Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

umutseyhan75 Tarafından Yapılan Yorumlar

12.01.2013

Chattam'ın bu romanı bir gerilim-korku romanı değil. Yazarın inandığı bir takım komplo teorilerinin (ben inanıyorum ya da inanmıyorum diyemem, çünkü her iki durum için de kanıt görmedim henüz) anlatılması için yazılmış bir roman. Aslında Kamel isimli kişinin blogunda anlatılacaklar anlatılıyor, araya da roman olsun diye iki kahramanın bu anlatılanlar çerçevesinde yaşadığı bir macera "serpiştiriliyor". Serpiştiriliyor diyorum, çünkü maceraya özen gösterildiğini söyleyemem. Hatta sürprizler bile şaşırtmıyor. Ben de okurken hep şu sayfalar geçsin de sıradaki "Kamel in blogu" sayfası gelsin diye düşündüm.
Tavsiye eder miyim? Evet. İyi bir roman olduğu için mi? Hayır. Kesinlikle çok ilgi çekici bir komplo teorisi üzerine kurgulanmış ve vasat maceraya rağmen süper bir finalle sonlanmış olduğu için.
12.01.2013

Clive Cussler'dan uzun zamandır yazmadığı kadar iyi bir NUMA romanı. Daha önce okumamışlar için yazarın yazdıklarının edebi veya akılcı bir değeri olmadığını, bir nevi "denizci" James Bond romanları yazdığını (NUMA ve Oregon serileri), sadece vakit geçirmek amacı ile hızla tüketilen, sürükleyici ve ardında hiçbirşey bırakmayan bir yazar olduğunu söylemekte fayda var.
Daha önce Cussler okuyanlara ise bu roman iyi bir haber.
13.12.2012

Klasik şark insanı düşünce tipi, yani herşeyi ya siyah ya da beyaz olarak görmek, bu roman için yapılan yorumlara da aynen yansımış. Ya mutlaka okunmalı süper, ya da çok kötü, saçma vs.
İsimler çoktu, çok yer adı vardı falan gibi yorumları ise, kapasite yetersizliklerinin suçunu romanda arayanlar oldukları için dikkate bile almamak gerekiyor.
Aslında ikisi de değil, yani ne çok kötü, ne mükemmel. Gri yani... Hayatın kendisi gibi, arada, 1 ya da 0 değil!
Herşeyden önce konu çok orijinal. Hatta okurken, Stephen King'in müthiş romanı 22/11/63 için bu romandan ilham aldığını düşündüm, hala da düşünüyorum.
Kurgusu da oldukça iyi bence, hata veya zorlama hissetmedim okurken.
Ve kurgunun en güçlü ögesi, nostaljiden ve bilim kurgudan çok daha öne çıkarılan "aşk".
İşte bu konuda sorun var bence.
Yazar, 1000 sayfa sürmesi gereken bir romanı 450 sayfaya sıkıştırmış, hızlandırmış, ama bu nedenle de en vurucu ögeyi, aşkı kaçırmış bence. Yeteri kadar derine inememiş. Roman kahramanının hayatının aşkını yıllarca çaresizce beklemesinin hissettireceklerini iki cümle ile geçip, o yılları atlayıvermiş örneğin. Derine inmemiş ve çok daha güzel olabilecek bir roman, müthiş orijinal bir konu, güme gitmiş diyemeyeceğim ama, olması gereken mükemmellikte değil bence.
Romanın yayın tarihi 1986, ülkemize gelişi 2010. Bu ne böyle ya! Bu nasıl iş?
Son olarak, bütün bu değerlendirmelerin sonucunda yazarın diğer romanlarını da alıp okumaya karar verdim.
30.10.2012

Üniversitelerde müfredata "İş Görüşmesi Yapmak" konulu bir ders konsa (ki bence son sınıflara en azından 1 dönem konmalı) ders kitabı bu kitap olurdu!
30.10.2012

Dean Koontz'un Dean R.Koontz olduğu, her yeni romanında sıradanı aşamayan edebi değerleri, ama mutlaka orijinal ve korkunç bir hikayeyi vaat ettiği o güzel zamanların sonlarında yazdığı Soğuk Ateş, salt uçakta yaşanan 30 sayfası için bile okunmaya değecek, "bu sınıfta" çok iyi bir roman.