Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
el_mervani Tarafından Yapılan Yorumlar
Bazen başka bir çağda, başka bir bedende ve bambaşka bir kültürde yaşasak nasıl olurdu diye düşünenlerimiz vardır. Bana göre bu düşünceyi gerçeğe en çok yaklaştıran yazarlardan biridir Tolstoy. Asırlar öncesinde, Çarlık Rusyası'nda bazen bir general, bazen varlıklı bir ailenin şımarık çocuğu, bazen de hayat mücadelesi veren bir serf olmanın nasıl bir duygu olduğunu az olsa tadabiliyorsunuz. Bir kere insan ömründe yaşanabilecek sıradan olayların içinde buluyorsunuz kendinizi, yazarın hissetmenizi istediği duyguları ise yaşamak zorundasınız zaten. Okurken sıkıldığınız bazı yerler oluyor ancak unutmayın, karakterler de esasında hayatlarının o noktasındayken sıkılmışlardır. Sıkıcı balolarda, savaş meydanlarında, tarlalarda, köy ve malikanelerde geçen hayatlar bunlar
Yine bir Okay Tiryakioğlu klasiği.25 yaşındayım ve okurken hâlâ 14 yaşımdaki heyecanı ve duyguları tekrar tekrar yaşıyorum.Bence yazarın en güçlü yanı bunu her defasında başarmasıdır.Hz. Ali’ye ve diğer sahabelere,yakınlarında bulunmuş karakterlerin bakış açısıyla okuduğumdan mıdır bilinmez tatlı bir gizem duydum.Sanki onlarla aramda bulunan 1400 yıllık zamanı,bu şekilde aşabilecekmişim gibi hissettirdi.Çünkü bu asırları ve coğrafi uzaklıkları,tıpkı biz okurlar gibi uzaklardan gelen karakterlerin yerine geçerek alt edebiliyoruz.Üzülerek bir yıldız kırdım;çünkü didaktik kaygı bazı yerlerde edebi hazzı gölgelemiş.Son zamanlarda,eski bir okur olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki gittikçe daha fazla alt yaş grubu kaygısı taşımaya başladı.Belki de hep böyleydi ve yaşım büyüdükçe ayırdına varıyorumdur.Ama eskiden kapak tasarımları bile büyüklere hitap ediyor içeriği karşılıyordu,maskülendi.Şimdi daha çocuksu çizim odaklı tasarımlar hazırlanıyor ki içeriğin ruhuyla bağdaştıramıyorum.
İslam Hukukuyla ilgilenen hukukçulara tavsiye ederim, bir hukukçu olarak okurken feyz aldım. Esasında bakış açısını genişletmek isteyen her hukukçu okuyabilir. Tek eksiği içerdiği kavram ağırlığı. İslam Hukukunun kendisine has kavramlarını hukuki açıdan mealini/tercümesini aramak yordu. Keşke kitabın sonuna bu kavramların tanımları kısa açıklamalar şeklinde eklenseydi, okuması daha kolay olurdu. Ancak bu haliyle de gayet başarılı, özellikle bazı yerlerde Hanefi, Şafiî gibi mezheplerin görüşlerini karşılaştırmalı sunması hoşuma gitti.
Yeterli değil. İpuçları ve daha derin olay örgüsü içermeli. Fiyatını hak ettiğini düşünmüyorum, şüpheli sorgulamalarını karşılaştır ve suçluyu bul; bu kadar basit.
Kitap iyi gidiyordu. Ta ki “Etiyopyalı Yahudileri Kurtarma” başlığına gelene kadar. 1984 yılındaki olayda İsrail, iş savaşta Etiyopya’lı onbinlerce yahudiyi işgal edilmiş topraklara getiriyor. Eleştirdiğim husus; genel olarak ahlak ve erdemin öncelendiği kitapta yazar, bu bölümde, israilin neden diğerlerini değil de sadece yahudileri kurtardığını aklamaya girişmesidir. Hatırlayın, İspanyol zulmünde Osmanlı, Müslüman-Yahudi demeden alabildiği herkesi kurtarmıştı. Doğru olan da budur. Ayrım yapmadan, insan olduğu için..Yazarın sadece Etiyopyalı yahudilerin (Falaşa) kurtarılmasını aklamaya çalışması beni feci sinirlendirdi. Kullandığı argüman da aidiyet duygusu, oysa israil falaşaları sadece nüfus artsın diye getirmişti. Nitekim Falaşalar israile geldikten sonra ikinci sınıf insan muamelesi gördüler ve hâlâ da görüyorlar. Onları gerçek yahudi olarak kabul etmiyorlar bile. Al sana aidiyet.. Sandel’in yahudi olduğunu biliyorudum (ki asla bir sorun değil), siyonist olduğunu da öğrenmiş oldum