Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İzzet Eroğlu
1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.
İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar
Distopyaya hazırlık sayılabilecek bir eser. Sürükleyici, kolay anlaşılır bir anlatımı var.
Distopya sevenlerin okuması gereken bir eser. Düşündürücü ama bazı noktalarda tıkanıyor hissi veren bir anlatımı var.
Ayrıntıların yoğunluğu ve sıra dışı konusu ile oldukça ilginç, etkileyici bir kitap.
1920’li yılların Mısır’ının sosyal yaşamına ve devlet yönetimindeki tefessühün boyutlarına dair trajikomik derecede olayların canlı sunumunu anlatan ilginç bir eser. Benliğin ilahlaştırılması ve ikiyüzlülüğün kapatılmasında dinin araçsallaştırılması başta olmak üzere toplumdaki hastalıkların başarılı bir anlatımını içeren eser konuyu sosyal gerçekçi bakış açısıyla ele almıştır. Eserin olay örgüsü iyi işlenmekle birlikte toplumun irdelenmesine dair mülahazalar kısıtlı kalmıştır. Eserin tercümesi akıcı olmakla birlikte İngilizceden değil de, yazıldığı dil olan Arapçada tercümesi daha isabetli olabilirdi. Azımsanmayacak ölçüde yazım ve imla yanlışlarının (“aptes” s. 11, “yaradılış” s. 13, vd.) olduğu eserde herhalde gözde kaçan bir tercüme hatası olmalı ki akşam vakti kahramana “Günaydın” dedirtilmektedir. (s. 36)
1865’te bir piknikte İttifak-ı Hamiyet adlı gizli bir cemiyetin kurulmasıyla başlayan ve gayeleri ülkedeki mutlakıyet idaresini meşruti idareye dönüştürmeyi hedefleyen Yeni Osmanlıların düşüncelerinin esin kaynaklarını çok yönlü bir şekilde ele alan ve irdeleyen kıymetli bir eser. Tercümesi de akıcı ve anlaşılır olan eser, alanındaki “kült” olarak nitelendirilen eserlerdendir. Şura-yı Devlet’in yaygın bilinen “Danıştay” karşılığının yerine “devlet konseyi” olarak nitelendirilmesi, yaygın kullanımın tercih edilmemesi bakımından dikkat çekicidir. (s. 345) Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nda meşruti idarenin kabulünü sağlayan Mithat Paşa ile Yeni Osmanlılar arasındaki fikri ve örgütlenmeye dair bir ilişkinin mevcut olup olmadığının ele alınmaması eserin bir eksiği olarak görülebilir.