Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Qudsulaqdas Tarafından Yapılan Yorumlar
İlk anda müracaat edilebilecek el kitabı şeklinde, özlü, ciddi bir eser. İstifade ettik efendim. Yazar, dini ve ahlaki ıstılahları, umdeler şeklinde ikişer ikişer (evet öyle) alarak, Kur’an ve Hadislere atıflarla, sırayla açıklamış. Kitabın içeriğine bakıldığında İslami referansların özellikle Risale-i Nur’un etkisi görünüyor. O kadar ki, bazan Said Nursi konuşuyormuş gibi hissediliyor. Bunun üslûba yansıması ise yakın anlamlı kelimelerin bağlaçlarla bolca uç uca eklenmesi neticesinde yer yer ifade dağınıklıklarına düşülmesi. Tek ciltte toplanması münasip olmuş fakat puntonun küçültülmesi gözleri yoruyor.
Devletin sanatı denetleyen kurumlar kurup kitaplar basması bize sevimsiz gelse de Milli Mücadele ve sonraki dönemlerde hikâye sahasında kalem oynatmış yazarları peş peşe okuyup dil, üslup, fikir vs. yönlerinden kıyaslar yapabileceğiniz, sonraki okumalarınız için yazarlar hakkında size yön verebilecek fikirler edinebileceğiniz güzel derlemelerdir. Her iki ciltte de ciddi dizgi hataları olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
Ana fikrinin, vahiy ürünü mukaddes diye bildiğimiz kitapların eski medeniyetlerden tevarüs edilmiş birer efsaneler yığını olduğunu söylemekten çekinmeyen yazar “bilimsellik” iddiasında iken sadece Türkçe ve İngilizce kaynak tercümelerinden yararlanmış; bir Sümerolog profesörü olarak Sümerce bir belgede şunu okudum diye tek bir kayıt bulunmuyor. Kur’an ve Tevrat metinleri hakkında gayet alaycı bir üslupla ahkam keserken, yaptığı işin anahtarı hükmünde olan İbrani, Arami, Arapça dillerini bilmiyor, biliyorsa da doğrudan atıf yapamıyor. Dilbilim yanında tefsir, hadis, kelam ve tarih bilimleriyle yazdıklarının bir ilgisi de yok. Bir fizikçinin biyokimya hakkında konuşması gibi okuduğu bazı kitaplardan çıkardığı notların derlenmesi halinde, bolca tekrar içeren, yüzeysel bir eser meydana getirmiş. Vahyi reddetmenin allamelere bile neler söylettiğini görmek için ibretlik bir numunedir efendim.
Ana maksadı Hz. Ayşe’yi tanıtmak olan kitap diğer taraftan onu tebrie etmek gayretini de gösteriyor. En çok tartışılan konular olan, evlilik yaşı ve Hz. Ali hususlarında özel bölümler eklenmiş. Tercüme ve tevilde hep iyimser ifadelerin tercih edilmesi dikkatlerden kaçmıyor. Ancak bu kitabın ciddiyetine halel getirmemiş, zira asli kaynakların ilmi bir usulle mukayeseli olarak sunulması ve dipnotların teferruatı titiz bir çalışmanın ürünü olduğunun göstergesi. Bence konusunda yazılmış Türkçe kitapların en yetkini.
Müstear isimlerle kitaplaşmamış olanlar dahil yazdıklarının sayısı bilinmeyen, muharrir mahfillerinde cedelleşmediği ağıt top kalmamış ilginç bir karakter Peyami. Bu kitapta özellikle kariyeri ekseninde kamuoyuna yansıyan tarafı ön plana alınıyor, özel hayatı nispeten gölgede. İnsanın merakını celbeden pek çok ayrıntı var. Soyadı nereden geliyor? Hitler'i radyoda dinlerken ne oldu? Menderes döneminde örtülü ödenekten pay aldı mı? Kemalist miydi, batıcı mı, milliyetçi mi, ütopyacı mı? Yassıada mahkemesinde yargılandı mı? Histerik felçli karısının bedduasıyla çıktığı evine dönemeyişi nasıl oldu?...Okuyunca şaşıracaksınız.