Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
mimarjimm Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın arka kapağında yazanlarla karşılaştırıldığında kitabın içindeki olaylar daha sade bir dille yazılmış. Sanki yalnızlık üzerine büyük çözümlemeler ve biraz da felsefi edebiyat yapılacakmış gibi duruyordu ama pararel anlatılan çöl yolculuğu ve yazarın açıklamaları daha samimi, çok daha gündelik ve de kolay takip edilen bir kitap ortaya çıkartmış. Konu ve mekan itibariyle "Bir Çift Yürek"i andırsa da daha farklı ele alınması gereken bir kitap.
Yine muhteşem bir kurgu. İngiliz kadın yazarlar, özellikle de Jane Austen aşkın sadece romantik değil gerçekçi de olabileceğini çok güzel gösteriyor. Austen, insan ruhunun derinliklerini vermekle birlikte bunu okuyucuyu yoracak ağır duygusal tasvirlere ve çevresel detaylara dökmeyip ya da sıraüstü konu ve kişileri merkez almayıp, sıradan kişileri gözlemleyerek ve olayları okuyucunun da çözebileceği sağduyulu ve gerçekçi bir yaklaşım tarzıyla anlatıyor. Yazar çoğunlukla gündelik hayatta da karşılaşılan aile ilişkileri, evlilik, miras sorunları, kadın-erkek ilişkileri gibi konuları seçtiği ve bunları duygu-mantık ekseninde dengeli bir şekilde anlattığı için her dönemde ve hem erkek hem de kadın okurlar tarafından okunuyor."Klasik" kelimesini en iyi hakeden yazar bence ölümünün üzerinden 200 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün bile aynı tazelikte okunan Jane Austen'dir. "İnanç" karamsar bir şekilde başlayan hüzünlü ama yine de mutlu bir şekilde biten güzel bir kitap.
Kitabın arka kapağında yazanlar çok çekiciydi ama Altov ve Juraleva'nın kitabı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim! Çevtsov'un kara tozu geçip bilinmeyen dünyaya inişine kadar kitap ağır da olsa bir sürükleyiciliğe sahipti. Sonra "çalışmak insan-oğlunun (bu arada öyküde pek de kadın yok, canlılar androjenleşiyor herhalde:)) en büyük kurtarıcısıdır, çalışmadan güçlü ve onurlu olamazsınız" diye bir tez, hatta bildiri ortaya çıktı ve bir propaganda şeklinde kitabın geri kalanını süpürdü! Aklıma hemen "Bir Çift Yürek" geldi:) Kitabın bence en güzel yeri Çevtsov'un Aşık Veysel'in yukarıdaki sözleriyle veda etmesiydi.
Le Guin'in kendisinin de belirttiği gibi kitap "pek de güzel" hikayelerden oluşmuyor ve Le Guin de öykünün gideceği hiç bir noktadan korkmamış! Herhalde okunması en zor olan kitabı bu. Kadın ruhunun nasıl parçalanabildiğini mideniz bulanmadan okumanız çok güç!
O kadar çok bahsettiler ki okumamak mümkün değildi. İnanılması zor bir karakter, çok sürükleyici bir anlatış tarzı.. Güzel bir roman.. Bazen neden diye sorularla başbaşa kaldığım bir kitap oldu.. Yine de bu denli övgüyü haketmeli mi diye sormadan geçemıyorum..