Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Qudsulaqdas Tarafından Yapılan Yorumlar

17.04.2013

Sadece yazar değil asker, hatip, hoca, seyyah, mebus her açıdan öncü bir kadının hayatının safahatı beni hakikaten hayrette bıraktı. Ciddi bir biyografi okuruyum. Yazarının -edebiyatçı değil- gazeteci dolayısıyla bir belgesel okuyacağım zannıyla başladığım kitabın içinde Halide’ye dair her şey olsun düşüncesiyle o kadar ayrıntıya girilmiş ki neticede meydana gelen cüsseli cilde devam ettikçe “biyografisine sığmayan” sözünü biraz tekellüflü buldum.
Yazar, bir meslektaşının biyografisini kaleme alırken vaziyetin cazibesine kapılıp “bir yazar ancak kendini yazar” yargısıyla Halide’nin eserlerinin de otobiyografik olduğu düşüncesinden hareketle romanlara tarihi vesikaymışçasına sık sık atıflarda bulunuyor, çıkarsamalar ve yorumlar yapıyor ki bu tür “belgesellik” kitabın nesnelliğine gölge düşürüyor.
Öte yandan kitap edebi bir eser de değil, şöyle ki; anlatımı kimi zaman bir roman havası koklatmak raddesine kadar getiriyor ama anlatılacak o kadar çok şey var ki konu anında kesilip fikir net ifade edilmeden askıda bırakılıp başka bir perde önünüze açılıyor.
Belirtmeden geçemeyeceğim rahatsız edici nokta ise; haremlerde bulunmasına alıştıkları müslüman kadınını dışarıda gören batılı erkeklerin oryantalist hatıralarına çokça yer vermesi. Aynı meyanda bırakınız o çağın magazinsel dedikodularını, en ufak ihsasları nakletmekten çekinmiyor, kahramanımızın adını pek çok erkekle anıyor ki aralarında Yahya Kemal’den Atatürk’e kadar isimler var...
Son olarak kimi dipnot atıflarında yanlışlıklar var.
Kitaba dair ne dersek diyelim, bütün eleştirilerin hepsi Halide’nin aksiyonu karşısında silinip gidiyor.
09.04.2013

Bu kitabı Akif’i tanımak için aldım fakat Akif yanında Mithat Cemal’in de hayranı oldum. Akif ne kadar faziletli, adam gibi adam, kendi ifadesiyle tasannu bilmeyen bir şairse, dostu için bu kitabı yazan Mithat Cemal de o kadar dürüst ve latif üsluplu bir edebiyatçıymış. “Ve ma medahtü Muhammed..” diyen şairin inceliğini hissettim.
09.04.2013

Büyük bir şairin, yine bir edebiyatçı olan talebesinin gözünden tespitleri, düzenlenip basılmadan yazarına emrihak vâkî olunca evrak-ı metrukesinden kitaplaştırılmış. İçerisinde şahsi hatıralardan parçalar olmakla beraber edebiyat tarihi yorumları ve şiir tahlilleri ön plana çıkıyor. Yahya Kemal’de ve onun çağında “millî” diye tabir olunan sanat eserlerinin batılı kökenleri üzerine yaptığı tespitler hakikaten kayda değer. Tanpınar hiçbir zaman hocası vüs’atinde yetkin bir şair olamadı; fakat kullandığı nesir dili külliyatını bize zevkle okutuyor.
25.03.2013

Kur’ân’ın sahifelere basıp terk ederek değil okunarak, yorumlanarak, tatbik edilerek hayata hayat yapılması ana fikrini taşıyan bu eser gayet edebî bir dille Yaradan’ın değişmez ve eskimez kelamını odağa koyuyor. Sonsuz Nur nasıl Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin Allah’ın resûlü olduğunu ispat için yazılmışsa, bu eser de aynı şekilde Kur’ân’ın Allah’ın kelâmı olduğunu ispat maksadıyla kaleme alınmış. Usûl itibariyle, ikisi de kürsü vaazlarından derlenip gözden geçirilerek kitaba dönüştürülmesi yönünden benzeşiyor. Dini literatürü çağdaş ve sıhhatli kaynaklardan takip etmek çabasındakiler için bir temel eser olarak hararetle tavsiye olunur.
12.03.2013

Bu set kişisel olarak Arapça öğrenimi için bir ilk adım olduğu kadar ülkemizde Arapça öğretimi için yöntem olarak da bir safhadır. Emek verenlere “şükran cezîlen!” Tanıtımlardan etkilenip kendi kendime öğrenmek için aldım, bir aydır çalışıyorum. İngilizceyi Oxford serilerinden öğrenmiş biri olarak kıyaslarsam set öncelikle günlük Arapça ile işe başlıyor. Ders adları da tanışma, sınıfta, otelde vs. şeklinde. Önce bir konuşma metni veriliyor onu VCD’den seyredip metni takip ve tekrar etmenizi istiyor. CD özellikle ses dosyası olarak telaffuzu işitme noktasında işe yarar çünkü görüntüler çizgi film! İnteraktif bir yapı yok; yani öğrenciye şu konuşmayı kendinize uyarlayın, siz de bu hususta bir yazı yazın demiyor.
Konuşmayı iyi bellerseniz, konuşma içindeki cümlelerde geçen kelimeler yerlerine değişik kelimeler koyma (mübadele) uygulamasını yapıyorsunuz. Her dersin sonunda da alıştırmalar (boşluk doldurma, soru-cevap, tercüme vs.) var ki bunlarda da cevap tek, esneklik yok. Ders artı alıştırması birer saatten 2 saat sürer denmiş fakat bu sürede hiç bitiremedim ben.
Konularda gramer kısmı olmadığı için müstakil bir nahiv kitabı konmuş. Ama hangi derste nahvin hangi konusu çalışılmalı bilemiyorsunuz.
Sözlük, mini cep sözlüğü şeklinde ve yazıları silik üzerine okunuşu da ilave edilmiş ki pek karmaşık.
Hülasa “klasik yöntemle yani sırayla ezberinizi güzel yapıp anlayacak seviyeye geldikten sonra eksikler tamamlanır”a getiriliyor. Bakalım tamamlayınca ne seviyede olup ne düşüneceğim?