Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
...!!!... Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu tarz kitaplar tamamen duygusallığa dayanan bilimsel siyasetten kopuk kitaplardır.Örneğin bu görüşten yazılmış kitapların hepsinde MEnderes haklıdır karşı görüşün yazdığı kitapların hepsinde de onlar haklıdır.Bir İİBF Maliye bölümü öğrencisi olarak aynı görüşten gelen siyaset adamlarının maliye politikalarını kendimce objektif bir şekilde inceledim ve Menderes döneminde ülkenin resmen açık pazar haline getirildiğini gördüm.Ayrıca ithalatı desteklemekle kalınmamış ithalat yüzünden ülkeden çıkacak dövizlerin yükü de tamamen Merkez Bankasının üzerine bırakılmıştır ve ülke göz göre göre bir krize sürüklenmiştir.Nitekim 1952 yılındaki döviz krizinin nedeni de tamamen budur yoksa diğer sosyal etkenlerle ilgisi dahi yoktur.Sonra da Ariyere Borçlar olarak bunlar tarihimize geçmiş ve bu borçlar 20 yılda ödenmiştir.Ben kendi alanımla ilgili sadece bunu söyleyebilirim. Bunun dışında kitabın tamamen duygusal güdülerle yazıldığını söyleyebilirim. Bir de bahsettiğim dönemle bugünün maliye politikasına baktığınız zaman aynı şeylerin tekrarlandığını görebilirisinz.Kitap bu açıdan verimli olacağını düşünüyorum...
Halide Edip'ten o günün koşullarını anlatan harika bir kitap.Bu ve benzeri kitapların en büyük sorunu bence anlatımlarında gerçekten halkın içine girip gerçekçi bir anlatımı yakalayamamasıdır ama hem Halide Edip'in yazma yeteneği hem de yazdığı dönemde yaşamış olmasından dolayı böyle bir sorundan zaten bahsedilemez ancak bazı yerlerde de aşırıya gittiğini söylemek de mümkün ama bence bunu da o günün koşullarında sosyal amaçlarla yazılmış bir kitap olduğunu düşünürsek yine Halide Edip'e hak vereceğimizi düşünüyorum.Bunların dışında da günümüzde ahlak kavramının ne hale geldiğini göstermesi açısından da çok çarpıcı bir kitap...
Okunması gereken çarpıcı bir kitap...
Büyük Osmanlı Devleti'nin padişahlarının anlatıldığı bir eser...
Öncelikle şunu söylemem gerekir ki eğer ciddi, bilimsel bir tarih kitabı okumak istiyorsanız bu kitaba hiç başlamayın çünkü kitap tarih bilimini değil, tarihi anlatıyor.Yani daha çok padişahların manevi yönlerini anlatmayı tercih etmiş yazar.Ancak bu da kitabın kötü olduğu anlamına gelmez tabi ki.Sadece kitaptan beklentileriniz bu kitabın iyi ya da kötü olmasını belirleyecektir.
Kısaca eğer bilimsel bir kitap okumak istemiyorsanız, sadece tarihsel duygularınızın kabarmasını istiyorsanız okuyabileceğiniz bir kitap ki bence okunmalı da…
Avrupa felsefe tarihini çok çok başarılı bir şekilde roman içine yayılarak anlatılan kitap…Kitaba başlarken kalınlığı ve bir felsefe romanı olması sizi biraz ürkütse de bu duyguyu üzerinizden atmanız için 15-20 sayfa okumanız yetiyor çünkü kitap ilk sayfasından son sayfasına kadar ilginizi çekmeyi başarıyor.
Kitapta Sofi adlı genç bir kızın yaşadığı ilginç şeyler anlatılıyor.Her ne kadar başlarda yaşadıklarına tam olarak anlam vermeseniz de sonradan aslında tüm anlatılanların da felsefik bir hikaye olduğunu anlıyorsunuz.Bunu öğrendiğiniz an sizi gerçekten çok etkileyecektir bu kitap. Olaylar yaşanırken de aynı zamanda ders şeklinde felsefe tarihi anlatılmış ve bu dersler de kitabın için o kadar başarılı bir şekilde adapte edilmiş ki okurken hiç sıkılmıyorsunuz.Felsefe öğrenirken de aynı zamanda evren ile ilgili çok ilginç şeyler öğreniyorsunuz.Bir de kitabın sonundaki hikaye ile gerçek Dünya arasındaki kırılmanın da harika olduğunu söylemeliyim çünkü kitap öyle bir şekilde bitiyor ki neyin gerçek neyin sanal olduğu tamamen size kalıyor…
Bence kesinlikle okunması gereken bir kitap…
Piyasa ekonomisinin kurulmasının ve devletlerin hantallıklarına neden olan kurumlarından kurtulması gerektiğini savunan bir kitap. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki kitabı okuduktan sonra bazı konulardaki düşüncelerim değişti.Bence bu kitap açısından önemli bir şey.
Kitap, Atilla Yayla’nın gazetelerde, dergilerde yayımlanmış yazılarından oluşuyor. Yazılarının yayımlanma tarihlerine baktığınız zaman da 10 yıl önceden bugünü gördüğünü de anlıyoruz.Kitap günümüzün en önemli meselelerinden bir tanesi olan özelleştirmeler üzerine yoğunlaşmış. Yazar piyasa ekonomisinin kurulması gerektiği üzerinde durmuş sürekli. Ben de buna katılıyorum ama birkaç noktada da yazarın vahşi kapitalizm diye tabir edilen sisteme geçtiğini düşünüyorum. Özellikle yargı konusundaki yazılarında bu daha da belirginleşiyor.Bunların dışında güzel bir kitap…
Bence okumalısınız. Yazarın tüm düşüncelerine katılmasanız da bazı düşünceleriniz değişecektir ya da daha önce fark etmediğiniz şeyleri fark edeceksiniz…