Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

keif Tarafından Yapılan Yorumlar

04.02.2007

Mısır'ı ziyaret etmek isterdim, daha edemedim, ama bu kitap dizisi sayesinde Mısır'ın belli bir hükümdarlık dönemine ait yaşam biçimi, eserlerin ortaya konuş şekli, devletin yönetilme şekli gibi konularda bilgilendim. Serinin bu ilk kitabında genç Ramses ile tanışıyoruz ve konulara giriş yapıyoruz. Biraz masalsı bir havada geçen bu dizide bu ilk kitap iki erkek kardeş arasındaki çekişmeyi gözler önüne seriyor. Kitabı zevkle okudum ve hemen dizinin ikinci kitabını da edindim. Bu türden hoşlananlara tavsiye ederim.
31.01.2007

Türk toplumunda ve belki daha nice toplumlarda belli yaşa gelmiş insanlara bakış açısı klişeleşmiştir. "Yaşlı, yaşlıdır; geçmişi, mesleği ne olmuş olursa olsun artık farketmez, evinde oturabilir, sosyal yaşamın içinde olmasına hiç gerek yoktur." İnsanın çocukken yaşadığı sevinçleri diğer yaştakilerden kaçırabilirmisiniz? Gençlikte yaşanan aşklar, sevgiler, sevişmeler her yaşın hakkı değilmidir? Coşku yalnızca gençliğe mi mahsustur?
Orta yaşlarımı yaşadığım bu dönemde, elbette, gençlerden, orta yaşlılardan ve yaşlılardan oluşan bir dost ve tanıdık çevrem var. Üstelik çevremdeki yaşlılara ben yaşlı demeye utanırım. Yaşın ileri olması kişiyi yaşlı yapmaz. Kafalar yaşlanırsa kişi o zaman yaşlanmış sayılır bence.
Dolayısı ile insanın her yaşta ve her pozisyonda, olacak ya da olmayacak herhangi bir insana aşık olabileceğini düşünenlerdenim. Aşk her yaşın hakkı.

Görüşümü bu şekilde açıkladıktan sonra, roman ile olan bağlantısına geleyim.
Evet roman kahramanının sevişmeden önce takma dişlerini çıkarmasından, sevgilisinin adet dönemine kadar detaylar verilmiş olabilir. Ama bu bir BBG evi ucuzluğu adına değil, insanın her halinin doğal oluşu ve yadırganmaması adına yapılmıştır. Sonuçta her roman kahramanı ordan oraya zıplayacak, çok yakışıklı olacak gibi bir kural yok.
Bu bağlamda romanı ağır ağır, zevkle ve sindirerek okumanızı tavsiye ederim. Okudu iseniz tekrar okuyun. Okumadıysanız bu tavsiyeler ışığında okuyun. Romandan keyif almamanız mümkün değil. Bu arada belirteyim, öyle bir Vedat Türkali hayranı da değilim. Kısmet bu zamanaymış. Okuduğum ilk kitabıydı, umarım başkaları da olur.
29.01.2007

Her şeyden önce kitaba konu olan kişinin, helen sağ mı bilmiyorum, yakın zaman değin yaşıyor olması okur olarak beni heyecanladırdı. Sanki bir sorum olsa erişip sorabilecekmişim gibi. Geyşa nasıl olunur, hangi aşamalardan geçilir, zorlukları nelerdir gibi konuları bir yana bırakırsak (geyşa olma şansım yoktur herhalde) romanda beni en çok etkileyen savaş esnasında Japonya'nın düştüğü durum, insalık trajedisi. Aslında iki küçük kızın mal gibi incelenerek satışı ile başlayan bu hazin yaşam öyküsü elbette herkesi derinden etkileyebilir. Kızların ayrılan kaderleri, ve vardıkları nokta okura sorular sorduruyor. Böyle olmasaydı nasıl olurdu? Onun yerinde bu olsaydı başka mı olurdu?
Yaşanan zorluklar, çekemezlikler, verilen eğitim, giyim sanatı, makyaj sanatı bunlar ilgi çekici. Geyşanın sahip olması gereken ahlak anlayışı da, geyşalığın kuralları da enteresan.
Geç gelen kavuşma, çok eskiye dayanan aşk kitabın okunurluğunu artırıyor. Aradaki olayların örgüsü de mükemmel. Keyif alarak, bazen de hüzünlenerek okuduğum bu biyografik romanı hep aynı temalaraı okumaktan bıkmış olan okura tavsiye ederim.
08.01.2007

Diktatörlere başkaldırı hikayeleri hep hazin oluyor. Genç fidanlar kırılıyor, yerinden söklüp atılıyor. Belki bir şeyler değişiyor sonunda ama hep feda edilenler oluyor.
Bu hazin hikayede de en ummadığımız kişilerin, bir yaşam ve bağımsızlık mücadelesinin içine nasıl da bir anda girebildiklerini, planlamadıkları eylemlere daldıklarını ve kendilerini feda ettiklerini görüyoruz.
Dayanışma, sır tutma, fedakarlığın kitabı. Üslupta çok güzel, hikaye de.
08.01.2007

Ne kadar hoş değil mi? Genç adamın biri bir kıza aşık oluyor. Aşkının değeri anlaşılamıyor. Doğru görünen basmakalıp yanlış evlilikler yapılıyor. Gerçek aşk uyuyor, uyuyor, uyuyor.
Ama azmin elinden galiba hiçbir şey kurtulmuyor. Aşk gerçekse eğer yaşlanmıyor. Bedenler yaşlanmış olsa da aşk taze. O ilişkinin, 80'inden sonra olan birlikteliğin naifliği, hazzı. Yani beraber yaşlansalar bu kadar olamaz. Bunu da diyemiyoruz; aslında aynı kentte, birbirlerinin haberlerini ala ala yaşlanıyorlar, yalnızca aynı çatı altında değiller. Ve en sonunda ikna edilebilen sevgili.
Onlara keyfini sürmek, kalan zamanı iyi değerlendirmek bize de okumak düşüyor.