Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kürşad Göktürk Tarafından Yapılan Yorumlar
Filhakika klasik eseri okurken yayınevi ve çevirmene çok dikkat etmek gerekiyor.Kaliteli bir yayınevi ve yetkin bir çevirmenle klasikler tadından yenmiyor.Ve bunun içinde gerek İletişim gerekse de eseri yetkin Türkçesiyle dilimize kazandıran Ergin Altay Bey'in çevirisinin doğru adres olduğunu düşünüyorum.Herşeyiyle mükemmel bir eser.Keyifli okumalar...
Allahuekber Dağlarında 90 bin Mehmetçiğin düşmana tek kurşun atmadan şehit düşmesi tarih derslerinde çok duymuşuzdur, ders kitaplarında çok okumuşuzdur.İşte bu tarih tezinin temel dayanağını Köprülü Şerif'in bu hatıratına dayanmaktadır. Doğrudur, Sarıkamış Harekatında soğuktan pek çok Türk askeri kırılmıştır fakat bu sayı öyle abartıldığı gibi 90 bin filan değildir.Zaten Ordunun toplam muharip gücü 75 bin kişidir. 75 bin eratlık bir ordu nasıl 90 bin şehit nasıl okur hayret?..Evet bir asker bile şehit olsa değerlidir, kiymetlidir fakat bu durumda Ruslarında kaybı en az Türk Ordusu'ndaki zayiata yakın olduğu söylemek durumundayız.Bu konuyla ilgili bir doktora tezi çalışması olan Ramazan Balcı'nın "Tarihin Sarıkamış Duruşması" isimli kitabı tavsiye ederim.Gelelim bu hatıratın yayınlanma ve çok akis uyandırmasının nedenine? Nedeni siyasidir efendim.Çünkü bu hatırat yayınlandığı sırada Türk Ordusu Sakarya Irmağı kıyısında Yunan'a karşı ölüm dirim savaşı vermekteyken Enver Paşa Gürcistan sınırında olası bir mağlubiyette Anadolu'ya girmek için beklemektedir.Bu sebepten Enver Paşa'nın Anadolu'ya girişine mani olmak; girse de destekçi bulmasını engellemek amacıyla bu hatırat Millî Mücadele'yi yürüten kadroların imdadına yetişmiştir.Böylece Enver Paşa'nın itibarı düşürülmek istenmiştir. Bu noktaları da nazara dikkate alarak hatıratı okumakta fayda olduğu kanaatindeyim.
Bir Ermeni istihbaratçısının hezeyanlarından, safsatalarından mürekkep bir kitap.Enver Paşa hiç te öyle suikast sonucu öldürülmüş filan değildir. Ruslara karşı Basmacı/Korbaşı hareketinin başında cenk ederken bir Kurban Bayramı günü Rus mitralyözüne karşı yalın kılıç savaşırken bir mitralyöz mermisiyle kahramanca şehit olmuştur.Bu kitabı alıp paranızı zayi etmeyin. Tavsiye etmiyorum.
Danilov Beşlemesi'nin üçüncü kitabı.1812'de Napoleon'un Moskova Seferi, 1825'te Dekabristler Ayaklanması'ndanonra yıl 1855 ve olay Kırım Savaşı...Aleksey Danilov ve metresi Dekabristler Ayaklanması'ndan sonra Sibirya'ya sürgüne gönderilmiştir. Bu kez vurdulaklarla mücadele oğul Dimitriy'e kalmıştır.Bu arada Aleksey Danilov'un Sibirya'ya metresi Dominikiya'yla sürülmesi neticesinde gayri meşru doğan kızı Tamara büyür ve anne ve babası'nın peşine düşer.Daha sonra ağabeyi Dimitriy ve babası Aleksey Danilov'u bulur...Serinin ilk iki kitabını okuyanların bu kitabı da okuyacakları eminim.Ben bile bu tip fantastik,kurgusal romanlardan pek haz etmesemde Rus Tarihi'yle harmanlandığı ve açıkçası birazda değişiklik olsun diye aldım ve beğendim. Size de tavsiye edebilirim. Bu arada Can Yayınları da işin hakkını vermiş. Çevirisi, baskısı, kapak tasarımı her şeyi çok güzel.Keyifli okumalar...
1774 Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla Osmanlı'dan -hilâlden- kopartılarak 1792 yılında Yaş Muahedesiyle moskof keferesinin -ehli salibin- egemenliğine giren ve bundan sonra günümüze değin süren Kırım Tatarlarının/Türklerinin çilesinin Kırım Harbi sırasında 1853-1856 yılı zaman diliminin o sırada Kırım Türklerinin yaşayışlarını, acısını, uğradığı zulmü anlatan ve Kırım Harbi esnasında Sivastopol/Akyar'da Osmanlı'nın -hilâlin- görünmesiyle birlikte Kırım Türkleri'ndeki Hürriyet'e, İstiklâl'e duyulan özlemi anlatan çok yahşi bir roman.Özellikle Kırım Türkleri ve onların yaşadıkları dram deyince aklımıza ilk gelen dünyaca ünlü müteveffa, rahmetli Cengiz Dağcı'nın romanlarından önce okunabilecek, bir ön kitap olabilecek eser.Salık veririm.Keyifli okumalar.