Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

İzzet Eroğlu

1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.

İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar

18.03.2020

Osmanlı İmparatorluğu’nun belki de en çok tartışılan padişahı II. Abdülhamid hakkında yazılan son derece nesnel ve “Kızıl Sultan” ile “Ulu Hakan” arasında tercih yapma zorunda hissetmeksizin eldeki verilere göre hakikati ortaya çıkarmaya gayret gösteren kıymetli bir eserdir. Böyle bir eserin hangi fikre sahip olursa olsun bir yabancı tarafından değil de, bizden biri tarafından yazılmasını arzu ederdim. Hakikat ideolojik kalıplara saplanarak ortaya çıkmamakta olup uzun, yorucu ve sabra dayanan çalışmaların neticesidir. Salt veya saptırmaya dayalı övme ve yerginin yerini hakikati arama çalışmalarına bırakması bilime, ülkeye ve insanlığa en önemli hizmettir. Tarihimizin tartışmalı şahsiyet ve dönemine dair çalışmanın başarılı bir şekilde ele alınması takdire şayandır. Eserin tercümesi son derece akıcı ve sadedir. Sadece “Sultan” kelimesinin ilk harfinin yazım kurallarına riayet edilmeksizin “sultan” şeklinde yazılması tercümanın vermek istediği muzip bir mesaj olsa gerek.
15.03.2020

Hariciyeci eşi Nusret Sadullah sebebiyle yurt içi ve dışında elit çevrede bulunan yazarın siyasi ve daha çok edebi ve tarihî çevreyle ilgili tanıklıkları ve gözlemlerine dayanan bir eser olup eserde yazarın da belirttiği üzere zaman zaman dedikodular da yer almaktadır. Her hatırat gibi Ayaşlı’nın değerlendirmeleri de sübjektif olup bunları tarihî vesikalarla desteklenmeden doğru olarak kabul etmek yanıltıcı olabilir. Bilimsel gelişmede şüphe önemlidir, ancak vehme göre de hareket edilemez. Yazarın dile getirdiği konulara şüphe ile yaklaşarak ileri sürülen iddiaların tetkiki yapılabilir. Örneğin Lozan Andlaşması görüşmelerine katılan Hahambaşı Hayım Naum Efendi ile ilgili iddiaların kanıtlanması zor olmasa gerek. Kısa bir araştırmadan mezkûr şahsın görüşmeler sırasında Lozan’da olduğu ve İsmet Paşa ile münasebetlerinin son derece yakın olduğu bilgisine ulaştım. Bundan hareketle eserin hatırat olduğundan hareketle ihtiyatlı okunmasında fayda mülahaza edilmektedir.
11.03.2020

Eser, II. Mahmut ve Tanzimat döneminde Osmanlı Devleti’nin merkezi ve yerel yönetim alanında meydana gelen değişiklikleri ele almakta olup makalelerden oluşmaktadır. Eser makalelerin derlemesi olduğundan konu sistematik bir şekilde ele alınmamıştır. Yer yer kıymetli tespitler yapılmakla birlikte eserin sistematikten yoksun olması dönemin tam anlamıyla anlaşılmasını sağlayamamaktadır. Genel bir perspektif verilmeden konular ele alındığından dönemin yönetim sistemi bakımından kavranması mümkün olmamaktadır. Örneğin II. Mahmut döneminde genel açıklama yapılmadan muhtarlık teşkilatının ele alınması sanırım eksikliği gözler önüne sermektedir. Ayrıca sistematik bütünlük sağlanmadan makalelerin kitap olarak basılmasını doğru bulmamaktayım. Bununla birlikte eserin genel okuyuculara değil, dönem hakkında akademik çalışma yapanlara tavsiye olunur.
09.03.2020

Eserde; II. Dünya Savaşı sürecinde askerlik hizmetini bayındırlık hizmetlerini ifa ederek gerçekleştiren Baret’in askerlik dönüşü Varlık Vergisi Kanunu uyarınca mal ve mülklerini kaybeden ailesinde yaşanan tartışmalardan başlayarak ailesine ve topluma yabancılaşma süreci ele alınmaktadır. Eser kişinin ailesine ve topluma yabancılaşma süreciyle ilgili olduğundan eserde büyük ölçüde psikolojik öge ve göndermeler yer almakta ve genel olarak eser psikolojik bir eser olup siyasi mülahazalardan uzaktır. 1945-1955 yıllarının İstanbul’u ve Ermeni toplumunun iç ilişkileri ve çelişkileri, toplum ve ülkeye yaklaşımları ile genel psikolojik durumları üzerine önemli gönderme ve tahlillerin yer aldığı kıymetli bir eserdir. Eser, edebi olarak bayağılığa ve konunun salt siyasi olarak ele alınması ve bu kapsamda mesaj verilmesi kaygısına düşmeksizin bir politikanın fert ve kısmen Ermeniler üzerindeki yabancılaşma etkilerini başarılı bir şekilde ele almıştır. Eserin tercümesi de son derece akıcıdır.
04.03.2020

Sürükleyici ve bazı zorlu kararlar üzerine düşündürücü bir eserdi. Etkileyici olması amacıyla kurgunun kitabın sonuna doğru zorlandığı hissine kapılabilirsiniz.