Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İzzet Eroğlu
1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.
İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar
Bilim kurgu romanının ilk örneklerinden olan Zaman Makinesi adlı eser ilk olarak 1895 yılında yayımlanmıştır. “Zaman Makinesi” tabiri ilk defa yazar tarafından kullanılmış ve daha sonra tabir genel olarak kullanılmıştır. Eserde olay Zaman Seyyahı olarak adlandırılan kişinin bir arkadaş ortamında dördüncü boyutu da dâhil olmak üzere zamanın boyutları hakkında tartışma sırasında icat ettiği Zaman Makinesi’nden bahsetmesiyle başlar. Seyyah bu araçla gerçekleştirdiği seyahati arkadaşlarına anlatır, ancak bu seyahatin mümkün olup olmadığının sorgulanması üzerine Zaman Seyyahı’nın tekrar seyahate çıkar ve bir daha dönmez. Zamana yolculuk konusu yüz yıllardır insanoğlunun gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu düşündüğü hayallerinden biri olup sürekli insanların dikkatini üzerine çekmiştir. Ütopyanın distopyaya dönüştüğü ve yazarın siyasi ve felsefi yaklaşımlarının yer aldığı eser bilim kurgu meraklılarına tavsiye olunur.
Charlie'nin babası diş macunu fabrikasında çalışan bir işçidir. Charlie büyükanne ve büyükbabasıyla birlikte yaşamaktadır. Her çocuk gibi Charlie de Bay Vonka'nın fabrikasına gitmeye heveslidir. Filme de uyarlanmış olan bu şaheseri okumanız şiddetle tavsiye olunur.
Yetim bir çocuk olan Papkin yetimhaneden alınarak bir şatoya götürülür. Papkin, şato sahibinin oğlu Paşa ile sıkı bir dostluk kurar. Fakat kahya ve mürebbiye hain bir plan hazırlar. Papkin ile Paşa'nın bu hain planı bozup bozamayacağını merak ediyorsanız sizleri eseri okumaya davet ediyorum.
Arap Baharı sürecinde ülkelerin geçiş süreçlerini, karşılaştıkları zorlukları, demokratikleşme sorunlarını ve anayasa yapım süreçleri ile Türkiye’nin model olup olmayacağının ele alındığı makalelerden oluşan bir eserdir. Makalelerden birinin Fransızca olması İngilizce bir kitap için beklenmeyen bir durum. Gerçi kitabın arkasında makalelerin sıralandığı yerde Fransızca makale yer alsa da bu husus gözden kaçabilmektedir. Fransızca makalenin İngilizce tercümesi kitapta yer alsaydı daha uygun olurdu. Yayımlanmasından itibaren altı yıl geçtiğinden ve Arap Baharı olarak adlandırılan süreç Tunus hariç demokratik geçişi sağlamadığından eser, güncel olmayan hususlar olabileceği ihtiyatı ile okunmalıdır.
Döneminin çok ötesinde bir hayal gücü ve kurgu... Özellikle dördüncü kitaptaki tespitler ve eleştiriler bugün de canlı ve çarpıcı... Okunması, düşünülmesi ve ders alınması gereken bir eser.