Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Yasin özcan Tarafından Yapılan Yorumlar

25.02.2007

Aslında kitabın adını ilk duyduğumda aklıma şöyle gelmişti,Müslümanlar ilim ve teknojide belli bir noktaya gelip,Dünyada bu konuda egemenliği ellerine geçirdiler,daha sonra ise gerilediler ve dünya bundan mahrum kaldı.

Oysa kitabı okuyunca konunun bununla alakası olmadığını gördüm.Kitab müslümanların fenni tekemmülünü değilde,İslamın sosyal,ahlaki,İktisadi konularda getirmiş olduğu yeni prensipleri ele alıyor.Ve müslümanların dinlerin den uzaklaşmaları sonucunda Dünyaya vaaz ettikleri bu konuların,Metaryalist batı düşüncesinin elinde farklı bir dünya görüşü olarak şekillendiğini anlatmaya çalışıyor.Batı fenni ve iktisadi sahada gelişme gösterince normal olarak dünyanın çizgisinide kendisi ayarlama durumuna gelmiştir.Eğer Müslümanlar parlak dönemlerindeki gelişmelerini durdurmamış olsaydı,bügün dünya elbet çok daha farklı olacaktı.Kuvvetlinin zayıfı ezdiği,Ahlaki çöküntünün tırmandığı,Faizcilik ekonomisinin insanları ve devletleri sömürdüğü,bir dünya olmayacaktı.

Kitab eski Yunan felsefesinden ve onun halefi durumundaki Romadan ve Romanın varisi olan bügünkü Avrupa medeniyetine kadar gelen sürecide kısa olarak ve arabaşlıklar halinde vermiş.Romanın hristiyanlığı kabul edip resmi dini haline getirip,daha sonra bu dinin Roma nın eski Mitolojik diniyle nasıl kaynaştırıldığı ve ortaya ruhban sınıfının çıkması ile nasıl bir zulüm ve işkence döneminin başladığıda anlatılıyor.En basit örnek olarak,engizisyon mahkemelerinin kurulduğu ortaçağ karanlığındaki Avrupada "Dünya dönüyor" diyen Galileo yu nasıl imha ettiklerini ve 300,000 bin insanın bu Fevkelade mahkemelerde yargılanıp nasıl katl edildiğini düşünmemiz gerekir.

Şimdi şunuda ifade etmek gerekir,günümüzde bazı sözde aydınlar İslamın bir ortaçağ karanlığı olduğunu anlatmaya çalışırlar ve bunu kasıtlı olarak yaparlar.Oysa İslamda hiç bir zaman ortaçağ olmamıştır.Bu İslamın özüne ve ruhuna aykırıdır.İslamda ruhban sınıfıda yoktur.Aklı selim ile İslam kaynaklarını inceleyen her insan İslamın değerini ve yüceliğini anlayacaktır.

Yazar ırkçılık konusunuda işlemiş,ırkçılık düşüncesinin batıda başladığını ve doğuya ithal edildiğini anlatıyor.Evet bu doğru bir tesbit,ırkçılık nazariyesinin ne sakat bir düşünce olduğunu sadece islama değil insan fıtratına da aykırı olduğunu söyleyebiliriz.Lakin yazar bir numaralı Arap ırkçısı olan Abdurrahman el Kevakıbi gibi bir insanı övmesi doğrusu beni hayrette bıraktı.Buna bir anlam veremiyorum doğrusu,acaba baskı hatası mı? diye düşünüyor insan fakat bunu iki kere yapınca hata olmadığı anlaşılıyor.

Son olarakta Müslümanların bu durumdan nasıl kurtulacakları konusu işliyor yazar.Bazı reçeteler sunuyor bu reçeteleri merak edenler artık kitabı alıp okumalılar.
Kitab fena değil,ama övüldüğü kadarda değil doğrusu.
23.02.2007

Üstad Mevdudi gerçekten güzel bir çalışma yapmış,ben bir solukta okudum doğrusu.Kitab asrı saadetle başlayan nebevi hilafetin nasıl saltanata tahvil edildiğini anlatıyor.Dönemin tarihini en muteber kaynaklar kullanarak akıcı bir şekilde anlatıyor.Hilafet ve saltanatın ne olduğunu ve aralarındaki farkları açıklayıp,gayet muazzam sosyal tespitler yapıyor yazar.Ben şahsen kitabı çok beğendim o dönemi merak eden tarih okuyucuları bu kitabtan çok istifade ederler.
19.02.2007

Mustafa hoca saltanat ve gerçek hilafet konusunu işlemiş olduğu bu kitapta,İmamı Azam Ebu Hanife nin fıkhı ve siyasi görüşlerinede yer veriyor.İmamın emevi ve abbasi dönemlerinde yaşamış olduğu sıkıntıları ve çekmiş olduğu işkenceleride anlatıyor.Her şeye rağmen zalimlerin karşısında hakkı savunduğunu ve bunu kanıyla imzaladığını görüyoruz.Kitabın vermek olduğu ana mesaj bana göre şu;İmamın mezhebine sahip çıkan ve onu kör taasuplada olsa müdafa eden bazı insanlar onun siyasi ictihadlarını neden görmezler.
15.02.2007

Esasen her kitabı severim,öyle dayanamayıpta bir kitabı okumadan bıraktığım pek nadirdir.Bence her kitap insana yeni yeni ufuklar açan onu farklı dünyalara götürüp dolaştıran bir hazinedir.Burda sadece tek tip bir düşünceden bahseden,dünya görüşümü daha pekiştirecek olan kitablardan bahsetmiyorum.Her türlü kitab okunmalı bana göre beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama mutlaka ondan alacağınız bir şeyler vardır azda olsa.
İşte bu son zamanlarda okuduğum en güzel kitablardan bir taneside şu yorumunu yazmış olduğum"Yakın tarihimizde İslam ve ırkçılık meselesi" dir.
Üstad M.Ertuğrul Düzdağ,yine gayet güzel bir esere imza atmış doğrusu.Kitabın adındanda anlaşılacağı gibi yakın tarihteki ırkçılık meselesini masaya yatırmış durumda.Hiç şüphe yokki 2,meşrutiyet ve ondan sonra gelişmeye başlayan bu akım İslam milleti için çok yıkıcı sonuçlar doğurmuştur.Kürtler,araplar ve saire akvam tanınmamış ve adam yerine konmamıştır,İşin ilginç yanı bunu yapıp becerenlerde İslamla uzaktan veya yakından hiç ilgisi olamayan insanlardı.Yüzyıllardır aralarında kayda değer bir ihtilaf olmayan bu İslam unsurları,ırkçılık gibi bölücü bir faliyetin karşısında tutunamamış her unsur sen ben davasına düşüp aradan vahdeti kaldırınca kaçınılmaz son gelip çatmıştır.Arnavutluk bir tarafdan gitmiş ve hristiyan unsurlar tarafından mezalime uğramış hemen akabinde,sonra asırlarca beraber kardeşce yaşadığımız Arap dünyası çekilmiş aradan emperyalist güçlerin çizdiği hayali sınırların arkasında kalmışlar.

Peki bunun müsebbibi kim? Ben size söyleyeyim,Türkçülük diye cahiliye devri adetlerini hortlatan şarlatanlar tabiki,Ziya gökalp,Yusuf akçura,Ahmed ağaoğlu,Hamdullah suphi gibi zevat tabii.
İşte kitab bu saydığım isimlerin tam zıt düşüncelerine sahip,İslami hassasiyetleri olan Mehmed Akif Ersoy,Babanzade Ahmet naim,Halil halid,Bediüzzaman,Said Halim paşa gibi değerli insanların O tuhaf guruh ile olan mücadelelerini anlatıyor.Matbuatta karşılıklı yazışmalarını konu ediniyor.Ayrıca bu Müslüman şahsiyetlerin şiir,kitab ve gazete makalelerini titiz bir şekilde toplayıp kitaba almış üstad.
Yaramız büyüktür,bize bu ırkçılar öyle bir kazık attılarki 100 senedir çıkartamıyoruz,ama Elhamdulillah artık Müslümanlar uyanmaya başladılar.

Kitabın sonunada bu konu ile alakalı bazı makaleler konmuş,ben bu kitabtan çok istifade ettim,baştada söylediğim gibi son zamanlarda okuduğum en güzel eserdi.Bunu her Müslüman kardeşimin okumasını ve istifade etmesini temenni ediyorum.
Birde son olarak şunuda ifade edeyim-gerçi türkçüyüm diyenlere bir şey demiyorum onlara sadece Kafirun suresinin son ayetini söyleyebilirim-Türk İslamcı olarak geçinen arkadaşlara bu kitabı tavsiye edebilirim.Tabiki okuma ve anlama zahmetine katlanabilirlerse.
Kitabı hazırlayan emek veren Üstad M.Ertuğrul Düzdağ dan Rabbim razı olsun onu cennetine koysun
Selem ve dua ile....
13.02.2007

Kitap,Fatih'in devlet adamlığı ve komutanlığından ziyade,entellektüel ve alim tarafını konu ediniyor.Karşımıza farlı bir Fatih portresi çıkardığı doğru olmakla beraber,konuları çok kısa olarak ele almasından dolayı tam ve tatmin edici bir eser olduğu söylenemez.
Dikkati çeken bir başka husus ise-her ne kadar dolaylı olarak bağlantısı olsada-İstanbul temasının Fatihten daha çok işlendiğini müşahade ediyoruz.Birde yazarımızın osmanlıya olan taasubunu ekleyince-ki buna diyecek bir şey yok olamazda-Fatih'i tamamen övmek için kaleme alındığı anlaşılıyor.
Son olarak şunu ifade edeyim,Mustafa armağan'ın kitaplarını ilgiyle takib eden birisi olarak,bu kitabının edebi değerini biraz düşük bulduğumu söylemeliyim.