Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kürşad Göktürk Tarafından Yapılan Yorumlar

19.07.2013

Yezit zulmü kaldığı yerden devam ediyor.Âli Huseyin'in şehadetinin ardından geriye kalan Âli Beyt ve Seyyide Zeyneb'in çilesi devam ediyor.Peyhamber Efendimiz ve onun güzel soyuna yapılanları okudukça tüyleriniz diken diken oluyor.Bir insan üstelik Müslüman olduğunu söyleyen, her gün günde beş vakit şerefelerinde Allah Resulü'nün nebiliğini tasdik eden, günde 5 vakit Salli ve Barik dualarını okuyan bir insan bu zulmü ve hayvandan daha aşağı davranışları nasıl yapabilir? Bunları yapanların dilleri Allah'ın varlığını ve birliğini Muhammed Mustafa (sav)'nın Allah'ın kulu ve resulü olduğunu ikrar etselerde aslında kalbleri İslam'a ısınamamış, İslam'ı içselleştirememiş insanlardır.Yazıklar olsun Yezit'in soyuna ve soyu kurusun.Bu yaşananları mezhebi ne olursa olsun bir Müslüman'ın tasvip etmesi mümkün değil, lanet etmesi gerekir.Bugün bu durumu sanki dün yaşanmışçasına her yıl tazelemek, Şii-Sünni ikiliğini derinleştirmek yerine yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Aşkın Şehidi'ni okuyanlar mutlaka bu romanın devamı olan bu romanı da okumalılar.Sayın yazar Ahmet Turgut'un eline sağlık, Allah razı olsun kendine ve kalemine kuvvet versin.
12.07.2013

Sayın Ahmet Turgut'u ilk romanı Bozkırın Sırrı-Türk Peygamber romanıyla tanımış ve çokta beğenmiştim.O romanda ciddi bir emek mesaisinin ardından vücuda getirilmişti.Yazar yine bu romanda da ciddi bir işçilik harcamış adeta iğneyle kuyu kazarcasına romanı örmüş.Filhakika yazarın bu emeğine şapka çıkarmak gerekir.İnsan bu tip kitaplar okuyunca mutlu oluyor ve şöyle diyor:"Verdiğim para son kuruşuna kadar helal olsun."Bunları belirttikten sonra roman için söylenecek tek bir şey kalıyor:Muhteşem...Kitabı okurken adeta o tüm müslüman dünyasını sonsuz bir kedere ve hüzne boğan olayı adeta yaşıyorsunuz. Yüreğiniz sızlıyor, burkuluyor.Allah resulünün sevgili torunlarını, itretine ve ehli beytine yapılan haksızlığı, zulmü okuyunca isyan ediyorsunuz.Değer mi diyorsunuz,üç kuruş dünyalık için değer mi?Bunlar bir yana yazarın tezi yezitlerin ölmediği ve yezitlerin içimizde yaşadığını ve bunlarla mücadele etmemiz gerektiğini söylüyor.İçimizdeki yezit nefsimiz.Onun isteklerine akli gerekçeler ve vicdani aklamalar yaparak kendimizi bile bile ateşe atmamız gerektiği.Şiddetle tavsiye ediyorum.Keyifli okumalar.
05.07.2013

Bizde -Türkiye Türklerinde- birazda Ankara Savaşı'ndan ötürü yakıp, yıkan, barbar, zalim bir hakan diye anlatılır.Bu işin sadece bir yönü oysa Emir Timur aynı zamanda ilme ve bilime çok değer veren bir hükümdardır.Hatta Türkistan'daki bilime verdiği önem "Timur Rönesans"ı diye adlandırılan bir dönemin yaşanmasını sağlamıştır. İşte Timur'un açtığı bu yolda ilerleyen büyük bir Türk bilgini, gökbilimcisi ve hakanı olan Uluğbey ile daha sonra Fatih Mehmethan'ın hizmetine girdiğinden tanıdığımız Ali Kuşçu'nun yaşadıkları hadiseleri, kaba softa ve yobazlarla olan mücadelelerini, o bilim-din çatışmasını ve eski Türk veraset anlayışından kaynaklanan egemenliğin kime ait olacağı bekirsizlikten doğan arızaların ol sebepten softalar tarafından kışkırtan Şehzade Abdullatif'in babası Uluğbey'i katledilişini anlatan akıcı bir tarihi roman.Tavsiye ederim.
30.06.2013

Daha önce Cüneyt Arkın'ın başrollerini oynadığı filmlerle hafızalarımıza kazınan Üç Anadolu Efsanesi'ni bir kez de Yaşar Kemal'in kaleminden okumak istiyorsanız tavsiye ederim.Keyifli Okumalar.
22.06.2013

"_Kindar olma! diyordu yaşlı Karaim.Moğolların mavi gök gibi birleşmeleri ve tek yumruk olmaları gerekir diyen sen değil miydin?
_Evet ama gökyüzünde sadece bir güneşe yer var.Camuka o güneş olmak istiyor.Ne var ki hiç ışık vermiyor; o ay gibi, iki yüzü var, karanlık yüzünü de iyi biliyorum."
Uçsuz bucaksız Merkezî Asya bozkırlarında dağınık boylar halinde, birbirleriyle iç çekişmelerle uğraşan, teşkilatsız, ilsiz, başbuğsuz, kağansız yaşayan ve henüz Moğol adı ve namıyla anılmayan -Naymanlar, Oyratlar, Keraytlar, Arulatlar,Tankutlar, Ongutlar, Merkitler, Barulaslar ilh.- kabileleri tek bir çatı altında birleştiren, "il"li yapan, kağanlı yapan, töreli/yasalı hâle getiren; karşısına çıkan bütün dizli uluslara diz çöktüren, kağanlı ulusları kağansızlaştıran Dünya Tarihi'nin n büyük fatihlerinden, cengaverlerinden, cihangirlerinden biri Temuçin veya han olduktan sonraki adıyla Cengiz Han'ın andası Borçu'nun ağzında hayatını anlatan bir anı roman.Cengizhan kimilerine göre barbar, vahşi, acımasız, taş üstünde taş baş üstünde baş bırakmayan bir kan dökücü ama bu durum tek başına Cengizhan'ı tanımlamaya yetmiyor; sadece tek bir veçhesine vurgu yapıyor. Peki sizce Cengizhan Merkezî Asyalı/Turanlı olmasaydı da Avrupalı olsaydı sizce bu yazarlar onu nasıl yazacaktı hiç düşündünüz mü? Zaten Asyalılara ilişkin bu genel oryantalist bakış açısı hep vardır. Avrupalılar bükemediği bileği hep barbar diyerek aşağılamış ve küçük göstermeğe çalışmıştır.Neyse romana dönecek olursak yazar Cengizhan ve dönemini çok iyi yansıtmış.Romanı okurken adeta bozkırlarda yaşıyorsunuz, kendinizi moğol ordusunda bir noyan gibi hissediyorsunuz.Ayrıca Türk töresine, yaşayışını ait pek çok benzerlikte dikkatinizi çekmiştir.Nihâl Atsız'ın" Bozkurtlar'ın Ölümü" ve "Bozkurtlar Diriliyor" romanlarından aldığım hazza yakın bir keyif aldığımı soyleyebilirim.Hassaten tarihî roman tutkunlarının çok beğenecekleri bir roman olduğunu düşünüyorum.Keyifli okumalar.