati çekiyor.Daha sonra ise Cemaleddin Afgani’nin yazmış olduğu-zan edersem yazdığı tek kitapta budur-Er-Reddu Al-ed Dehriyyin “Materyalistlere reddiye” kitabının bir özetini veriyor ve yorum yapıyor.Sonra da Fransa da çıkarmış olduğu El Urvetul Vuska isimli gazetede ki makalelerini özet olarak veriyor ve yorum yaparak bitiriyor.

Gerçekten de çok önemli bir aksiyon adamı olan Cemaleddin Afgani hakkında birçok şey söylenmiş ve yazılıp çizilmiştir.Kimi onu İngiliz ajanı olarak görmüştür kimi de sapkın bir adam olarak.Fakat elini vicdanına koyan ve doğru dürüst bir araştırma yapan herkes şu hakkı teslim edecektir ki;Cemaleddin Afgani samimi,ilim sahibi ve mücadeleci bir Müslümandır.