Toplam yorum: 3.286.481
Bu ayki yorum: 8.011

E-Dergi

...!!!... Tarafından Yapılan Yorumlar

24.07.2012

Eski tarz polisiye romanlardan çok fazla bulabiliyorsunuz kitapçılarda ama internet, bilişim ya da başka deyişle siber alem üzerine yazılmış çok az polisiye-gerilim romanları var. Bu konuda bir roman arıyorsanız bu roman kesinlikle en iyilerden birisi hatta belki de en iyisi... Bu tarzda yazılmış diğer romanları düşündüğüm zaman hepsinin en büyük sorununun fazla durgun olması ve okuru sıkması olduğunu görüyorum ama Sistem kesinlikle çok akıcı ve okuru kendine sıkı sıkıya bağlayabilen bir roman. Polisiye-gerilim romanlarının standartlarının dışına çıkıp farklı konulara sürüklenmek isteyenlere kesinlikle tavsiye edebilirim. Bu alanın en ünlü kitabı olan "Dijital Kale"den bile daha başarılı olduğunu düşünüyorum...
21.07.2012

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve açıkçası beklediğimden çok daha üst seviyede bir kurguyla karşılaştım. Bence bu kitabın ilginç yönü J.C.Grange'ın kitapları kadar kaliteli yazılmış bir kurguya sahip olmasına rağmen adının duyulmamış olması. Hatta elimden geldiğince çok kitap okuyup, yazarları takip etmeme rağmen ben yazarın adını daha önce birkaç kere duymuştum. Ayrıca kitabın basımına dikkat ederseniz kaç tane basıldığı bile yazılmamış. Bence hak ettiği yere gelememiş bir roman. Kitapçılara girdiğinizde çok satanlar listesinin en başlarında yer alan bir kitap olmalıydı. Kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın diğer romanlarını da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum.
18.07.2012

Doğaüstü canlılarla ilgili son modaya uygun şekilde yazılmış bir roman ancak birçok eksikliği de var. Her şeyden önce olaylar gereğinden fazla ayrıntısıyla anlatılmış ve sanki yazar özellikle daha kalın bir kitap yazmak için kendini zorlamış gibi bir izlenim var. Karakter sayısının fazla olması kurgusal olarak kitaplara zenginlik katar ancak bu kitapta yazarın gereğinden fazla karakter kullandığını düşünüyorum. Özellikle İngilizce isimleri aklında çok fazla tutamayan okurlar için çok karışık olabilecek bir kitap. Bir de kitabın bence en büyük eksikliği gereğinden çok daha fazla ve ayrıntılı cinselliğe başvurulması olmuş. Hemen hemen 2 bölümde bir, yaklaşık 1 sayfa cinsellik içeren olaylar var ve bence bu durum, kitabın sadece ergenlik dönemindeki kişileri etkilemek amacıyla yazdığını gösterir. Yetişkinleri etkilemek ve kitaba bağlamak için yazar çok daha farklı kurgular planlamalıydı diye düşünüyorum. Kitabın basımında ise herhangi bir hata gözüme takılmadı. Vampirler, kurt adamlarla ilgili fantastik bir roman okumak isteyenlere bu kitabı çok fazla tavsiye edemeyeceğim. Raven Hart yerine Stephenie Meyer'in kitaplarını incelemenizi tavsiye ederim.
12.07.2012

Mustafa Ulusoy'un kitaplarına tek tek baktığınız zaman hepsi çok başarılı çalışmalar. Özellikle adı tam anlamıyla konmasa da daha maddeci ya da nihilist bir hale gelmiş yaşantıların düştüğü boşluğu doldurup yaşamlarına bir amaç ve inanç eklemek için çok güzel eserler ancak Mustafa Ulusoy'un tek başına başarılı olan bu çalışmaları arka arkaya okumak için çok da elverişli değil çünkü neredeyse hepsinde aynı konulardan bahsetmiş. Hep aynı konuları işleyen diğer yazarlardan daha başarılı olmasının nedeni ise anlatımının ya da başka bir deyişle edebi yönünün başarılı olması diyebiliriz. Bazı kitaplarında edebi yönü ağır olan bir dil kullanırken bazılarında da daha bilimsel bir dil kullanması Mustafa Ulusoy'u daha okunabilir hale getirebilirdi. Bu yüzden Dünyanın Üç Yüzü'nü okumaktansa diğer kitaplarını tavsiye ederim çünkü kitabın başından sonuna kadar aynı dil olması ve bu kitabının da uzun olması okunabilirliğini azaltmış. Özellikle Mustafa Ulusoy'u ilk kez okuyacaksanız önce diğer kitaplarını okuyun beğenirseniz daha sonra bu kitabını tercih edin derim...
11.07.2012

Schopenhauer ve Nietzsche ile gelişen pesimist ve ve nispeten materyalist bir yaklaşım olan nihilizme karşı duygular ve inançla yazılmış bir karşı görüş kitabı... Kitabı doğrudan "felsefe çalışması" olarak nitelendiremeyiz ancak yine de nihilizme karşı farklı bir bakış açısıyla durmuş diyebiliriz. Etrafındaki şeyleri yok sayarak aslında kendini bir yokluğa ya da boşluğa iten insanların okuyup üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum çünkü nihilizm bir noktadan sonra insanları ağır depresyonlara sürükleme ihtimali yüksek. Yani insanlar kendi kafalarında oluşturdukları yokluk hissiyle bazı ihtiyaçlarını tatmin edemiyor. Bu noktada tatmin edemediği ihtiyaçları görme ve bu ihtiyaçları düşünme açısından başarılı bir kitap ancak dinleri tamamen inkar edecek kadar uçlarda görüşlere sahip olanları çok fazla etkileyebileceğini düşünmüyorum çünkü kitap doğrudan teizmi savunarak yazılmamış. İçerik olarak da s.31 de başlayan "Bir İnsan Üçlemesi" ve s.41'deki "Sınırsız Kainat Otistik Hayatlar" adlı bölümleri çok beğenerek okuduğumu söylemeliyim. Kitabın sonlarında yer alan çocuklara ölümü nasıl anlatmamız gerektiği konusunda yazılan bölümlere ise görüş olarak katılıyorum ama kitapta anlatılan açıklama yöntemlerini bir eksik buldum. Yine de okunması gereken bir kitap çünkü okuduğunuzda aynı hayata farklı bakış açılarıyla yaklaştığınızda aslında hala aynı olan hayatınızın sizin gözünüzde manevi anlamda nasıl da değiştiğini göreceksiniz. Özellikle kendini boşlukta hissedenlerin kesinlikle okuması gereken yazarlardan biridir Mustafa Ulusoy...