Toplam yorum: 3.286.094
Bu ayki yorum: 7.624
E-Dergi
...!!!... Tarafından Yapılan Yorumlar
Bölgesel politikalardan ziyade küresel politikaların perde arkasına bakarak birçok konuda daha isabetli öngörüleri okuyabileceğiniz bir kitap. Yazılmasının üzerinden zaman geçmesi sizi bu kitabı okumaktan alıkoymasın çünkü kitapta anlatılan politikaların birçoğu günümüzü de aşikar bir şekilde etkiliyor. Aynı zamanda kitabın yazıldığı dönemde yapılan tahminlerin sonradan doğru olup olmadığını da inceleyerek Mahir Kaynak'ın görüşleri hakkında gerçekçi yargılara sahip olacaksınız. Ayrıca okuruna küresel olaylara da yeni bir bakış açısı kazandırabilecek bir çalışma. Mahir Kaynak'ın birçok çalışması gibi bu da küresel politikalarla ilgilenenler için okunması zorunlu olan kitaplardan bir tanesi...
Türkiye'de bilimsel olarak tarihçilik yapan kişilerin sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Bunlardan bir tanesi de Yusuf Halaçoğlu'dur ki aynı zamanda Sözde Ermeni Soykırımı meselesi hakkında en ciddi çalışmalar yapan tarihçilerden bir tanesidir kendisi. Her ne kadar kitapta verilen beyanatlar ve bunların cevapları bugünkü tarihten biraz eski olsa da Türkiye'nin tarihe bakış açısını, birçok kişi tarafından kültürlü, bilgili ve hatta bilim adamlarıyla eş tutulan gazetecilerin seviyesinin bilim adamlarına nazaran nerede olduğunu da görmek açısından çok başarılı bir çalışmadır. Kitabın tek eksiği ise Yusuf Halaçoğlu'nun cevap verdiği kişilerin hep aynı soruları sormasından dolayı aynı şeyleri tekrar etmesi olmuş ki bu okuru biraz sıkabiliyor ama yine de okunup hem tarihsel olarak hem de günümüz toplumunun seviyesi hakkında düşünmek için çok değerli bir çalışma...
Her ne kadar kitabının bir bölümünde milli tarihi oluşturmaya karşı olsa da aslında milli bir tarih oluşturmanın gelecek nesiller için önemini anlatmış Nihal Atsız. Günümüzdeki anlamda kullanılan milli tarih gibi düşündüğünüz zaman kitaba önyargıyla bakmanız muhtemeldir bu yüzden aklınızdaki milli tarih kalıbını yıktıktan sonra bu kitabı okumaya başlamanızı öneririm. Kitabın en güzel yönlerinden bir tanesi tarihimizde ihmal edilen noktaların özellikle vurgulanması olmuş. Dinler, mutlaka toplumları etkiler ancak tarihlerini reddetmeme noktasına da getirmemeli. Bir de kitapta Türk devletlerinin birbirine devrettiği devlet kültürü üzerine de ilginç yorumlar getirilmiş. Bu yüzden incelenmesi, üzerine düşünülmesi gereken bir kitap. Son olarak da Nihal Atsız'ın bilgisinden emin olmadığı noktaları da açık yüreklilikle dile getirmesi de benim gözümdeki değerini artırdı diyebilirim. Türk tarihi açısından bilimsel bir kitap olarak kabul etmek uygun olmasa da Türk'lük hakkında düşünmeye başlamak için iyi bir kitap diyebiliriz.
Yakın tarihimizi okumak ve yorumlamak için okuyabileceğimiz kaynak sayısı çok sınırlı ve bu sınırlı kaynaklar da hep tek bir bakış açısıyla yazılmış olduğu bir gerçek. Bu yüzden kurtuluş savaşı dönemini anlamak için bence en iyi yol o dönemdeki beş büyük paşanın hatıratlarını okumak diye düşünüyorum. Bu yüzden öncelikli önerim özellikle Kazım Karabekir'in hatıratlarını okumanız yönünde ancak okumak için zamanı olmayanlar ya da bir şekilde okuyamayanlar için ilk önereceğim kitap ise Mustafa Armağan'ın bu çalışmasıdır. Kitapta Mustafa Armağan'ın bildiğimiz kaliteli araştırması hakim. Kazım Karabekir'in hatıratlarını çok başarılı bir şekilde özetleyip okuruna en sade ve bilgi verici şekilde sunmuş. Anladığım kadarıyla da kendi yorumlarına mümkün olduğunca az yer vermeye çalışmış. Kurtuluş döneminin en önemli kişilerinden biri olan Kazım Karabekir paşayı ve o dönemi derinlemesine anlamak için çok başarılı ve yoğun bir çalışma. Her sayfası dikkatle okunmalı...
Ahmet Ümit adını duyunca aklımıza ilk gelen polisiye romanlar oluyor ancak bu kitabında Ahmet Ümit''in çeşitli düşünce yazıları derlenmiş ve kitap haline getirilmiş. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde her ne kadar edebi konular işlense de bence siyasi yazılar yazılmış ve açıkçası ben bu tür yazıları Ahmet Ümit'in çizgisini bozduğunu düşündüm. Özellikle 68 kuşağı hakkında yazdıklarını tamamen duygusal buluyorum. Yani siyaset bilimci ya da tarihçi gözüyle değil de biraz ideolojik yazıldığını düşünüyorum bu yüzden ilk bölümünü çok da başarılı bir çalışma bulmadım ancak ikinci bölümde çeşitli yazarlar hakkında bilgi veren yazılar yer alıyor ve okurun, yazar kültürünü gerçekten artırabilecek, yeni kitaplar okumak için yol gösterici nitelikte bir çalışma olmuş. Her ne kadar ilk bölümünü önermesem de ikinci bölümünün çok güzel bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Başarılı bir polisiye roman yazarının bilgisel olarak tabanını görebilmek için okunması gereken bir kitap.