Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kürşad Göktürk Tarafından Yapılan Yorumlar

07.09.2013

Ahmet Altan ismiyle ilk tanışıklığım lise yıllarına dayanıyor.O vakitler Ahmet Altan ve bu Aldatmak romanı son derece revaçtaydı ve herkesin ağzındaydı.Bende henüz yeni yetme bir kitap okuru iken merak etmiş ve bir kitapçıda soluğu almıştım.Herhalde o zamanlar çok sattığı için Aldatmak romanı kalmamış olacak ki kitapçı bana onun yerine "Sudaki İz" romanını vermişti ve berbat bulmuştum.Sonra yine belki bu romanı güzeldir diye " İçimizde Bir Yerde" romanını almış fakat yine hayal kırıklığına uğramıştım.İçimde bir ukde olarak kalmış olmalı ki geçen gün kitapçı da bu "Aldatmak" kitabını görünce bir daha Ahmet Altan okumayacağım dememe rağmen kitabı aldım.Diğer iki kitabına nazaran bu kitabı -her ne kadar diğer Ahmet Altan romanlarında tanık olduğumuz gibi bol sevişmeli, erotizm dolu olsa da- beğendim.Oldukça akıcı ve sürükleyici.Bir bankada yönetim kurulu üyesi Aydan ile baba parası yiyen, zengin Cem'in yasak aşklarını anlatıyor.Özellikle yazar bir kadının -Aydan'ın- aldatma psikolojisini çok iyi yansıtmış, kadın bir yazar bile Ahmet Altan kadar bu durumu iyi anlatamazdı galiba :)) Son bir not Aydan'ın kocası Haluk'ta ne mezhepsiz adammış yahu, başhekim yapmamakla doğru karar vermişler :)) Boş vaktiniz varsa ve eğer deniz kenarında canınızın sıkılmamasını istiyor, keyifli bir vakit geçirmek istiyorsanız okuyun derim.Keyifli okumalar.
06.09.2013

Özellikle kitabın sonundaki şu pasaj Peyami Safa'nın ruhçu dünya görüşünü -ki romanda bunu Samim temsil ediyor- maddiyat ile maneviyat, doğu ile batı arasına sıkışmış insanı çok iyi yansıtıyor ve yazar kendi yarattığı dünyasına,ütopyasına -Simeranya- davet ediyor, 20.yüzyıl ve günümüz yüzyıl insanına bir kurtuluş reçetesi sunuyor:"Ey İnsan! Bu kitabı sana ithaf ediyorum.Başının üstünden büyük bir rüzgar geçiyor.Yalancı bir fecirle başlayan asır kararıyor ve sana tek ümit ışığı olarak en kudretli kaynağı uranyumda değil, senin ruhunda sıkışmış maddeden kopararark çıkardığın korkunç tahrip aletinin patlayışından yükselecek alevi bekletiyor.Ey bahtsız! Tarihin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın.Laboratuvarında aradığın, incelediğin, oyduğun, dibine indiğin, sırrını deştiğin herşey arasında yalnız ruhun yok.Onu beyin hücrelerinin bir üfürüğü sanmakla başlayan müthiş gafletin, otuz yıl içinde gördüğün iki muazzam dünya harbinin kan ve gözyaşı çağlayanlarında en büyük dersi arayan gözlerine bir körlük perdesi indirdi.Bırak bu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemmiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, an, gör, kendi içinde gör Allah'ını.Kendine dön, kendine bak, kendini gel.Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara.İnan manevilere ve mukaddeslere, inan! Onlar hakkında bu kadar küçükçe düşünmekten utan! Her sezilen derinliğin ifşa ettiklerini düşünmekten bile seni alıkoyan tabiatçı metodlarını fırlat ve bitlenmiş elbiseler gibi at.Ortaçağ papazından haklı olarak ayıpladığın dar kafalılığın anlayış sınırlarını daha fazla darlaştıran beş duyu idrakininin kapalı dünyası içinde kalma:Arşı geç, ferşi atla, sidreyi aş,
Gör ne var maverada ibretiz."
Gerçekte harika bir roman.Diyebilirim ki Peyami Safa'nın en olgun romanlarında başında geliyor hatta birincisi...Tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar.
04.09.2013

Selahaddin Yusuf bin Eyyüb'ün Kürtlüğü, Türklüğü, Araplığı tartışmalı -bu da gayet normal günümüzün ulus devlet sisteminde herkes Selahaddin'i kendi milletine mal etmek istiyor- olsa da bu kitap Selahaddin'i Kürt olarak kabul etmiş benim için ise Akif'in Kılıçarslanla birlikte "Şark'ın en sevgili sultanı" dediği Selahaddin bir İslam hükümdarıdır.Bunu böyle belirttikten sonra kitap roman olarak gayet güzel ve hoş.Selahaddin'in ailesinin Tiflis' in güneybatısındaki Davin'deki yaşamından daha sonra Irak'ın Tikrit kentine gelmesi ve Selçuklu'nun dağılma döneminde ortaya çıkan atabeyliklerden biri olan Zengilerin hizmetine girmesine orda gösterdiği başarılar neticesinde nasıl yükseldiğini, Haçlılara karşı mücadelesi, Kudüs' ü ehli salip'in elinden alarak tekrar Hilal'in yapışını vs. güzel bir şekilde anlatmış.Bence kitabın adına pek fazla takılmayın seveceğinizi düşündüğüm bir roman.Tavsiye ederim.
29.08.2013

Yazar Ayşe Kulin'in okumuş olduğum ilk kitabı ve genel olarak kitabı çok beğendim.Yazar Ayşe Kulin'in etnik kökeni Boşnakların çok eski ve ilk hükümdarlarından "Ban" sülalesine dayanan Boşnak kökenli bir Türk vatandaşı ve dolaysıyla Boşnak ulusunun ortaya çıkışından günümüze kadar süren tarihi süreci, yaşadıkları acıları, zulümleri, soykırımları çok güzel anlatmış. Kitap bu yönüyle oldukça bilgilendirici ve belgesel bir roman niteliği taşıyor. Balkan coğrafyasında hepsi aynı soya dayanan Yugoslav halkların -Boşnak, Hırvat, Sloven, Sırp ...- Osmanlı Türkleri bölgeye gelmeden aynı dine inansalar bile farklı mezhep ve inançlardan ötürü biribirlerini kırdıklarını; Osmanlı Türkleri'nin Balkan topraklarını fethettikten sonra teslis inancını reddeden ve bu yönüyle İslam'a daha yakın olan, bu cihetle de Osmanlı Türkleri'ni bir kurtarıcı olarak gören ve İslamla şereflenen Boşnak kardeşlerimizin Türklerin yönetiminde asırlarca huzur, barış, kardeşlik içinde yaşadıktan sonra Türklerin bölgeden çekilmesiyle birlikte önce Avusturya-Macaristan, sonra I.ve II.Dünya sonra Tito Yugoslavyası ve parcalanış sürecinde yaşadıkları acıların panoramasını çok iyi sunmuş.Bu yönüyle harika bir roman.Romanla ilgili tek olumsuz bulduğum husus Müslüman, evli ve iki çocuk annesi bir kadın gazeteci olan Nimeta'nın Hırvat Stefan'la yaşamış olduğu memnu aşk.Biliyorum yazar muhtemelen romana çok aykırı bir yasak aşkla gerilimi arttırmak istemiş.Madem yazar bu şekilde düşünmüş Stefan'ı Sırp yapsa idi daha büyük sansasyon olurdu!..Son olarak bu kitaptan önce zaten sevmediğim/sevemediğim hatta nefret ettiğim Sırplara karşı olan kinim daha da bilendi.Onlar Kosova Savaşı'nın intikamını, Türk p*****i diyerek Bosnalı Müslüman kardeşlerimizden almak istediler.Allah şehid olan tüm Bosnalı Müslüman kardeşlerimizin mekanını cennet eylesin.Amin.Romanı okumanızı tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
28.08.2013

Birbirinden bambaşka dünya görüşlerine sahip insanların vatanın istiklali için biraraya gelişleri ve sonrasında bu kişisel hırsları, menfaatlerinj vatanın selameti için bir kenara iten eşhasın millî mücadele'nin zafere ulaşmasını ardından bu tahkiki imanlıların -milli mücadelenin başarıya ulaşmasına iman edenler- yerini binbir alavere dalavereyle ali yusuf gibi firavun imanlı, çakal, dalkavuk eşhasa bırakışının romanı.Siyasal romancılığımızın üç önemli yazarlarından -Yakup Kadri ve Kemal Tahirle birlikte- Tarık Buğra'nın bu romanı bence diğer romanları Küçük Ağa, Osmancık romanlarına nazaran edebi yönden aşağısında kalsa da okunması gereken bir roman olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar.