Toplam yorum: 3.285.202
Bu ayki yorum: 6.728

E-Dergi

aliocal Tarafından Yapılan Yorumlar

11.10.2007

Diğer eserlerine oranla göreceli bir şekilde daha iyi anlaşılır bir eser olduğunu düşündüğüm bu kitap kesinlikle okunmalıdır. Yaşadığı dönemin kalıplaşmış birçok düşüncesine karşı çıkan bu filozofu hiç okumamış olmak hayata bakış açımızı değiştirecek, aydınlatacak bir rehberden yoksun olmak anlamına gelecektir. Bu eseriyle beraber eğer bulabilirseniz aynı yazarın ''Bilim ve Din'' adlı eserinide okumanızı tavsiye ederim. Saygılarımla.
05.10.2007

Kitabı beğenerek okudum. Hem anlatımının akıcılığı hem de çevirinin güzelliği hemen dikkati çekmekte. Kitabın içeriği ise kısa fakat net bilgilerin güzel bir karışımı. kesinlikle her öğrencinin, aydının ve bilime gönül verenlerin okuması gerekir diye düşünmekteyim.
08.09.2007

KİTAP DİLİ VE ANLATIMIYLA GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL FAKAT NE YAZIKKİ KİTABIN SAYFA ATLAMALARI VE BASIM HATALARI NEDENİYLE OKUNMASINI TAM GERÇEKLEŞTİREMEDİM. kİTABIN YENİ BASIMLARININ DAHA İTİNALI YAPILMASINI ÖNERİRİM .SAYGILARIMLA
29.08.2007

Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun istiklâlden yoksun millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez.

Yabancı bir devletin koruyup kollayıcılığını kabul etmek insanlık vasıflarından yoksunluğu, güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir.Gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

Halbuki Türk'ün haysiyeti, gururu ve kaabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!...

O halde, ya istiklal ya ölüm!

İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır. Bir an için, bu kararın uygulanmasında başarısızlığa uğranacağını farz edelim. Ne olacaktı? Esirlik!

Peki efendim. Öteki karalara boyun eğme durumunda sonuç bunun aynı değil miydi?

Şu farkla ki, istiklali için ölümü göze alan bir millet, insanlık haysiyet ve şerefinin gereği olan bütün fedakarlığı yapmakla teselli bulur ve hiç şüphesiz, esirlik zincirini kendi elleriyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete bakarak dost ve düşman gözündeki yeri bambaşka olur.

Sonra, Osmanlı hânedan ve saltanatının devam ettirilmesine çalışmak, elbette Türk milletine karşı en büyük kötülüğü işlemekti. Çünkü, millet her türlü fedakarlığı göze alarak istiklalini kazanmış olsa da, saltanat sürüp gittiği taktirde, bu istiklale kazanılmış gözüyle bakılamazdı. Artık ,vatan ve milletle hiçbir vicdan ve fikir bağlantısı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve milletin istiklâl ve haysiyetinin koruyucusu mevkiinde bulundurulmasına nasıl göz yumulabirdi?

Halifeliğin durumuna gelince, ilim ve tekniğin nurlara boğduğu gerçek medeniyet dünyasında gülünç sayılmaktan başka bir yanı kalmış mıydı?

Görülüyor ki, verdiğimiz kararın uygulanmasını sağlayabilmek için daha milletin alışkın olmadığı bazı konulara dokunmak gerekiyordu. Ortaya atılmasında, kamuoyu bakımından büyük sakıncalar doğuracağı sanılan hususların dile getirilmesinde kaçınılmaz bir zaruret vardı.

Osmanlı Hükumeti'ne, Osmanlı padişahına ve Müslümanların halifesine başkaldırmak, bütün milleti ve orduyu ayaklandırmak gerekiyordu.

OKUYUN OKUTUN VE TEKRAR OKUYUN
28.08.2007

Tolstoy'un kendi geçirdiği psikolojik evrimi bütün açıklığıyla anlattığı bir şaheser. Her cümlesini hissederek okuyacağınız bu eser, zaman içinde bir insanın nasıl değişebileceğini tüm ayrıntılarıyla gözünüzün önünde canlandırıyor. Büyük yazar Tolstoy'un bu büyük eserini kaçırmayın diyorum.