Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İzzet Eroğlu
1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.
İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar
“İmamet Kureyş’tedir.” hadisinin İslam’a uygun olmadığının izah edildiği bir eserdir. Konu Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in hadisleriyle anlatılmıştır ve ardından İslam âlimlerinin görüşleri ileri sürüldükten sonra müellif konu hakkındaki görüşlerini belirtmiştir. Eser umduğum kadar doyurucu gelmedi. Konuyla ilgili ayet, hadis ve ilgili âlim ve müsteşriklerin görüşlerine serdedilerek konunun çerçevesi kısmen sığ bir şekilde ifade edilmiştir. Konunun daha doyurucu bir şekilde izah edilmesi gerekirdi. Bir de müellifin kendine dil bilgisi kuralları vaz edip eserinde buna göre hareket ettiğini söylemesi açık sözlü bir tutum olmakla birlikte yazım kurallarında önemli olan birliğin ve standardın sağlanması olup her yazar kendine göre dil bilgisi kuralı vaz ederse bununla baş etmek mümkün değildir. İngilizce eserlerde doğru düzgün dil bilgisi yanlışlarına rastlanmazken Türkçe eserlerde dil bilgisi yanlışı yapılmayan esere rastlamak pek mümkün değildir.
Eserde Hz. Peygamber’in gaybi haberleri üzerinden Kur’an dışı vahiy konusu ele alınmıştır. Eleştirel bir yaklaşıma sahip yazar Kur’an dışı vahiy konusuna karşı çıkmakta ve eserde buna dair delillerini ortaya koymaktadır. İleri sürülen hususlarda tek taraflı bir bakış açısı, zaman zaman da müstehzi bir şekilde ortaya konulmuştur. Necm Suresi’nin 4. ayetindeki hüve zamiri hakkında “Bu zamirin Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’a delalet ettiğinde en küçük şübhe yoktur.” (s. 63) dese de surenin meallerinde mezkûr zamirin hem Kur’an’a hem de Hz. Peygamber’in söylediklerine yönelik olduğuna ilişkin örnekler mevcuttur. Esasında şüphe olmadığı belirtilirken farklı yorumların olduğu hususuna yer verilmemiştir. Hem Doğu hem Batı’da ilmi bir otorite olduğu konusunda görüş birliği olan Gazali hakkında müstehzi ifadelerin (“Mesela ‘ezan’ sünnetinin ‘tilavet edilmeyen vahiy’ olmadığını, ben Gazâli merhuma nasıl ulaştırabilirim ki!) (s. 65) kullanılması da ilmi bir esere yakışmamaktadır.
İslam dünyasındaki çağdaşlaşma süreci Hind Alt Kıtası, Mısır ve Türkiye üzerinden teşekkül ve sistemleşme dönemi olarak ele alınmış ve üç bölgede İslam’da çağdaşlaşma konusunda önde gelen yazarların görüşlerine yer verilmiştir. Çağdaşlaşmanın sistemleşme dönemine Bulgaristan’daki çağdaşlaşmaya ayrı bir başlık altında yer verilmiştir. Eser, doktora tezinin bir kısmı olduğundan özellikle eserin ilk kısımları yer yer sıkıcı gelebilmektedir. Konu geniş olduğundan ve çağdaşlaşmanın hangi açıdan ele alındığı spesifik hâle getirilmediğinden eser İslam dünyasındaki çağdaşlaşma sürecinin özeti niteliğindedir.
Mutluluk yolunda insana gerekenlerin, gerçek zenginliğin ve hayatın anlamının şaşırtıcı öyküsü. Bir solukta okunacak ama kolay kolay unutulamayacak bir serüven...
Afrika gerçeğiyle okurunu doğrudan karşı karşıya getiren bu kitap, akıcı ve son derece etkileyici. İlham verici bir hayat hikâyesi...