Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

İzzet Eroğlu

1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.

İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar

18.07.2019

Mert'in eline eski bir kitap geçer. Kitabın sahibini bulamayınca bulmaca kitabı olan bu kitabı çözmeye başlar. Arkadaşları ile birlikte kitabı bitirdiğinde bir sürprizle karşılaşır. Bu güzel kitabı okumanız tavsiye olunur.
11.07.2019

Ahmet ile Gülbahar’ın serüvenler ve olağanüstülükler ile dolu aşk hikâyesinin anlatıldığı eser, Osmanlı döneminde bölgenin nasıl yönetildiği ve halkın yaşam tarzı ile kültürü hakkında son derece çarpıcı bilgiler de vermektedir. Karacaoğlan’ın efsanesinde de görüldüğü gibi kadının fedakârlığının aşkın kıskançlığına takılması bu efsanede de dikkat çekmektedir. Tahlil edilmesi gerekli ilginç bir psikoloji hem kadın hem de erkek bakımından. Birden her şeyin solması, canlılığını yitirmesi ve yaşam ferinin kalmaması gibi bir şey. Efsanelerde at kültü, yer yer kutsallığa varan önemli bir yer işgal etmektedir. Halkın aşıklar etrafında Osmanlı Paşası’na karşı kenetlenmesi ve bunu, yazarın yönetim felsefesiyle ilgili göndermelerle süslemesi de dikkat çekici.
10.07.2019

Çok bilinen üç Anadolu destanını Yaşar Kemal’in arı ve akıcı üslubuyla okumak son derece keyifli. Çocukluğumda “paryavşağı” olarak duyardım “peryavşan”ını. “Garbi”yi çoğu unutmuştur belki de. Günlük kullanımda pek de olmayan iki kelime ile karşılaşmak benim için sürpriz oldu. Bazen bir kelimenin farklı kullanımı insanı alır götürür uzaklara. Zaman nasıl da geçiyor. “Dünya fani” deyince rahmetli ninem dediği gibi “Dünya değil, insan fani, dünya yerli yerinde duruyor.” Dünya yerli yerinde duruyor ama adını halkın vicdanına yazdıranlar uzaklardan olsa ses veriyorlar, ümit aşılıyorlar, zalim Bolu Beyi’ne, ağalara, zulme karşı. Ne mutlu uzaklardan hoş seda bırakan halk kahramanlarına.
09.07.2019

Hayatı olağan akışı içerisinde hiciv ve mizahla süsleyerek anlatan yazar eserde hayatta karşılaşılabilecek ve eserin adıyla da müsemma kılçıklı konuları ele almıştır. Özellikle Kılçıklı Hikâye ve Abdest Lekesi adlı hikâyeler okumaya değer. Bazı hikâyelerden sonra okuyucu yorumları şeklindeki kısımları garipsediğimi söylemek isterim. Bu kısma çok da gerek olduğunu düşünmüyorum. Yazarın hukukçu olması nedeniyle daha çok edebiyatta hukuku, hayatta hukuku bulmanın giderek zorlaştığı dünyada, bulabileceğimiz konuları ele almasını ümit ediyorum.
07.07.2019

Eserde, II. Dünya Savaşı yıllarında Yugoslavya’da Türklerin yaşadığı dram ele alınmaktadır. Çetnik (Faşist Sırp teröristler) saldırıları ile, kökü kazınmak istenen Türklerin tüm mücadelelere rağmen çaresizliği ve on binlerce çocuk, kadın ve yaşlının yurtlarını terk ederek Türkiye’ye göçlerinin hüzünlü ve dokunaklı hikâyesi. Türkler bir yandan Çetnik saldırılarıyla uğraşırken bir yandan işgal kuvveti olan Almanların taciz, işkence ve düzmece mahkeme kararlarıyla karşı karşıyadır. Srebrenitsa katilleri, sadece 1990’lı yıllarda değil yüzyıllardır içlerinde kini vahşetle boşaltmanın yolları aramakta ve her fırsatta insanlıktan çıkmaktadır.