Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İzzet Eroğlu
1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.
İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar
Hayatın baharında olan gençlerin başarılı olabilmeleri için yapmaları ve yapmamaları gereken hususların izah edildiği faydalı bir eserdir. Gençlere yönelik önlerindeki engelleri görmeleri bakımından faydalı bir eser olmakla birlikte muhtemelen yazılanların çoğu bilip de uygulamadığımız hususlardır. Mesele eninde sonunda irade konusunda odaklanmaktadır. Bununla birlikte kendimizi kandırmamak ve gerçeğin görülerek istikrarlı bir yol çizilmesi bakımından faydalı bir eser. Özellikle eserin sonundaki “Çalışma Hayatının Umumi Kanunları” başlığı altındaki kısa kısa, özdeyiş şeklindeki tavsiyeler büyük önemi haizdir. Çalışma disiplininin edinilmesi bakımından bu tavsiyelerin uygulanması önemlidir. Okunan kitaplardan not alınması ve bu notların dosyalanması özellikle akademik çalışma yapmayı düşünenler bakımından fevkalade önemlidir. Bu hususta not alınmasına ve bunların tasnif edilmesine erken başlanması ilerleyen aşamada eser telif etmek için inanılmaz bir hazine teşkil edecektir.
Yazarın ustalığını gösterdiği eserlerden biri olan bu eserde uzun vadeli planlanan bir cinayetin hikâyesi anlatılmaktadır. Suç çözümlemelerinde bilgiler aşama aşama verilerek her aşamada okuyucu şaşkınlığa uğramaktadır. Son aşamada ise, artık ufki bakış açısı en geniş aşamada, sıfırlanma aşamasına geçilmekte ve olay çözümlenmektedir. Psikolojik ve şahsiyet tahlilleri sıfırlanma aşamasının tespitinde önemli rol oynamaktadır. Bundan dolayı sıfırlanma aşamasına varılmadan diğer bilgiler gerçeği yansıtmamaktadır. Sıfırlanma aşamasında ise varılan bilgi hakikati ifade ederken o aşamaya kadar olan bilgiler böylece sıfırlanmaktadır. Bir cinayet olayında bile aşama aşama bilgiler sıfırlanırken insan hayretler içinde kalırken, insan ve hayata dair olgulara ilişkin hakikat bilgisinin sıfırlanması her bakımdan müthiş bir hadise ve hakikate erişme anı olacaktır.
Çin Müslümanları hakkındaki bu değerli eser hem akademik kalitesi hem de Müslüman dünyasının unuttuğu bir konuyu gündeme getirmesi bakımından önem arz etmektedir. Esasında Türklerin Müslüman olduğu dönemde İslamiyet ile tanışan Çinliler genel olarak İslamiyet’i benimsemeseler de Hui’ler İslamiyeti benimsemişler ve yüz yıllardır inançlarını devam ettirmişlerdir. Ticari ilişkiler, sufizm ve çatışma/isyan olarak üç dönemde ele alınan modern öncesi Çinli Müslümanların tarihi ve yaşadıkları hakkı bilgi edinilmesi bakımından eser önemlidir. Çinli Müslümanların yaklaşık yarısını oluşturan başta Uygur Türkleri olmak üzere Türk soylu grupların tarihine de eserde yer verilmiştir. Ayrıca esere konulan sekiz makale ile konunun daha iyi anlaşılması sağlanmıştır. Çinli Müslümanların yaklaşık yarısını Türk soylu Müslümanlar oluşturmasına rağmen Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmaların yetersizliği ve azlığı nedeniyle olmalı ki hiçbir Türkiyeli birine atıf yapılmaması maalesef son derece üzücüdür.
Hollow Malikanesi’nde meydana gelen ilginç bir polisiye hikâyesi. Diğer eserlerinde olduğu gibi yazar cinai romandaki maharetini ortaya koymaktadır. Küçük detaylar ve psikolojik tahliller her zaman olduğu gibi önem arz etmektedir. Hikâyede bazen Yakın ve Orta Doğu’ya yapılan seyahatlerle ilgili kısa anılara yer verilmektedir. Bu bağlamda, Boğaz’ın Asya yakasında yaşanılan bir hadiseye atıf yapılması dikkat çekmektedir. Zaten yazarın İstanbul’u ziyaret ettiği bilinmektedir. Zaman zaman ders verici ifadelere de rastlanmaktadır: Bu minvalde hakikati arama amacının doğruya erişmedeki önemi ve kapana düşmüş bir köpeğin kendisine dokunan herkese dişini geçirmesi örneği gerçek hayatta da kendini gösteren durumlardır. Eser, okuyucuyu heyecanla sonuna kadar kendisine bağlamaktadır. Herhâlde bu da polisiye eserlerin bir özelliği olsa gerek.
I. Dünya Savaşı sonrası Amerika’nın caz çağında gizemli milyoner Gatsby’nin eski aşkına tekrar kavuşma obsesyonunun ele alındığı bir eser olup salgın hastalık ve savaş gibi olağanüstü olaylar sonucu insanların olaylardan ibret almaktan ziyade kendilerini zevk, eğlence ve hedonizme kaptırdıkları tasvir edilmektedir. İçinde bulunduğumuz Korona günleri sonrası için de bilim insanları tarafından bu tür bir hedonizme yönelmenin yaşanılacağı uyarısı veya tespiti yapılmaktadır. Esasında kapitalist sistemin eleştirisi niteliğindeki eserde sınıf ayrımcılığı, tüketim ve hedonizm çılgınlığı, ahlaki çürüme ve eşitsizlik konuları irdelenmektedir. Baş döndürücü şatafatlı hayatıyla herkesi etkisi altına alan Gatsby üzerinden Amerikan Rüyası irdelenir ve bunun amacından uzaklaştığı anlatılır. Eseri okumadan önce konuyla ilgili alt yapı bilgilerini okumak eserin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.