Toplam yorum: 3.285.273
Bu ayki yorum: 6.799
E-Dergi
Ülkü Ünsal Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitapta, Prens Mışkin'i "Budala" olarak gören tüm karakterler, aslında onuın gibi olamadıkları için onu eleştirmekte, bazıları ise ondan nefret etmektedir. İyi niyetinin, saflığının, insanlara karşı hoşgörü ve affediciliğinin sınırı olmayan Prens, sevdiği kadının kendisini küçük düşürmesine, kandırmasına, bir başka erkekle kıskandırmaya çalışmasına rağmen öfkeye kapılmamakta, yoldan çıkmamaktadır. Onun başına gelen olayları okurken okuyucu; "Ne budala adam yahu" der, ama diğer yandan onu taktir etmekten de kendini alamaz.
Kitaptaki öyküleri okurken "insanı intihara götüren yolun parke taşlarında gezindiğiniz" izlenimine kapılıyorsunuz. Kitap 7 öyküden oluşuyor. Bunların en etkileyicisi şüphesiz "Amok Koşucusu". Ama "Bir Çöküşün Öyküsü" ve "Madalya" adlı öyküler de oldukça iddialı ve vurucu. Her ne kadar tüm öyküler intihar ya da ölüm üzerine yazılmışsa da, her öyküdeki karakterler, yaşamlar, acılar, psikolojiler birbirinden çok farklı, herbirini okumak, ayrı bir keşif yolculuğuna çıkmak gibi...
Çetin Altan bu kitabında, hayatının belli kesitlerinde tanıyıp, paylaşımlarda bulunduğu bazı insanları, onların iç dünyalarına da dokunmaya çalışarak resmediyor. Kitabı okurken, yollarımızın kesiştiği insanları ne kadar tanıdığımızın ya da ne kadar tanımaya çalıştığımızın da muhasebesini yapıyoruz ister istemez. Usta yazarın tanıttığı portreler, onun üstün gözlem gücünü ve anlatım yeteneğini gözler önüne seriyor.
Yaşar Kemal'in ne kadar büyük ve dünya çapında bir yazar olduğunu, sadece bu kısa hikayelerini okuyarak anlamak mümkün. Çukurova'yı ve Çukurova insanını o kadar iyi anlatıyor ki, okurken Çukurova'nın sıcağını ve tozunu hissediyor, Çukurova insanının yoksulluğunu içinizde duyuyorsunuz. Yaşar KEMAL ile ne kadar övünsek azdır!
Yakup Kadri'nin, çocukluk hatıralarını anlatırken aynı zamanda anne-babası, dadısı, kardeşi, ninesi ve komşularından da bahsettiği, evi, mahallesi ve Manisa ilinin hayatından da kesitler verdiği bir anı kitabıdır. Babasını küçük yaşta kaybeden yazarın annesine olan bağlılığını, ninesine olan aşırı düşkünlüğünü, ele avuca sığmaz fıtratını, okulunu, öğretmenini hiç sevmediğini okurken hem şaşıracak, hem de kendi çocukluğunuza döneceksiniz.