Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kürşad Göktürk Tarafından Yapılan Yorumlar
Küçükken hep bildiğimiz okuduğumuz La Fontaine Masallarını bütün halinde bulmak çok güzel...Sadece küçük çocukların değil aynı zamanda büyüklerinde okuması ve ders alması gereken bir eser.Kütüphanendeki yerini aldığı için çok mutluyum.
Amin Maalouf'un Afrikalı Leo ve Semerkant'tan sonra okuduğum üçüncü romanı.Roman ilk bölümde oldukça sürükleyici ve akıcı ama sonrasında bu akıcılığını yitiriyor.Yine de güzel, okunası Maalouf kitabı...
Yahudi Tarihi ile ilgili Türkçe kaynaklar arasında en ele alınabilir, okunabilir eser olduğunu düşünüyorum.Baştan sona Yahudi Tarihi anlatılmış.Yahudi milleti dünyadaki en enteresan toplumlardan biri...Koskoca tarihlerinde onca sürgüne rağmen, birbirinden çok farklı toplumlar içerisinde İbraniceyi unutumuş ta olsalar Yahudi kimliğini koruyabilmiş.Aynı zamanda tüm dünya milletleri tarafından istisnasız hep şüpheyle yaklaşılan ve sevilmiyen bir halk oluşu da bir başka enteresanlık...Uzun lafın kısası faideli bir kitap...
Amin Maalouf'un Afrikalı Leo'dan sonra okuduğum ikinci kitabı.Kitap Doğu'nun üç ünlü şahsiyetinin Nizammülmülk-Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam'ın tanışıklıkları,arkadaşlıkları ve neden düşman olduklarını -burada şunu söyleyelim bu üçlü kesinlikle akran değildir.Aralarında 30 yıl gibi bir yaş farkı vardır dolayısıyla çocukluk arkadaşı olmaları namümkündür.Okuyucuların bu romanın bir roman olduğu bilincinde olduklarını unutmamaları gerekir- anlatıyor.Bin yılın başındaki bu olaylardan sonra bin yılın sonuna gelerek İran Tarihi'ne mercek tutmaya başlıyor ve en sonunda tabi ki Hayyam'ın Rubaiiyat yazmasının akıbeti üzerinden roman nihayete eriyor.Bence İlk bölümlerden sonra roman her ne kadar akıcılığını ikinci bölümde yitirse de okumasın çok keyifli.
Akdes Nimet Kurat'ın Başlangıçtan 1917'e kadar Rusya Tarihi kitabını okuduktan sonra 1917 yılı ve sonrası Sovyet dönemi ile ilgili bilgi sahibi olmak için almıştım fakat ben 1917 yılı ve sonrası Sovyet siyasi tarihi gibi bir kitap beklerken daha çok Sovyet sistemini anlatan bir kitap buldum.Bu açıdan beklentimi karşılamadı lakin Sovyet sisteminin nasıl "Çarlık diktatörlüğü" yerine bir "Sovyet diktatörlüğü" kuruduğunu ve sistemin kendi kendini yiyip, bitirip kendi kendine bir halk hareketi neticesinde değil birdenbire çöktüğünü çok iyi anlatan bir kitap olduğunu söyleyebilirim kaldı ki Sovyet dönemiyle ilgili maalesef Türkçe kaynak pek az bu açıdan önemli bir eksiliği doldurduğunu düşünüyorum keşke daha fazla eser dilimize çevrilse...