Toplam yorum: 3.286.481
Bu ayki yorum: 8.011
E-Dergi
...!!!... Tarafından Yapılan Yorumlar
Elif Şafak'ın tamamen tarafsız bir şekilde yazmaya çalıştığı ve bunu kitabın yaklaşık ilk yarısı boyunca başarılı bir şekilde devam etmiş ancak kitabın ortalarından sonra bu tarafsızlığını çok da koruyabildiğini söyleyemem çünkü kitapta Türklere çok fazla söz hakkı tanıdığını söyleyemiyorum ve aynı zamanda Türklerin, sözde Ermeni Soykırımı hakkında çok bilgisiz ve habersiz olduğu izlenimi oluşturmuş. Bu nedenle çok da desteklemiyorum. Bir de kitapta "abdest" kelimesi bazı yerlerde yanlış yazılmış. Bunların dışında kitabın kurgusu kötü değildi hatta ortalamanın biraz da olsa üstünde bile diyebilirim. Elif Şafak'ın bu kitabı medyada çok fazla tepki alması nedeniyle zaten yeterince insanlarda merak uyandırdığını ve okunduğunu düşündüğüm için tavsiye etmekten çok bunu sizin kararınıza bırakmayı tercih ediyorum çünkü medyadaki oluşan reklamdan dolayı oluşturduğu merak ve toplumda fazla konuşulması nedeniyle genel kültür olarak bile okuyanların olabileceği bir roman ancak diğer yandan da bu kadar medyada yer alıp popüler olmasını sağlayacak edebi başarıya sahip olmayan bir roman... Bu yüzden kararı size bırakıyorum...
Nicola Morgan'ın beynini tanı adlı kitabını çok beğenerek okumuştum bu nedenle beynimi suçla kitabını da okumak istedim ve beynimi suçla kitabını daha başarılı buldum diyebilirim. Hem bilimsel verilerle ergenlik üzerine açıklamalarda bulunurken hem de ergenlere çok mantıklı yol gösterdiği için kitabın özellikle ergenlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Ergenlikte yaşanan karmaşık duygulara psikolojik açıdan bakan birçok kitap var ancak bu duygulara beynin çalışma şekliyle ve hormonlarla yaklaşan başka bir kitapla daha karşılaşmadım. Bu anlamda ergenliğe gerçekten farklı bir açıdan bakmayı başarmış bir kitap. Hem ergenlik çağındaki gençlerin hem de anne-babalarının okuması gereken bir kitap...
Agatha Christie'nin en zor okuduğum kitaplarından bir tanesiydi. Belki de çok fazla kitap yazmış olması nedeniyle bazı kitapları sanki baştan savma yazılmış gibi bir izlenim oluşturuyor okuyucuda. Bu kitabında başlarda olaylar heyecanlı ve merak uyandıracak şekilde ilerlerken bu kurgu o kadar uzun süre devam ettirilmiş ki bir noktadan sonra okur için tahmin edilemeyen katili öğrenme merakı bile kalmıyor çünkü konu çok fazla uzatılmış ve basit bir örgüde tek düze devam ediyor sürekli. Polisiye romanlarının kurtları okuyabilir ama arada sırada polisiye romanı okuyan benim gibi okurlar için tavsiye edebileceğim bir kitap değil. Bir Doğu Ekspresi Cinayeti tadını alamadım ben...
Sherlock Holmes'in diğer kitaplarındaki gibi daha polisiye havada geçen ve mistik konulara hiç değinmeyen bir tarz göremedim bu kitapta. Bu da fazlasıyla alışık olduğumuz Sherlock Holmes serisinin kurgusunu düşündüğümde biraz garipsememe neden oldu. Buna rağmen klasik Sherlock Holmes serisinin keyfini alarak okudum diyebilirim. Kitapta herhangi bir imla noktalama hatası görmedim ancak yazılarının biraz küçük olması okurken yoruyor. Bunun dışında herhangi bir eksiklik yoktu. Dedektiflik romanlarını sevenlere tavsiye ederim.
Beyin hakkında daha çok tıbbi bilgilerin verildiği bir kitap olmuş. Her ne kadar kitabın dili lise öğrencilerine yazılmış gibi görünse de yetişkinlerin okumasına daha uygun bir kitap. Beyin hakkında birçok psikolojik kitaplar ya da doğrudan çoklu zeka sistemine yönelik kitaplar var ancak bu tarz bir kitabı ilk kez okudum. Çoklu zeka sistemini anlatan kitaplardan sonra bu kitabı okuyarak iki kitaptaki bilgilerin birbirini pekiştirmesini sağlayabilirsiniz diye düşünüyorum. Ayrıca yazarın samimiyetini ve tarafsızlığını kesinlikle çok beğendiğimi belirtmeliyim çünkü verdiği her bilgide araştırmasını, araştırırken karşılaştığı tereddütleri ve doktorlar arasındaki ihtilafları tarafsız bir şekilde yazara belirtmiş. Bunun dışında kitabın basımı, yazım ve imlası da hatasızdı. Herkese tavsiye edebileceğim hem akıcılık hem de bilgi vermesi yönünden başarılı bir kitap.