Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Hasan Ç. Tarafından Yapılan Yorumlar

30.07.2019

Hayatının herhangi bir döneminde aşık olduğunu sanmış veya gerçekten aşkı iliklerine kadar hissetmiş herkesin kendinden çok şey bulabileceği ve okuduğunda yoğun bir duygu seliyle karşılaşması muhtemel olan etkileyici eser. Hayatında hiç aşk ve aşk acısıyla karşılaşmamış olanlar dışındaki herkese önerilir.
10.07.2019

okuryazarlığı ve sözellik kültürünü tanımlayıp, bu olguların savunmasını yapmanın yanında dağınık bir popüler kültür, şiddet ve ev teknolojisi (TV, bilgisayar vb.) eleştirisi. Argümanların sunum ve desteklenme biçimlerini son derece yüzeysel ve sıradan buldum. Kanaatimce, eleştirel bir eser olması ve ilgili konularda farkındalık oluşturma potansiyeline sahip olduğundan okunabilir.
25.06.2019

Beslenme alışkanlıklarımız ile nörolojik süreçler arasındaki ilişkileri eğlendirici bir üslupla tartışan ve öneriler sunan bir kitap. Sunduğu argümanları bilimsel çalışmalarla desteklemesi ve kitabın sonunda 20+ sayfalık bir referans listesi bulunması da inandırıcılık açısından bir tık daha güvenilir olduğu hissiyatını uyandırdı bende. Bilişsel ve davranışsal süreçlerin arasındaki ilişkilere ilginiz varsa öneririm.
25.06.2019

Kitabın tamamına bakıldığında Oblomovluk, saf bir tembellik, boş vermişlik ve kayıtsızlık hissi değil. Oblomov, diğer insanların "iş ve uğraş" adı altında anlamsız ve yapay bir debelenme halinde olduklarının ve adeta mezarlarına koşarmışcasına yaşadıklarının bilincinde bir birey. Evet, Oblomov yaşama sevincine ve bu sevincin onu daha "aktif" bir yaşama yönlendirecek itki motorundan yoksun. Şüphesiz bunda etrafındaki insanların hayatını gözlemlemesinin yanında yetiştiriliş tarzı da etkili. Ancak bu roman bana "çalışkan/girişken/aktif - tembel/çekingen/pasif" zıtlığı çerçevesinde somutlaşmış iki karakterin sunumundan daha çok bir nihilist bir tablo sunuyor gibi geldi. Zira hikayenin sonunda iki taraf ta kendilerini tatmin edecek, anlamlandırabildikleri bir noktaya ulaşamıyorlar. Özellikle Olga Sergeyevna'nın "bu mudur yani?" sorgulamasının kitabın kilit bölümü olduğu kanaatindeyim. Önerilir.
20.06.2019

Hayatımda okuduğum en başarılı ve etkileyici biyografilerden. Otoriteyi kurup sağlamlaştırmak adına bin yıllardır süregelen eylem - din sömürüsü - aynı, yalnızca kişiler ve isimler farklı. Kitap 500 yıl öncesini anlatıyor ama derler ya; "tarih tekerrür'den ibarettir" diye, okurken Türkiye'nin günümüzde bulunduğu içler acısı durumu görüyor insan kitapta. Bir yanda Allah'ın indirdiği kitaba bağlı kalarak, hayatının Allah'ın emrine göre inşa etmeye çalışan samimi dindarlar, bir yanda da keyfiyet ve çıkar temelinde yeni bir din uyduran istismarcılar, müşrikler ve münafıklar.. Stephan Zweig'ın okuduğum en iyi kitaplarından.